الْقَادِر
El-Kâdir
Dilediğini yapmaya güç yetiren.
Kur'ân'dan
قُلْ هُوَ الْقَادِرُ عَلَىٰ أَن يَبْعَثَ عَلَيْكُمْ عَذَابًا مِّن فَوْقِكُمْ أَوْ مِن تَحْتِ أَرْجُلِكُمْ أَوْ يَلْبِسَكُمْ شِيَعًا وَيُذِيقَ بَعْضَكُم بَأْسَ بَعْضٍ ۗ انظُرْ كَيْفَ نُصَرِّفُ الْآيَاتِ لَعَلَّهُمْ يَفْقَهُونَ
De ki: "O'nun üstünüzden ve ayaklarınızın altından azab göndermeye, yahut sizi fırkalara ayırıp kiminizin kiminize hıncını tattırmaya gücü yeter". Bak, âyetlerimizi nasıl inceden inceye açıklıyoruz ki, onlar iyice anlasınlar.
En'âm 6/65isim bu âyette geçerElmalılı Hamdi Yazır — Hak Dîni Kur'an Dili (kamu malı; müellif vefatı 1942)
Arapça metin: Tanzil quran-simple-enhanced (api.alquran.cloud aynası)
Kısa İzah
Dilediğini yapmaya güç yetiren. Kâdir, imkânsız diye bir şey yoktur O'nun için.
Aynı fasıldan — Kudret ve Celâl
- الْعَزِيزEl-Azîz9
- الْجَبَّارEl-Cebbâr10
- الْمُتَكَبِّرEl-Mütekebbir11
- الْقَهَّارEl-Kahhâr16
- الْعَظِيمEl-Azîm34
- الْعَلِيّEl-Aliyy37
- الْكَبِيرEl-Kebîr38
- الْجَلِيلEl-Celîl42
- الْقَوِيّEl-Kaviyy54
- الْمَتِينEl-Metîn55
- الْمُقْتَدِرEl-Muktedir70
- الْمُتَعَالِيEl-Müteâlî78
- ذُو الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامZülcelâli ve'l-İkrâm85