Çölde devesini bulan adam

Issız bir çölde uyandı; üzerinde bütün yiyeceği ve suyu bulunan devesi yoktu.


Aramaktan ümidini kesip bir ağacın gölgesine uzandı. Tam o hâldeyken başını kaldırdı: devesi, yanı başında duruyordu.

Peygamber ﷺ buyurdu: Allah, kulunun tövbesine, bu adamın devesini bulduğu andaki sevincinden daha çok sevinir.

Buhârî · Müslim

Yüz kişiyi öldüren adam

Doksan dokuz kişiyi öldürmüştü; kendisine tövbe yolu olmadığını söyleyen râhibi de öldürünce sayı yüze çıktı.


Bir âlime sordu. Âlim ona “Seninle tövbenin arasına kim girebilir?” dedi ve Allah’a kulluk edilen bir beldeyi gösterdi. Adam yola çıktı; yolun ortasında ölüm ona yetişti.

Allah, geride bıraktığı yere “uzaklaş”, gitmek istediği yere “yaklaş” diye emretti. Ölçtüler; adam varmak istediği beldeye bir karış daha yakın çıktı.

Buhârî · Müslim

Kâ'b b. Mâlik1/5

Tebük seferine, gücü de imkânı da yerindeyken katılmadı.


Kâ‘b anlatıyor: “Resûlullah’ın ﷺ katıldığı hiçbir seferden geri kalmamıştım. Tebük’e çıkarken ise hiç olmadığım kadar güçlü ve imkân sahibiydim. İki bineğim vardı. ‘Yarın hazırlanırım’ dedim; ordu gitti, ben kaldım.”

Geride kalmasının bir sebebi yoktu. Sebebi olmaması, hikâyenin tamamını belirledi.

Buhârî · Müslim

Kâ'b b. Mâlik2/5

Ordu döndüğünde geri kalanlar mazeret sıraladı; Peygamber ﷺ zâhirlerini kabul etti, işlerini Allah’a bıraktı. Sıra Kâ‘b’a geldi. “Yalan söyleyip kurtulabilirdim” diyor, “ama biliyordum ki bugün yalanla kurtulsam da Allah beni yarın yakalar.”

“Vallahi, hiçbir mazeretim yoktu.”

Buhârî · Müslim

Kâ'b b. Mâlik3/5

Peygamber ﷺ “Bu doğru söyledi” dedi ve Allah hükmünü verinceye kadar beklemesini istedi. Müslümanlara üç kişiyle — Kâ‘b, Mürâre b. er-Rebî‘ ve Hilâl b. Ümeyye ile — konuşmamaları emredildi. Elli gece.

Kâ‘b: “Yeryüzü bana yabancılaştı; bildiğim yeryüzü olmaktan çıktı.”

Buhârî · Müslim

Kâ'b b. Mâlik4/5

O günlerde Gassân melikinden bir mektup geldi: “Duyduk ki sahibin sana sırt çevirmiş. Bize gel, seni yalnız bırakmayalım.” Kâ‘b mektubu okudu ve “Bu da bir belâdır” deyip doğruca tandıra atıp yaktı.

Kapı daraldıkça teklif çoğaldı. O, dar kapıda kalmayı seçti.

Buhârî · Müslim

Kâ'b b. Mâlik5/5

Ellinci gecenin sabahında, sabah namazını kılmış evinin damında otururken Sel‘ dağının tepesinden bir sesin var gücüyle bağırdığını duydu: “Ey Kâ‘b b. Mâlik, müjde!” Secdeye kapandı. Peygamber’in ﷺ yanına vardığında yüzü ayın parçası gibi parlıyordu ve ona “Annenin seni doğurduğu günden beri üzerinden geçen en hayırlı günle müjdelen” dedi. Talha b. Ubeydillah ayağa kalkıp elini sıktı — Kâ‘b bunu ömrü boyunca unutmadı.

Geri bırakılan üç kişinin de tövbesini kabul etti. Yeryüzü, bütün genişliğine rağmen onlara dar gelmiş, vicdanları da kendilerini sıkmıştı. Allah’tan başka sığınacak yer olmadığını anladılar. Sonra, dönsünler diye Allah onların tövbesini kabul etti. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul eden, çok merhamet edendir.

Tevbe sûresi, 118

Kâ‘b: “Allah beni doğrulukla kurtardı. Yaşadığım sürece doğrudan başkasını söylemeyeceğim.”

Elli gecenin sabahında Sel‘ dağının tepesinden bir ses yükseldi: “Ey Kâ‘b b. Mâlik, müjde!”

Buhârî, Meğâzî · Müslim, Tevbe

Gāmidiyyeli kadın

Kimse onu getirmedi; kendi ayağıyla geldi, günahını ikrar etti ve temizlenmek istedi.


Peygamber ﷺ onu defalarca geri çevirdi; o her defasında döndü. İş bitip herkes dağılırken Hâlid b. Velîd’in ağzından ona dair sert bir söz çıktı.

Peygamber ﷺ onu durdurdu: “Yavaş ol Hâlid! Nefsim elinde olana yemin ederim ki o öyle bir tövbe etti ki, bunu bir vergi memuru yapsaydı ona bile mağfiret olunurdu.”

Müslim

Vahşî b. Harb

Uhud’da, Peygamber’in ﷺ amcası Hamza’yı o öldürdü.


Yıllar sonra Medine’ye gelip Müslüman oldu. Peygamber ﷺ ona Hamza’nın nasıl öldürüldüğünü sordu, sonuna kadar dinledi ve “Yüzünü benden gizle” dedi.

قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذِينَ أَسْرَفُوا عَلَىٰ أَنفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِن رَّحْمَةِ اللَّهِ ۚ إِنَّ اللَّهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمِيعًا

De ki: Ey kendi aleyhlerine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları bağışlar.

Zümer sûresi, 53

Kapı, Hamza’nın kâtiline de kapanmadı.

Buhârî · Zümer 53 ile bağı için İbn Kesîr, Tefsîru’l-Kur’âni’l-Azîm (Zümer 53)

Firavun’un sihirbazları

Sabah, Mûsâ’yı yenmek ve Firavun’un vaat ettiği ödülü almak için meydana çıktılar.


Asâ, uydurduklarını yutunca secdeye kapandılar: “Âlemlerin Rabbine iman ettik.”

Dediler ki: “Zararı yok, biz mutlaka Rabbimize döneceğiz.”

Şuarâ sûresi, 50

Firavun en ağır cezayla tehdit etti; onlar “Ne hükmedeceksen hükmet” dediler ve “Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır ve bizi Müslüman olarak öldür” diye dua ettiler.

A‘râf 120-126 · Tâhâ 70-73 · Şuarâ 46-51 · “Günün başında sihirbaz, sonunda şehid” sözü İbn Abbâs’tan nakledilir (İbn Kesîr, Tefsîr)