ISelef-i Salihîn Hayatları: İmam Mâlik b. Enes (ö. 179/795)
İslam hukukunun (Fıkıh) temel direklerinden, Resulullah'ın (s.a.v) şehrinin (Dârü'l-Hicre) imamı, Sünnet-i Seniyye'nin en büyük muhafızlarından biri olan Ebû Abdullah Mâlik b. Enes b. Mâlik el-Esbâhî el-Medenî, Medine-i Münevvere'de dünyaya gelmiş ve ömrünün tamamını Hz. Peygamber'in izini sürmeye vakfetmiştir.
I.İlmî Şahsiyeti ve Medine Ameli Metodolojisi
İmam Mâlik, ilmî otoritesini doğrudan sahabe ve tabiin neslinin Medine'de bıraktığı yaşayan sünnetten almıştır. O, ilmi gelişi güzel rivayet etmekle kalmamış, Resulullah'ın (s.a.v) ailelerinin ve ashabının tatbikatını (Amel-i Medine) en sahih delil kabul etmiştir.
el-Muvatta Külliyatı
İslam dünyasında tasnif edilen ilk ve en muteber hadis-fıkıh külliyatlarından biri olan el-Muvatta'yı kaleme almıştır. İmam Şâfiî bu eser için şu meşhur değerlendirmeyi yapmıştır: Yeryüzünde Allah'ın kitabından sonra İmam Malik'in Muvatta'sından daha sahih bir kitap yoktur.
Hadise Gösterdiği Azamî Hürmet
İmam Mâlik, Hz. Peygamber'in hadislerini rivayet edeceği zaman abdest alır, en güzel elbiselerini giyer, mis kokular sürünür ve mahiyetine büründüğü ciddiyetle rivayet edeceği meclise otururdu. Ona «Neden böyle yapıyorsun?» diye sorulduğunda: «Resulullah'ın (s.a.v) hadisine ve sözüne tazim göstermeyi seviyorum» buyurmuştur.
II.Akaid ve Selef Metodolojisindeki Duruşu
İmam Mâlik, sıfat âyetleri ve kader gibi kelami meselelerde Ehl-i Sünnet'in selef akidesinin temel taşı olan o efsanevi düsturun sahibidir.
Bir adam İmam Mâlik'e gelerek «Ey Ebû Abdullah, Rahmân Arş'a istiva etti (Kur'an'da geçiyor), nasıl istiva etmiştir?» diye sordu. İmam Mâlik bu soru üzerine derin bir ter nam saldı, başını öne eğdi; ardından şu tarihi ve sarsılmaz selefi kaideyi ortaya koydu. Ardından şahsın meclisten çıkarılmasını emretmiştir.
الاسْتِوَاءُ مَعْلُومٌ، وَالكَيْفُ مَجْهُولٌ، وَالسُؤَالُ عَنْهُ بِدْعَةٌ، وَمَا أَرَاكَ إِلا ضَالا
İstiva (Arap lügatindeki manasıyla) malumdur; nasıl edildiği şekil (keyfiyeti) akılla kavranamaz/meçhuldür; bunu sorgulamak (nasların hududunu zorlamak) bid'attir. Seni ancak bir sapık olarak görüyorum.
III.İmtihanları, Sabrı ve Vefatı
İmam Mâlik, halkın ve idarecilerin karşısında ilmin izzetini ve nebevi çizgiyi koruma hususunda tavizsiz bir duruş sergilemiştir. Dönemin bazı siyasi baskıları karşısında kılıçla tehdit edilmesine rağmen doğruluktan ve sahih fetvadan sapmamıştır.
Ömrü boyunca Medine dışına neredeyse hiç çıkmamış, hayatını Mescid-i Nebevi'de ilim halkaları kurarak geçirmiştir. 179 yılında Medine'de vefat etmiş ve Cennetü'l-Baki' mezarlığına defnedilmiştir. Onun açtığı çığır, Maliki mezhebinin temellerini oluşturmuş ve İslam coğrafyasının batısında sünnetin bayraktarlığını yapmıştır.