Rabbini anıp kendin için isterken
لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، اللَّهُ أَكْبَرُ كَبِيرًا، وَالْحَمْدُ لِلَّهِ كَثِيرًا، سُبْحَانَ اللَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ، لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ الْعَزِيزِ الْحَكِيمِ. اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي، وَارْحَمْنِي، وَاهْدِنِي، وَارْزُقْنِي.
lâ ilâhe illâ Allâhu vaḥdehû lâ şerîke lehu, Allâhu ekberu kebîran, ve el-ḥamdu lillâhi kesîran, subḥâne Allâhi rabbi el-‘âlemîne, lâ ḥavle velâ kuvvete illâ billâhi el-‘azîzi el-ḥakîmi. Allâhumme iğfir lî, ve irḥamnî, ve ihdinî, ve irzuknî.
Allah'tan başka ilâh yoktur; O'nun ortağı yoktur. Allah en büyüktür, hamd O'nadır. Güç yalnız O'nunladır. Allah'ım, beni bağışla; bana merhamet et, yol göster ve rızık ver.
Kaynak
- Hisnü'l-Müslim
Kahtânî: eserinde nakletmiştir.