İlim ve Hakikat

Tefsir

Mümin 40:47

Mümin 40:47

وَإِذْ يَتَحَاجُّونَ فِي النَّارِ فَيَقُولُ الضُّعَفَاءُ لِلَّذِينَ اسْتَكْبَرُوا إِنَّا كُنَّا لَكُمْ تَبَعًا فَهَلْ أَنتُم مُّغْنُونَ عَنَّا نَصِيبًا مِّنَ النَّارِ

Hele ateş içinde birbirlerini protesto ederlerken, zayıf olanlar, büyüklük taslayanlara: "Hani bizler size tabi idik. Şimdi siz bizden bir ateş nöbetini savabiliyor musunuz?" derler.

İbn Kesîr

Ateşin içinde birbirleriyle tartışırlarken güçsüzler, büyüklük taslayanlara derler ki: Doğrusu biz, size uymuştuk. Şimdi ateşin bir parçasını olsun bizden savabilir misiniz?

Sa'dî

47- Ateşin içinde birbirleriyle tartışacakları vakit zayıflar, büyüklük taslayanlara şöyle diyecekler:“Biz size uyan kimseler idik. Şimdi şu ateşin bir kısmını olsun bizden kaldırabilir misiniz?” 48- Büyüklük taslayanlar da diyecekler ki:“Biz, hepimiz o ateşin içindeyiz. Allah da kullar arasında hükmünü verdi.” 49- Ateşte olanlar cehennem bekçilerine diyecekler ki:“Rabbinize dua edin de bir gün olsun üzerimizdeki azabı hafifletsin.” 50- Bekçiler de diyecekler ki:“Peygamberleriniz size apaçık deliller getirmediler mi?” Onlar: “Evet” diyecekler. Bunun üzerine bekçiler: “O halde siz kendiniz dua edin.” diyecekler. Ne var ki kâfirlerin duası boşunadır. 47. Yüce Allah, cehennemliklerin kendi aralarındaki tartışmalarını, birbirlerini kınamalarını ve cehennemin bekçilerinden yardım istemelerini, ancak bunun hiçbir faydasının olmayacağını haber vermekte ve şöyle buyurmaktadır:“Ateşin içinde birbirleriyle tartışacakları vakit” tabiler, tabi oldukları kimselerin kendilerini aldattıklarını ileri sürecek, buna karşılık kendilerine uyulanlar da uyanlardan uzak olduklarını bildirecektir. “Zayıflar” tâbiler “büyüklük taslayanlara” hakka karşı büyüklenen ve kendisi sebebi ile büyüklük tasladıkları şeye davet eden önderlere “şöyle diyecekler: Biz size uyan kimseler idik.” Bizi siz azdırdınız, bizi saptıran sizlersiniz! Şirki ve kötülüğü siz bize güzel gösterdiniz. “Şimdi şu ateşin bir kısmını olsun” azıcık dahi olsa “bizden kaldırabilir misiniz?” 48. “Büyüklük taslayanlar” bu hususta âcizliklerini ve herkes hakkında ilâhî hükmün geçerliliğini açıklayarak “diyecekler ki: Biz, hepimiz o ateşin içindeyiz. Allah da kullar arasında hükmünü verdi” ve herkese azaptan payını ayırdı. Artık bu payda bir artış olmaz, ondan bir şey de eksiltilmez. Mutlak hakim olan Allah’ın verdiği hüküm asla değiştirilemez. 49. “Ateşte olanlar” hem büyüklük taslayan müstekbirler, hem de güçsüz olan zayıflar “cehennem bekçilerine diyecekler ki: Rabbinize dua edin de bir gün olsun üzerimizdeki azabı hafifletsin.” Belki böylelikle kısmen de olsa rahatlayabiliriz. 50. “Bekçiler de” onları azarlayarak ve kendilerinin şefaatçiliklerinin cehennemliklere hiçbir fayda sağlamayacağını, dua edecek olsalar dahi bu dualarının onlara hiçbir faydasının olmayacağını açıklayarak “diyecekler ki: Peygamberleriniz size apaçık deliller getirmediler mi?” Bunlarla siz hakkı, dosdoğru yolu, Allah’a neyin yakınlaştırdığını, O’ndan neyin uzaklaştırdığını açıkça öğrenmediniz mi? “Onlar: Evet diyecekler” bize apaçık deliller getirdiler. Allah’ın bize karşı en ileri derecedeki delilleri ortaya konuldu. Biz ise kendimize zulmettik. Apaçık ortaya çıkmasından sonra bile hakka karşı inatla direndik. Bunun üzerine cehennemdeki bekçiler, cehennemliklere dua etmekten, onlar için şefaat dilemekten uzak olduklarını belirterek “O halde siz kendiniz dua edin, diyecekler.” Peki, bu duanın herhangi bir faydası olacak mı, olmayacak mı? Yüce Allah, buna dair de şöyle buyurmaktadır:“Ne var ki kâfirlerin duası boşunadır.” Batıldır, hiçbir hükmü yoktur. Çünkü küfür, bütün amelleri boşa çıkartır ve duanın kabul edilmesine de engeldir.

el-Muhtasar

-Ey Resul- Ateş ehlinden kendilerine tabi olunanlar ile tabi olanların birbirleri ile tartıştıkları zamanı hatırla! Zayıf olanlar büyüklük taslayanlara şöyle derler: "Şüphesiz ki, dünyada iken sapıklıkta size uymuş kimselerdik. Şimdi Allah'ın azabının bir kısmını üstlenerek bizden giderebilir misiniz?"

İbn Kesîr — Tam metin

Ateşin içinde birbirleriyle tartışırlarken güçsüzler, büyüklük taslayanlara derler ki: Doğrusu biz, size uymuştuk. Şimdi ateşin bir parçasını olsun bizden savabilir misiniz?

Doğruluk Notu

Şerh metinleri, selef ve klasik tefsir geleneğine dayalı eğitim özetleridir; birebir alıntı değildir. Ayrıntı için asıl tefsir eserlerine bakınız.

← Tüm ayet şerhi
← Mümin 40:46Mümin 40:48 →

Bu site Allah rızası için yapılmıştır, hiçbir örgütle bir bağı ve sempatizanlığı yoktur ve hiçbirini desteklemez.

Ana Sayfaya Dön
Gizlilik·Kullanım Şartları·Telif ve İçerik·Künye·İletişim