Dönüş · Kul Hakkı
Kul hakkı
Burada hesap yapılmaz. Ne kadar borçlu olduğun, ne yapman gerektiği, durumunun ne olduğu bu sayfada belirlenmez — çünkü bunu belirlemek bir fetvâdır ve fetvâyı bir ekran veremez. Aşağıda yalnız durumlar sıralanır ve âlimlerin ne dediği isimleriyle nakledilir. Kararı sen verirsin; tereddüt ettiğin yerde ehline sorarsın.
Borç
Alınıp ödenmemiş bir mal ya da para var; alacaklı belli ve ulaşılabilir.
NevevîGünah bir kul hakkına taalluk ediyorsa tövbenin şartı dörttür; dördüncüsü o hakkı sahibine iade etmektir. Mal ise geri verilir, ödenmesi mümkün değilse helâllik istenir.
Riyâzü’s-Sâlihîn, tövbe bâbı
İbn Kayyim el-CevziyyeKul hakkı, sahibiyle helâlleşilmedikçe yalnız istiğfarla düşmez; tövbenin bu kısmı kalple değil, elle tamamlanır.
Medâricü’s-Sâlikîn, tövbe bahsi
Gıybet
Bir kimsenin arkasından, hoşlanmayacağı bir şey söylendi. Kişi bunu bilmiyor.
Peygamber ﷺKimin kardeşine karşı ırzı veya bir şeyi hakkında bir zulmü varsa, dinar ve dirhemin bulunmadığı gün gelmeden önce bugün ondan helâllik dilesin.
Buhârî
Gıybet edilen kişi bunu bilmiyorsa, ona gidip söylemek ve helâllik istemek gerekir mi?
- Nevevî
Gıybet de bir kul hakkıdır; tövbenin tamam olması için sahibinden helâllik istenmesi gerekir. Hak sahibi affetmedikçe bu borç düşmez.
Riyâzü’s-Sâlihîn, tövbe bâbı
- İbn Teymiyye
Gıybet edilen kişi durumu bilmiyorsa ona haber vermek yeni bir eziyettir ve çoğu zaman düşmanlık doğurur. Bunun yerine kişi tövbe eder, gıybet ettiği kimse için istiğfar eder ve onu kötülediği meclislerde hayırla anar.
Mecmûu’l-Fetâvâ
Çalınan ve sahibi bulunamayan mal
Haksızca alınmış bir mal var; sahibi ölmüş, bulunamıyor ya da kim olduğu bilinmiyor.
İbn TeymiyyeMal sahibine ulaşmak mümkün değilse, mal onun adına sadaka olarak verilir. Sahibi sonradan ortaya çıkarsa muhayyerdir: sadakayı kabul eder ya da malının bedelini ister; bu durumda sevap sadakayı verene kalmaz, sahibinedir.
Mecmûu’l-Fetâvâ
İbn KudâmeSahibi bilinmeyen mal, sahibi adına tasadduk edilir; kişi bu malı kendi mülküne katamaz.
el-Muğnî
İtibara verilen zarar
Bir insan hakkında asılsız bir söz yayıldı ya da doğru bir kusuru ifşa edilerek insanlar arasındaki yeri zedelendi.
Peygamber ﷺMüflis, kıyamet günü namaz, oruç ve zekâtla gelen; ama şuna sövmüş, buna iftira etmiş, şunun malını yemiş, bunu dövmüş olduğu için iyilikleri hak sahiplerine dağıtılan; iyilikleri bitince onların günahları kendisine yüklenen kimsedir.
Müslim
İbn Kayyim el-Cevziyyeİtibarla ilgili haklarda iade, çoğu zaman malın iadesinden zordur; bozulanı düzeltmenin yolu, kötülenen kişiyi kötülendiği yerlerde ve o insanların yanında hayırla anmaktır.
Medâricü’s-Sâlikîn, tövbe bahsi
Emanet
Korunmak üzere bırakılmış bir şey — mal, sır, görev — hakkı verilmeden kullanıldı ya da kaybedildi.
Kur’anŞüphesiz Allah size, emanetleri ehline vermenizi emreder.
Nisâ sûresi, 58
İbn KudâmeEmanet, sahibine olduğu gibi iade edilir; kusur veya ihmalle telef olmuşsa tazmin edilir, kusursuz telefte ise emanetçiye tazmin gerekmez.
el-Muğnî
Bu bir fetvâ değildir. Kendi durumun için ehline sor.
Burada hiçbir şey kaydedilmiyor.