Akide Sütunları

Îmân

İmanın kalp tasdiki, dil ikrarı ve amelden ibaret olduğu; günahla eksilip itaatle arttığı; büyük günahın kişiyi dinden çıkarmadığı.

← Akide Sütunları başlıklarına dön

Îmânالإيمان

Ehl-i Sünnet'e göre iman; kalbin tasdiki, dilin ikrarı ve organların amelidir. Taatle artar, günahla eksilir. Büyük günah işleyen kişi imandan tamamen çıkmaz (Hâricîlerin iddiasının aksine), fakat günahı imana hiç zarar vermeyen tam bir mümin de sayılmaz (Mürcie'nin iddiasının aksine); imanının kemali eksilmiştir.

Deliller

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «الْإِيمَانُ بِضْعٌ وَسَبْعُونَ...»

Ebû Hureyre'den (r.a) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: İman yetmiş küsur — veya altmış küsur — şubedir. En üstünü Lâ ilâhe illallah demek, en aşağısı yoldan rahatsız edici bir şeyi kaldırmaktır. Hayâ da imandan bir şubedir.

Sahîh-i Müslim, Îmân 58sahih (İttifak)

İmam Müslim · Sahîh-i Müslim

عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «لَا يَزْنِي الزَّانِي حِينَ يَزْنِي وَهُوَ مُؤْمِنٌ...»

Ebû Hureyre'den (r.a) rivayet edildiğine göre Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: Zina eden kimse, zina ettiği anda mümin olarak zina etmez; şarap içen kimse, içtiği anda mümin olarak içmez; hırsızlık yapan kimse, çaldığı anda mümin olarak çalmaz.

Sahîh-i Buhârî, Mezâlim 30, Hadis no. 2475sahih (İttifak) · Sahîh-i Müslim, Îmân 24, Hadis no. 57sahih (İttifak)

İmam Buhârî · Sahîh-i Buhârî

İmam Müslim · Sahîh-i Müslim

Ebû Hanîfeel-Fıkhu'l-Besit (Şerhu'l-Akîdeti't-Tahâviyye'de nakli)
İman; tasdik ve ikrardır. Kalbin tasdiki ve dilin ikrarı olmaksızın sadece amel iman olmaz. Lakin iman artar ve eksilir; artışı amellerle, eksilişi ise günahlarla olur.

Ebû Hanîfe · el-Fıkhu'l-Besit (Şerhu'l-Akîdeti't-Tahâviyye'de nakli)

İmam Şâfiîes-Sünne (İbn Ebî Âsım rivayetiyle)
Sahabe ve onlardan sonra gelen Tâbiîn ile tebe-i tâbiînden yetiştiğimiz âlimler ittifakla şöyle derlerdi: İman; söz, amel ve niyettir. Bunlardan biri olmadan diğerleri kâfi gelmez. İman taatle artar, isyanla eksilir.

İmam Şâfiî · es-Sünne (İbn Ebî Âsım rivayetiyle)

Ahmed b. HanbelUsûlü's-Sünne
İman, söz ve ameldir; artar ve eksilir. Kul, farzları eksiksiz yerine getirdiğinde imanı zirveye ulaşır; günahlara battığında ise imanı noksanlaşır. Kim 'İman artmaz ve eksilmez' derse o kimse mürciedir.

Ahmed b. Hanbel · Usûlü's-Sünne

NevevîŞerhu Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Îmân
Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat'in cumhuru şu görüştedir: Zina/hırsızlık hadislerinde geçen iman nefyi, kemal-i imanın nefyidir, aslının değil. Delilimiz: Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) bu günahları işleyene had (ceza) uygulanmasını emretmiş, fakat onları asla mürted veya kâfir olarak isimlendirmemiştir.

Nevevî · Şerhu Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Îmân

Muhalefet

Bu bölüm doxografiktir — bir fırkanın ne söylediğinin nötr aktarımıdır, bir hüküm cümlesi değildir.

Havâric1. asır (h. 37, Sıffîn tahkiminden sonra)

Büyük günah işleyen kişinin imandan tamamen çıkıp kâfir olacağını, imanın tek bir bütün olup bir parçasının eksilmesiyle tamamının yok olacağını iddia ettiler; bu görüşle sahabeyi dahi tekfir ettiler.

Şehristânî · el-Milel ve'n-Nihal, 1/114 · 1/114

Mu'tezile2. asır (Hasan-ı Basrî'nin ders halkası, Vâsıl b. Atâ)

Büyük günah işleyen kişinin ne tam mümin ne tam kâfir olduğunu, ikisi arasında bir 'menzile beyne'l-menzileteyn'de bulunduğunu; tövbesiz ölürse ebedî cehennemlik olup Nebî'nin şefaatinin ona ulaşmayacağını iddia ettiler.

Bağdâdî · el-Fark beyne'l-Fırak, s. 114 · s.114

Kâdı Abdülcebbâr el-Hemedânî · Fazlü'l-İ'tizâl ve Tabakâtü'l-Mu'tezile

Reddiye

İbn TeymiyyeKitâbü'l-Îmân
Hâricîlerin 'amel imandandır, günah imanı yok eder' önermesinin Nehrevan katliamına yol açtığını; Mürcie'nin 'amel imandan ayrıdır, günah zarar vermez' önerm esinin ise havf'ı (Allah korkusunu) imandan sökerek insanları günaha karşı gevşettiğini; Ehl-i Sünnet'in orta yolunun ise ümmetin birliğini koruduğunu anlatır.
İbn TeymiyyeKitâbü'l-Îmân, s. 197-210
Ehl-i Sünnet'in orta yolu -amel imanın kemaline dahildir, aslına değil- hem ümmetin birliğini korumuş hem de amel etme motivasyonunu canlı tutmuştur.

İbn Teymiyye · Kitâbü'l-Îmân, s. 197-210 · s.197-210

İbn Teymiyye · Kitâbü'l-Îmân, s. 197-210 · s.197-210

İmam BuhârîSahîh-i Buhârî, Kitâbü'l-Îmân (bâb başlığı)
Sahîh'inin İman Kitabı'nda 'Günahlar cahiliyet işlerindendir; bunları işleyen kişi şirke düşmedikçe bu günahlar sebebiyle tekfir edilmez' başlığını koyarak Havâric'in tekfir anlayışına, kendi hadis tasnifiyle cevap vermiştir.

İmam Buhârî · Sahîh-i Buhârî, Kitâbü'l-Îmân bâb başlığı

İbn Ebi'l-İzz el-HanefîŞerhu'l-Akîdeti't-Tahâviyye, s. 245
Mu'tezile'nin şefaati sadece tövbekârlara has kılmasının, Nebî'nin 'şefaatim ümmetimden büyük günah işleyenler içindir' sözüyle çeliştiğini gösterir.

İbn Ebi'l-İzz el-Hanefî · Şerhu'l-Akîdeti't-Tahâviyye, s. 245 · s.245