Âlimler

Selef-i Salihîn Hayatları: İmam Ebû Hanîfe en-Nu'mân b. Sâbit (ö. 150/767)

Selef-i salihîn hayatlarından bir bölüm.

Âlimler başlıklarına dön

IIISelef-i Salihîn Hayatları: İmam Ebû Hanîfe en-Nu'mân b. Sâbit (ö. 150/767)

80 (699) yılında Kûfe’de doğan Nu‘mân b. Sâbit, Hammâd b. Ebû Süleyman’ın yanında on sekiz yıl yetişti; talebeleriyle geliştirdiği fıkıh yöntemi Hanefî mezhebinin temelini oluşturdu.

I.Kûfe Halkası ve Birlikte Düşünme Usulü

Kûfe, sahâbe fetvalarının, farklı kültürlerin ve yeni hukuk meselelerinin bir arada bulunduğu hareketli bir merkezdi. Ebû Hanîfe burada kıraat, hadis, akaid ve fıkıh tahsil etti. Asıl hocası Hammâd’ın yanında uzun süre kaldı; onun vefatından sonra kırk yaşlarında ders halkasının başına geçti.

Meseleleri talebeleriyle müzakere ederek ele alıyor, farklı ihtimalleri tartışıyor ve ortak kanaat oluşmadan hükmü kayda geçirmiyordu. Ebû Yûsuf, Muhammed b. Hasan eş-Şeybânî ve Züfer gibi talebeleri bu birikimi tedvin etti. Böylece bir kişinin fetvaları, çalışan bir hukuk okuluna dönüştü.

İlim silsilesi

Hammâd vasıtasıyla İbrâhim en-Nehaî ve Alkame b. Kays çizgisine, oradan da Abdullah b. Mes‘ûd’un Kûfe’deki fıkıh mirasına ulaştı. Mekke ve Medine seyahatlerinde başka çevrelerin hadis ve fetvalarını da öğrendi.

Müzakere meclisi

Ders halkasında varsayımsal meseleler de tartışılırdı. Amaç, henüz gerçekleşmemiş bir olay için gelişigüzel hüküm vermek değil, değişen şartlarda aynı ilkelerin nasıl işletileceğini önceden sınamaktı.

TDV İslâm Ansiklopedisi — EBÛ HANÎFETDV İslâm Ansiklopedisi

Ebû Hanîfe’nin fıkhı, tek başına keskin zekânın ürünü olarak anlatılamaz. Kûfe’nin sahâbe mirası, uzun hocalık ilişkisi, ticaret hayatında karşılaştığı meseleler ve talebeleriyle yürüttüğü ortak müzakere bu yöntemi birlikte şekillendirdi.

II.Delil Düzeni ve Akaide Dair Görüşleri

Hüküm verirken önce Kur’an’a ve sünnete, ardından sahâbe görüşlerine başvuruyordu. Açık bir nas bulamadığında kıyas yapıyor; kıyasın katı sonucu adalet, ihtiyaç veya yerleşik uygulamayla çatıştığında istihsan ve örf gibi imkânları değerlendiriyordu. Bu sıra, re’yi nakilden bağımsız bir tercih haline getirmiyordu.

Gençliğinde akaid tartışmalarıyla da ilgilendi ve dönemin itikadî gruplarıyla münazaralar yaptı. Ona nisbet edilen akaid risalelerinin önemli bir bölümü talebeleri yoluyla aktarılmıştır; nisbetleri ve metin tarihleri ayrı ayrı değerlendirilir. Buna rağmen görüşlerinin sonraki Ehl-i sünnet kelâmının oluşumunda etkili olduğu kabul edilir.

Kıyas ve istihsan

Kıyas benzer olayları ortak gerekçe üzerinden birleştirir; istihsan ise daha güçlü bir delil veya ihtiyaç bulunduğunda kıyasın görünür sonucundan ayrılabilme imkânıdır. Her ikisi de nasların çizdiği sınırlar içinde işletilir.

el-Fıkhü’l-ekber

Ebû Hanîfe’ye nisbet edilen en tanınmış akaid metnidir. Eser, talebe rivayetleri üzerinden günümüze ulaşmış; sonraki yüzyıllarda farklı şerhlerle okunmuştur. Metnin rivayet yolları sebebiyle nisbet meselesi ilmî tartışmaya açıktır.

TDV İslâm Ansiklopedisi — EBÛ HANÎFETDV İslâm Ansiklopedisi

Onun yöntemi çoğu zaman re’y kelimesiyle özetlenir; fakat bu, nas yerine şahsî kanaat koymak anlamına gelmez. Re’y, eldeki delilleri yeni olaylara uygulamak, sonuçlarını tartmak ve hukukî tutarlılığı korumak için kullanılan disiplinli ictihaddır.

III.Ticareti, Bağımsızlığı ve Vefatı

Ticaretini ortakları aracılığıyla sürdürmesi ona maddî bağımsızlık sağladı. Talebelerine yardım ediyor, ilmî faaliyeti geçim endişesine bağlamıyordu. Emevî ve Abbâsî idareleri döneminde kendisine teklif edilen resmî görevleri kabul etmedi; kadılık teklifini reddetmesi sebebiyle hapsedildi ve dövüldü.

Siyasî tutumunda Ehl-i beyt’e yakınlığı ve yöneticilerin haksız uygulamalarına yönelik eleştirileri belirgindi. Son yıllarını Bağdat’ta geçirdi ve 150 (767) yılında vefat etti. Cenazesine büyük bir kalabalığın katıldığı, yoğunluk sebebiyle cenaze namazının birden çok defa kılındığı nakledilir.

Görevi reddetmesi

Kadılık teklifine karşı çıkışı, yalnız şahsî bir çekilme değildi. Vereceği hükümlerde siyasî baskıya uğrayacağını düşünmesi ve ilmin bağımsızlığını koruma isteği bu kararında belirleyici oldu.

Talebelerinin payı

Ebû Yûsuf yargı teşkilâtında, Muhammed b. Hasan ise telif faaliyetiyle okulun görüşlerini yaydı. Hanefî mezhebinin geniş coğrafyalara ulaşması, imamın ders halkası kadar bu ikinci neslin emeğiyle mümkün oldu.

TDV İslâm Ansiklopedisi — EBÛ HANÎFETDV İslâm Ansiklopedisi

Ebû Hanîfe’nin biyografisinde ilim ile geçim, fetva ile iktidar ve hoca ile talebe arasındaki bağlar iç içedir. Onun kalıcı etkisi, cevap verdiği meselelerden çok bu meseleleri tartışan bağımsız bir okul kurabilmesinde görülür.

Görünüş

Atmosfer

Metinler değişmez. Işık değişir.

Seçili atmosferKâğıt & MürekkepMineral kâğıt, ceviz mürekkebi ve ölçülü yazma kırmızısı.

Silsile

Avlu

Bu avludaki diğer odalar