Fıkıh
Taksitli alışveriş ve gecikme bedeli
Tek fiyat, belirli vade ve faizsiz borç
Taksitli satışta malın peşin ve vadeli fiyatı farklı olabilir. Fakat akit kurulurken iki taraftan biri seçilmeli; toplam bedel, taksit sayısı ve ödeme tarihleri açıkça belirlenmelidir. Kasada hâlâ ‘peşin mi, vadeli mi’ belirsizliği varsa satış tamamlanmış sayılmaz. Vadeden dolayı malın toplam fiyatının baştan daha yüksek belirlenmesi, borca sonradan eklenen faizle aynı şey değildir. Sözleşmede tek bir toplam fiyat sabitlenmişse bu, vadeli satış bedelidir. Buna karşılık ‘aylık yüzde’ adıyla borcu süreye göre artırmak veya kalan borca faiz işletmek riba kapısına girer. Bugün ‘şimdi al, sonra öde’ adıyla sunulan hizmetlerde yalnız reklama bakılmaz. Satıcı malı belirli bir toplam bedelle taksite bölüyorsa mesele vadeli satıştır. Araya giren şirket kullanıcıya borç verip fazlasını geri alıyor, gecikme hâlinde borcu artırıyor veya zorunlu faizli sözleşme imzalatıyorsa hüküm değişir. Ödeme gücü olduğu hâlde taksiti geciktirmek kul hakkıdır. Bununla beraber alacaklı, gecikmeyi fırsat bilip borca ek para koyamaz. Teminat, kefil veya bütün taksitlerin muaccel olması gibi baştan kabul edilen meşru güvenceler ayrı değerlendirilir. Sözleşmede ‘hizmet bedeli’ yazması tek başına yeterli değildir. Bedelin gerçek bir hizmete mi, yoksa yalnızca geçen zamana mı karşılık geldiği okunmalıdır. İmza atmadan önce toplam borç, gecikme şartı ve cayma maddesi yan yana görülmelidir.
Detaylar
- Mesele
- Vadeli satış / taksit
- Usul anahtarı
- Akitte tek fiyat ve belirli vade
- Delil zemini
- İslâm Soru-Cevap — Taksitle satış
- Kırmızı çizgi
- Geciken borca sonradan ek bedel konmaz