← Mesele listesi Kabir Azabı عذاب القبر
Kabir azabı ve kabirde meleklerin sorgusu, Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat akidesinde sahih hadislere dayanan, sabit bir haktır. Bu mesele fıkhî bir ihtilaf değil, akidevî bir konudur — burada gösterilen düğüm ağı, Ehl-i Sünnet'in delillerini ve tarih boyunca bu konuda ortaya çıkmış marjinal bir inkâr görüşünü şeffaf biçimde nakleder. Bu inkâr, hiçbir zaman Mu'tezile mezhebinin geneline mal edilemeyecek, yalnızca birkaç isme mahsus kalmış bir görüştür — bu ayrım aşağıda özellikle korunmuştur.
Metin görünümüMesele Kabir Azabı عذاب القبر Muhkem Ölen kişinin kabirde iki melek tarafından sorguya çekilmesi ve durumuna göre azap veya nimet görmesi, sahih hadislerle sabit olan bir akide meselesidir.
Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat, kabir azabının ve nimetinin hak olduğunda icmâ etmiştir; bu konudaki hadisler İbn Teymiyye'nin de belirttiği gibi mütevatir seviyesindedir. Tarih boyunca bu icmânın dışına çıkan, yalnızca birkaç isimle sınırlı kalmış marjinal bir inkâr görüşü de kayıtlara geçmiştir.
Kavil Kabir Azabı Haktır عذاب القبر حق Muhkem Kabir Azabı → tafsil → Kabir Azabı Haktır
Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat — Sahâbe
Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat'e göre kabirde Münker ve Nekir adlı iki melek ölüyü sorguya çeker; mümin doğru cevap verir ve nimet görür, kâfir ve münafık ise şaşırır ve azap görür.
Bu görüş, sahâbe döneminden itibaren nakledilen çok sayıda hadise ve İbrâhîm sûresi 27. âyetin bu hadislerle birlikte yapılan tefsirine dayanır. Konu, klasik akide kitaplarında ehl-i sünnetin ayırt edici inanç esaslarından biri olarak yer alır.
Delil Enes bin Mâlik Rivayeti — Sorgu Melekleri Muhkem Enes bin Mâlik Rivayeti — Sorgu Melekleri → dayanak → Kabir Azabı Haktır
Enes bin Mâlik (r.a.) — Sahâbe
Hz. Peygamber, kul kabre konulup yakınları oradan ayrıldıktan sonra ona iki meleğin gelip "Bu adam (yani Muhammed) hakkında ne dersin?" diye soracağını haber vermiştir.
Bu rivayet Buhârî ve Müslim'de Katâde tarikiyle Enes bin Mâlik'ten (r.a.) nakledilir. İbn Teymiyye, kabirde ruhun bedene geri döndürülüp soru sorulmasına dair hadislerin mütevatir olduğunu belirtmiştir.
Kitap
Sahîh-i Buhârî — İmam Buhârî
Kitâbü'l-Cenâiz bölümü, Enes bin Mâlik rivayeti
Kitap
Sahîh-i Müslim — İmam Müslim
Kitâbü'l-Cenne ve sıfatü naîmihâ bölümü
Delil İbrâhîm Sûresi 27. Âyet Muhkem İbrâhîm Sûresi 27. Âyet → dayanak → Kabir Azabı Haktır
"Allah, iman edenleri dünya hayatında da âhirette de sabit sözle sağlamlaştırır" âyeti, Buhârî ve Müslim'deki rivayetlerde kabir sorgusuyla ilişkilendirilmiştir.
Âyetin bu şekilde tefsiri, sahâbeden nakledilen ve Buhârî ile Müslim'in kendi Sahîh'lerinde yer verdiği rivayetlere dayanır; âyet, kabirdeki sorguda müminin sabit sözle (kelime-i tevhid ve iman) desteklenmesi olarak anlaşılmıştır.
Kitap
Sahîh-i Buhârî — İmam Buhârî
İbrâhîm sûresi 27. âyetin tefsiri bahsi
يُثَبِّتُ اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا بِالْقَوْلِ الثَّابِتِ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَفِي الْآخِرَةِ
Sapma Kabir Azabının İnkârı إنكار عذاب القبر Merdûd Kabir Azabı Haktır → inhiraf → Kabir Azabının İnkârı (İcmâdan, yalnızca birkaç isme mahsus marjinal bir inkâra sapma)
Dırâr bin Amr ve Bişr el-Merîsî — Etbâu't-Tâbiîn
Dırâr bin Amr ve Bişr el-Merîsî, kabir azabını inkâr etmişlerdir. Bu görüş Mu'tezile mezhebinin geneline değil, yalnızca bu iki isme ve onlara tâbi çok küçük bir kesime mahsustur.
Mu'tezile'nin kendi klasik kaynakları dahi bu ayrımı nakleder: Kâdî Abdülcebbâr, kabir azabı meselesinde ümmetin çoğunluğu ile Mu'tezile arasında bir ihtilaf bulunmadığını, Dırâr bin Amr dışında buna muhalefet eden çıkmadığını belirtmiştir. Dırâr'ın ömrünün sonunda bu görüşünden vazgeçtiği de nakledilir. Bu düğüm, bir mezhebin tamamını haksız biçimde tek bir marjinal görüşle özdeşleştirmemek için kasten dar tutulmuştur.
Kitap
"Mu'tezile" maddesi, TDV İslâm Ansiklopedisi — Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Araştırmaları Merkezi (İSAM)
islamansiklopedisi.org.tr, "Mu'tezile" maddesi — kabir azabı meselesindeki konum