Dönüş · Dönenler

Kâ'b b. Mâlik

Kâ'b b. Mâlik1/5

Tebük seferine, gücü de imkânı da yerindeyken katılmadı.


Kâ‘b anlatıyor: “Resûlullah’ın ﷺ katıldığı hiçbir seferden geri kalmamıştım. Tebük’e çıkarken ise hiç olmadığım kadar güçlü ve imkân sahibiydim. İki bineğim vardı. ‘Yarın hazırlanırım’ dedim; ordu gitti, ben kaldım.”

Geride kalmasının bir sebebi yoktu. Sebebi olmaması, hikâyenin tamamını belirledi.

Buhârî · Müslim

Kâ'b b. Mâlik2/5

Ordu döndüğünde geri kalanlar mazeret sıraladı; Peygamber ﷺ zâhirlerini kabul etti, işlerini Allah’a bıraktı. Sıra Kâ‘b’a geldi. “Yalan söyleyip kurtulabilirdim” diyor, “ama biliyordum ki bugün yalanla kurtulsam da Allah beni yarın yakalar.”

“Vallahi, hiçbir mazeretim yoktu.”

Buhârî · Müslim

Kâ'b b. Mâlik3/5

Peygamber ﷺ “Bu doğru söyledi” dedi ve Allah hükmünü verinceye kadar beklemesini istedi. Müslümanlara üç kişiyle — Kâ‘b, Mürâre b. er-Rebî‘ ve Hilâl b. Ümeyye ile — konuşmamaları emredildi. Elli gece.

Kâ‘b: “Yeryüzü bana yabancılaştı; bildiğim yeryüzü olmaktan çıktı.”

Buhârî · Müslim

Kâ'b b. Mâlik4/5

O günlerde Gassân melikinden bir mektup geldi: “Duyduk ki sahibin sana sırt çevirmiş. Bize gel, seni yalnız bırakmayalım.” Kâ‘b mektubu okudu ve “Bu da bir belâdır” deyip doğruca tandıra atıp yaktı.

Kapı daraldıkça teklif çoğaldı. O, dar kapıda kalmayı seçti.

Buhârî · Müslim

Kâ'b b. Mâlik5/5

Ellinci gecenin sabahında, sabah namazını kılmış evinin damında otururken Sel‘ dağının tepesinden bir sesin var gücüyle bağırdığını duydu: “Ey Kâ‘b b. Mâlik, müjde!” Secdeye kapandı. Peygamber’in ﷺ yanına vardığında yüzü ayın parçası gibi parlıyordu ve ona “Annenin seni doğurduğu günden beri üzerinden geçen en hayırlı günle müjdelen” dedi. Talha b. Ubeydillah ayağa kalkıp elini sıktı — Kâ‘b bunu ömrü boyunca unutmadı.

Geri bırakılan üç kişinin de tövbesini kabul etti. Yeryüzü, bütün genişliğine rağmen onlara dar gelmiş, vicdanları da kendilerini sıkmıştı. Allah’tan başka sığınacak yer olmadığını anladılar. Sonra, dönsünler diye Allah onların tövbesini kabul etti. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul eden, çok merhamet edendir.

Tevbe sûresi, 118

Kâ‘b: “Allah beni doğrulukla kurtardı. Yaşadığım sürece doğrudan başkasını söylemeyeceğim.”

Elli gecenin sabahında Sel‘ dağının tepesinden bir ses yükseldi: “Ey Kâ‘b b. Mâlik, müjde!”

Buhârî, Meğâzî · Müslim, Tevbe

Bütün karşılaşmalar

Burada hiçbir şey kaydedilmiyor.

Görünüş

Atmosfer

Metinler değişmez. Işık değişir.

Seçili atmosferKâğıt & MürekkepMineral kâğıt, ceviz mürekkebi ve ölçülü yazma kırmızısı.

Tebûk

Sefer

Katılmadığı sefer