Fıkıh

Banka faizi ve mevduat

guncel-fetva

Riba yasağı ve zorunluluk alanı

Riba, Kur’an’da açıkça haram kılınmıştır: Allah alışverişi helâl, ribayı haram kıldı (Bakara 2:275). Faiz yiyenlere savaş ilanı (2:278–279) ve ribayı kat kat yemeyin (Âl-i İmrân 3:130) ayetleri, artışı şart koşulan borç ilişkisinin özünü hedef alır. Sünnette altın-gümüş ve ölçü-tartı mallarında fazlalıklı vadeli mübadele de riba kapsamına sokulur (Müslim, Müsâkât). Klasik banka mevduat faizi, anaparanın zamana bağlı artışıdır; cumhur ulema bunu riba sayar. Kredi kartında dönem sonunda ödenmeyen bakiyeye işleyen faiz de aynı kapsamdadır. Kartın faizsiz dönem içinde tamamen kapatılması, faiz işlemini engeller; bu, kartı mutlak helâl kılmaz ama ribaya düşmeyi önler. Maaşın faizci bankaya yatması çoğu yerde fiilî zorunluluktur. Hesabı yalnızca tahsilat ve harcama için tutup bakiyeyi mümkün olduğunca düşük bırakmak, faize bilerek razı olmamak anlamına gelir. Bankanın kendiliğinden yazdığı faiz, kazanç niyetiyle yenmez; birçok âlim bunu hayır yoluna, faizsiz altyapıya veya genel maslahata bırakmayı önerir — bu, helâl kazanç değil, şüpheli malın elden çıkarılmasıdır. Katılım bankası ve murâbaha modelleri isim benzerliğiyle otomatik helâl olmaz; sözleşmenin gerçek satış, risk paylaşımı ve faizsizlik şartlarını taşıyıp taşımadığına bakılır. Zorunluluk (zarûret) kapısı, keyfî tüketim kredisini açmaz. Kişisel yapı için ehil âlime danışınız. Faizden uzak durmak çoğu zaman hayat tarzını sadeleştirmeyi gerektirir: daha az borç, daha bilinçli harcama, mümkünse katılım finansını sözleşmeyle incelemek. Riba yasağı, ekonomik bir ayrıntı değil itikada bitişik bir itaattir; bu bilinç korunmadan küçük faiz meşrulaşır.

Detaylar

Mesele
Mevduat ve kredi faizi
Usul anahtarı
Riba nassı; zarûret istisnası dar yorumlanır
Delil zemini
Bakara 2:275–279; Âl-i İmrân 3:130; Müslim
Pratik
Faizsiz dönem kapatma; faiz gelirini yememe