Fıkıh
Kan bağışı ve kan bankası
İhtiyaç, zarar görmeme ve ticaret sınırı
Kan bağışı, ihtiyaç hâlindeki bir hastanın tedavisine yardım eder. Bağış yapanın sağlığına ciddi zarar vermediği ve tıbbî ihtiyaç bulunduğu sürece buna cevaz verilmiştir. Buradaki esas, bir cana fayda sağlarken başka bir bedeni tehlikeye atmamaktır. Bağış öncesi hemoglobin, tansiyon, kullanılan ilaçlar ve son bağış tarihi bu yüzden yalnız hastane prosedürü değildir; ‘zarar verme’ ölçüsünün fiilî karşılığıdır. Hekim bağışı sakıncalı görüyorsa sevap arzusu beden hakkını çiğnemeye dönüşmemelidir. Kan bankasının bağışı toplaması, saklaması ve ihtiyaç sahibine ulaştırması meşru bir hizmettir. Fakat insan kanını kazanç malına çevirmek, yoksulu bedeni üzerinden sömürmek veya acil hastadan fahiş bedel istemek ayrı bir haksızlıktır. Tıbbî işlem ve saklama masrafı ile kanın kendisini satmak birbirine karıştırılmaz. Kimin bağış yapabileceğine güvenilir hekim karar verir. Sık aralıklarla bağış, ilaç kullanımı veya kronik hastalık varsa genel hükümle yetinilmez. Hastaya fayda sağlama isteği, bağışçının kendi bedenine zarar vermemesini şart koşan ölçüyle birlikte yürür. Bağış gizli tutulduğunda gösterişten uzak bir iyilik olur. Karşılığında hediye veya menfaat veriliyorsa bunun bağışı satışa çevirip çevirmediği ayrıca incelenmelidir.
Detaylar
- Mesele
- Kan bağışı / kan bankası
- Usul anahtarı
- İhtiyaç + bağışçıya zarar vermeme
- Delil zemini
- İslâm Soru-Cevap — Kan nakli ve bağışı
- Sınır
- İnsan kanı ticaret malına çevrilmez