Fıkıh
Kripto para zekâtı
Nisab, hâvl ve dijital varlık
Kripto varlıklar klasik fıkıhta adı geçmeyen yeni bir mal türüdür; bu yüzden hüküm, nassın lafzına değil manasına ve kıyasa dayanarak çıkarılır. Zekâtın konusu, nisaba ulaşmış ve üzerinden bir kamerî yıl (hâvl) geçmiş nâmî maldır — artmaya elverişli servet. Altın, gümüş, ticaret malları ve para bu kapsamdadır (Tevbe 9:34–35; Buhârî, Zekât). Çağdaş fıkıh heyetlerinin çoğunluğu, borsada alınıp satılabilen ve fiilen servet olarak tutulan kripto parayı mal kabul eder. Cüzdanda saklanan Bitcoin, Ethereum ve benzeri coinler, piyasa değeri üzerinden nisaba kıyaslanır: nisab, yaklaşık 85 gram altına veya 595 gram gümüşe denk düşen miktardır; ihtiyatlı görüş altın nisabını esas alır. Hâvl, varlığın nisaba ulaştığı andan itibaren bir kamerî yıl dolunca tamamlanır. Yıl içinde alınıp satılan coinlerde ticaret malı usulü uygulanır: yıl sonunda eldeki portföyün piyasa değeri hesaplanır. Spekülatif tokenlar, değersiz meme coinler veya fiilen kullanılamayan airdrop’lar için ihtiyatlı yaklaşım, gerçek likidite ve piyasa varlığını şart koşmaktır. Borçla alınmış veya rehinli varlıkta, net servet esas alınır. Zekât oranı klasik %2,5’tir; ödemenin nakde çevrilerek yapılması tercih edilir, çünkü fukara ihtiyacı nakit veya temel ihtiyaçladır. Bu çerçeve genel usuldür. Portföy bileşimi, vadeli işlem, staking ödülü ve şirket hazinesi gibi özel durumlar ayrı değerlendirme ister. Kişisel hesap için ehil âlime danışınız.
Detaylar
- Mesele
- Kripto varlıkta zekât
- Usul anahtarı
- Mal + nisab + hâvl; kıyas ile para/ticaret malı
- Delil zemini
- Tevbe 9:34–35; Buhârî, Zekât; çağdaş heyet içtihadı
- Pratik ölçü
- Yıl sonu piyasa değeri üzerinden %2,5