İlim ve Hakikat

Tefsir

Muhammed 47:31

Muhammed 47:31

وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ حَتَّىٰ نَعْلَمَ الْمُجَاهِدِينَ مِنكُمْ وَالصَّابِرِينَ وَنَبْلُوَ أَخْبَارَكُمْ

Andolsun ki, biz içinizden cihad edenlerle sabredenleri ortaya çıkarıncaya ve yaptıklarınızla ilgili haberlerinizi açıklayıncaya kadar sizi deneyeceğiz.

İbn Kesîr

Andolsun ki; içinizden, cihad edenlerle sabredenleri belirleyinceye ve haberlerinizi açıklayıncaya kadar sizi imtihan edeceğiz.

Sa'dî

29- Yoksa kalplerinde hastalık bulunanlar, Allah’ın kinlerini meydana çıkarmayacağını mı sandılar? 30- Eğer dileseydik onları sana elbette gösterirdik ve sen de onları simalarından tanırdın. Bununla beraber sen onları konuşma üsluplarından da kesinlikle tanırsın. Allah (tüm) amellerinizi bilir. 31- Andolsun Biz, içinizden cihad edenlerle sabredenleri ortaya çıkarıncaya ve gerçek durumlarınızı meydana koyuncaya kadar sizi imtihan edeceğiz. 29. “Yoksa kalplerinde hastalık” kalbin sağlığını ve dengesini bozacak türden şüphe yahut şehvet hastalığı “bulunanlar, Allah’ın” kalplerinde bulunan “kinlerini” İslâm’a ve müslümanlara düşmanlıklarını “meydana çıkarmayacağını mı sandılar?” Bu, Yüce Allah’ın hikmetine yakışmayan bir yanlış kanaattir. Zira O’nun doğruyu yalancıdan ayırt etmesi kaçınılmazdır. Bu da birtakım sıkıntılarla imtihan etmek suretiyle olur. Onlara rağmen sebat gösteren ve imanını sürdüren kişi gerçek mü’mindir. Onlar dolayısı ile arkasını dönerek kaçan ve sebat göstermeyen, sıkıntılarla karşı karşıya kaldığı vakit tahammül edemeyip imanı zaafa uğrayan kimsenin ise kalbindeki kin açığa çıkar ve münafıklığı açıkça görülür. İşte bu iki sınıf birbirinden elbette ayırt edilecektir. Bu, ilâhi hikmetin bir gereğidir. 30. “Eğer dileseydik onları sana elbette gösterirdik ve sen de onları simalarından” yüzlerinde adeta bir resimmiş gibi duran alâmetlerinden “tanırdın. Bununla beraber sen onları konuşma üsluplarından da kesinlikle tanırsın.” Yani kalplerinde olan mutlaka açığa çıkar ve istemeyerek dillerinden kaçırdıkları sözlerle durumları açıkça anlaşılır. Çünkü diller, kalp kazanının kepçeleridir. Onlar vasıtası ile kalplerde bulunan hayır ve şer açığa çıkar. “Allah (tüm) amellerinizi bilir.” ve yaptıklarınızın karşılığını sizlere verecektir. 31. Yüce Allah, kullarını kendisi ile sınadığı en büyük imtihanı söz konusu etmektedir ki bu, Allah yolunda cihaddır. “Andolsun Biz, içinizden cihad edenlerle sabredenleri ortaya çıkarıncaya ve gerçek durumlarınızı meydana koyuncaya kadar sizi” iman ve sabrınızı sınayarak “imtihan edeceğiz.” Allah’ın emrine uyup O’nun dinine yardımcı olmak ve dinini yüceltmek üzere Allah yolunda cihad eden kimse, gerçek mü’mindir. Bu hususta tembellik gösterenin bu hali, imanındaki bir eksiklikten kaynaklanır.

el-Muhtasar

-Ey Müminler!- And olsun ki sizleri; cihat, düşmana karşı savaş ve onları öldürmek ile imtihan edeceğiz. Ta ki sizden Allah yolunca cihat edenleri ve Allah'ın düşmanlarına karşı savaşta sabırlı olanları bilelim. Sizi imtihan ederek sizden sadık olanları ve yalancıları ortaya çıkaracağız.

İbn Kesîr — Tam metin

Andolsun ki; içinizden, cihad edenlerle sabredenleri belirleyinceye ve haberlerinizi açıklayıncaya kadar sizi imtihan edeceğiz.

Doğruluk Notu

Şerh metinleri, selef ve klasik tefsir geleneğine dayalı eğitim özetleridir; birebir alıntı değildir. Ayrıntı için asıl tefsir eserlerine bakınız.

← Tüm ayet şerhi
← Muhammed 47:30Muhammed 47:32 →

Bu site Allah rızası için yapılmıştır, hiçbir örgütle bir bağı ve sempatizanlığı yoktur ve hiçbirini desteklemez.

Ana Sayfaya Dön
Gizlilik·Kullanım Şartları·Telif ve İçerik·Künye·İletişim