← Senaryolar
Senaryo · siyaset
Dinini yaşama özgürlüğü olan gayrimüslim ülkeden hicret etmek vacip mi?
Görüşler
- Dâru'l-küfürde kalmak mutlak olarak yasaktır, her hâlükârda hicret şarttır
Tahlil
Bazı yorumlar hicreti, gayrimüslim yönetim altındaki her yerden kesin bir kaçış vazifesi olarak sunar. İbn Teymiyye'nin Mardin Fetvası'nda ortaya koyduğu daha ince ayrım ise, bir beldenin hükmünün yöneticisinin dinine değil, oradaki Müslümanın namazını, orucunu, temel ibadetlerini serbestçe yapabilme imkânına bağlı olduğunu gösterir. Din özgürce yaşanabiliyorsa, hicret vacip değil, daha faziletli bir tercih (efdal) olarak kalır; zira ilim, davet, ticaret gibi maslahatlar o beldede kalmayı gerektirebilir. Fitne, baskı veya temel ibadetlerin engellenmesi durumunda ise hicret gerekli hale gelir.
Delil
İbn Teymiyye, bir beldenin 'dâru'l-harp' mi 'dâru'l-İslâm' mı sayılacağının yöneticinin dinine değil, ahalinin dinini yaşayabilme imkânına bağlı olduğunu; karma durumlarda 'üçüncü bir hüküm' (ahalinin haline göre muamele) uygulanacağını belirtmiştir.
İbn Teymiyye'nin Mardin Fetvası
Bu sayfa öğrenmek içindir, fetva değildir. Amel için ehline sorulur.