VISelef-i Salihîn Hayatları: İmam Ebû Dâvûd es-Sicistânî (ö. 275/889)
İslam ümmetinin fıkhi hadisleri bir araya getiren, ameli hükümleri ihtiva eden meşhur Sünen külliyatlarının öncüsü, «Hâfızu'l-İslâm» (İslam'ın Hafızası) unvanının sahibi Ebü Dâvûd Süleyman b. el-Eş'as b. İshâk el-Ezdî es-Sicistânî, bugün Afganistan-İran sınırında bulunan Sicistan (Sistan) bölgesinde dünyaya gelmiştir.
I.İlmî Şahsiyeti ve Sünen Metodolojisi
İmam Ebû Dâvûd, genç yaşından itibaren ilim uğruna Irak, Hicaz, Şam, Mısır, Horasan ve Cezire gibi İslam coğrafyasının en uzak köşelerine seyahat etmiş; dönemin en büyük muhaddislerinden ve özellikle İmam Ahmed b. Hanbel gibi devasa isimlerden ders almıştır. Öyle ki, ilim seyahatlerinde İmam Ahmed ile olan yakın dostluğu ve ondan rivayet ettiği meseleler ilim tarihinde tescillenmiştir.
İmam Ebû Dâvûd, binlerce hadis arasından özellikle amelî hükümleri (fıkhı ilgilendiren ahkâm hadislerini) titizlikle süzerek meşhur Sünen'ini telif etmiştir. Eseri hakkında Mekke halkına yazdığı meşhur risalesinde şöyle buyurmuştur: «Bu kitapta topladığım hadisler sahihtir. Bunların içinde zayıflığı aşırı derecede olanlar vardır. Ancak hakkında hiçbir şey belirtmediğim hadisler salih (amel edilebilir/hasen) derecesindedir. Kitapta insanları zayıf hadislerle baş başa bırakmamak için bazı kriterler gözettim; ancak içinde münker (şiddetle reddedilen) olduğunu bildiğim hiçbir hadisi almadım.»
II.Akaid Çizgisi ve Selef Metodolojisi
İmam Ebû Dâvûd, sadece bir fıkıh ve hadis otoritesi değil, aynı zamanda Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat akidesini kelami sapmalara ve bid'at fırkalarına karşı savunan tavizsiz bir Selef âlimidir.
Mekke halkına gönderdiği ve Ehl-i Sünnet inancının temel taşlarını özetlediği meşhur mektubunda; kader, Kur'an'ın mahluk olmayışı ve Allah'ın sıfatları hususunda selef imamlarının yolundan zerre kadar sapılmaması gerektiğini şu net ifadelerle vurgulamıştır: «Kur'an Allah'ın kelamıdır, mahluk değildir. Allah Teâlâ'nın sıfatları naslarda nasıl varid olduysa o şekilde iman edilir; «nasıl ve nite» (keyfiyet) aranmaz. Kaderin hayır ve şerrin Allah'tan olduğuna iman etmek dinin aslını oluşturur. Selef-i Salihîn'in üzerinde ittifak ettiği bu çizgi, kurtuluş fırkasının ta kendisidir.»
III.Zühdü, Takvası ve Vefatı
İmam Ebû Dâvûd, ilmiyle âmil, takva sahibi, dünyaya meyletmeyen mütevazı bir hayat sürmüştür. Kıyafetinde ve yaşantısında Resulullah'ın (s.a.v) sünnetine tam bir bağlılık göstermiştir.
Ömrünün son dönemini Basra'da geçirmiş, burada kurduğu ilim halkalarıyla binlerce talebe yetiştirmiştir. 275 hicri yılı Şevval ayında Basra'da Hakk'ın rahmetine kavuşmuştur. Cenazesi, dönemin büyük âlimlerinin ve halkın katılımıyla defnedilmiştir. Onun telif ettiği Sünen, kıyamete kadar fıkıh ehlinin ve müctehidlerin başvurduğu en müracaat kaynaklarından biri olmaya devam etmiştir.