İbn Kesîr
O küfredenler, sizinle savaşa katılsalardı; mutlaka arkalarını dönerlerdi. Sonra bir veli ve yardımcı da bulamazlardı.
Tefsir
Fetih 48:22
وَلَوْ قَاتَلَكُمُ الَّذِينَ كَفَرُوا لَوَلَّوُا الْأَدْبَارَ ثُمَّ لَا يَجِدُونَ وَلِيًّا وَلَا نَصِيرًا
Eğer kâfirler sizinle savaşsalardı arkalarına dönüp kaçarlardı. Sonra bir dost ve yardımcı da bulamazlardı.
O küfredenler, sizinle savaşa katılsalardı; mutlaka arkalarını dönerlerdi. Sonra bir veli ve yardımcı da bulamazlardı.
22- Eğer kafirler, sizinle savaşmış olsalardı elbette arkalarını dönüp kaçarlardı. Sonra da ne bir dost ne de bir yardımcı bulamazlardı. 23- Allah’ın öteden beri süregelen sünneti/kanunu budur. Sen, Allah’ın sünnetinde/kanununda hiçbir değişiklik bulamazsın. 22. “Eğer kafirler, sizinle savaşmış olsalardı elbette arkalarını dönüp kaçarlardı.” Bu buyruk ile Yüce Allah, düşmanları olan kâfirlere karşı mü’minlere yardım ve zafer vereceğine, eğer onlarla karşılaşıp savaşacak olurlarsa kâfirlerin, arkalarını dönüp kaçacaklarına “sonra da” işlerini üstlenmek üzere “ne bir dost ne de” kendilerine yardımcı olacak ve savaşta onlara destek verecek “bir yardımcı” bulamayacaklarına dair mü’minlere müjde vermektedir. Onlar, dost ve yardımcı bulmak bir yana yardımsız bırakılacaklar ve yenik düşürüleceklerdir. 23. İşte bu, Yüce Allah’ın geçmiş ümmetler hakkında da uygulayageldiği bir sünnetidir/kanunudur. Galip gelecek olanlar Allah’ın ordusudur. “Sen Allah’ın sünnetinde/kanununda hiçbir değişiklik bulamazsın.”
-Ey Müminler!- Allah'ı ve resulünü inkâr edenler sizinle savaşsalardı, sizin önünüzde hezimete uğrayarak arkalarına dönüp korku ile kaçarlardı. Sonra işlerini yapacak bir dost ve savaşta kendilerine yardım edecek bir yardımcı da bulamazlardı.
O küfredenler, sizinle savaşa katılsalardı; mutlaka arkalarını dönerlerdi. Sonra bir veli ve yardımcı da bulamazlardı.