Yolculuktan dönünce
لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُوَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ،لَهُ الْمُلْكُ، وَلَهُ الْحَمْدُ،وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ،آيِبُونَ، تَائِبُونَ، عَابِدُونَ،لِرَبِّنا حَامِدُونَ،صَدَقَ اللَّهُ وَعْدَهُ،وَنَصَرَ عَبْدَهُ،وَهَزَمَ الْأَحْزابَ وَحْدَهُ
lâ ilâhe illâ Allâhu vaḥdehû lâ şerîke lehu, lehu el-mulku, velehu el-ḥamdu, vehuve ‘alâ kulli şey’in kadîrun, âyibûne, tâ’ibûne, ‘âbidûne, lirabbinâ ḥâmidûne, sadeka Allâhu ve‘dehu, venesara ‘abduhû, vehezeme el-eḥzâbe vaḥdehû
Allah'tan başka ilâh yoktur, tektir. Mülk ve hamd O'nun; O her şeye kâdirdir. Dönüyoruz, tövbe ediyoruz, kulluk ediyoruz, Rabbimize hamd ediyoruz. Allah vaadini doğruladı, kuluna yardım etti, orduları tek başına bozguna uğrattı.
Kaynak
- Buhârî 7/163
- Müslim 2/980
Buhârî, el-Câmiu's-Sahîh 7/163'de Sahîh'ine almıştır. Müslim, el-Câmiu's-Sahîh 2/980'de Sahîh'ine almıştır.