Saydu'l-Hâtır'dan Seçmeler01 — IÂdâb ve Rekāik
Bir ânı bile boşa harcama
لا تضيع لحظة في غير قربة
ينبغي للإنسان أن يعرف شرف زمانه، وقدر وقته، فلا يضيع منه لحظة في غير قربة، ويقدم الأفضل فالأفضل من القول والعمل.
İnsanın, zamanının şerefini ve vaktinin kıymetini bilmesi gerekir. Ondan bir ânı bile, kendisini Allah'a yaklaştırmayan bir şeyde harcamamalı; sözün ve amelin en faziletlisini, sonra daha faziletlisini öne almalıdır.
ولتكن نيته في الخير قائمة من غير فتور بما لا يعجز عنه البدن من العمل، كما جاء في الحديث: "نية المؤمن خير من عمله".
Hayır niyeti, bedenin gücü yetmediği amellerde bile gevşemeden ayakta dursun. Nitekim hadiste geldiği gibi: "Mü'minin niyeti, amelinden hayırlıdır."
وقد كان جماعة من السلف يبادرون اللحظات، فنقل عن عامر بن عَبْدِ قَيْسٍ: أن رجلًا قال له: كلمني! فقال له: أمسك الشمس!
Seleften bir topluluk, ânları kovalarlardı. Âmir b. Abdikays'tan nakledilir: Bir adam ona "Benimle konuş" dedi. O da şöyle karşılık verdi: "Öyleyse güneşi tut."
وقال ابن ثابت البناني: ذهبت ألقن أبي، فقال: يا بني! دعني، فإني في وردي السادس.
İbn Sâbit el-Bünânî anlatır: Babama son telkini vermeye gittim. Bana dedi ki: "Yavrum, beni bırak; ben altıncı virdimdeyim."
ودخلوا على بعض السلف عند موته وهو يصلي، فقيل له، فقال: الآن تطوى صحيفتي.
Seleften birinin yanına, vefat ânında girdiler; namaz kılıyordu. Kendisine söylendiğinde: "Şimdi sahifem dürülüyor" dedi.
فإذا علم الإنسان -وإن بالغ في الجد- بأن الموت يقطعه عن العمل، عمل في حياته ما يدون له أجره بعد موته: فإن كان له شيء من الدنيا، وقف وقفًا، وغرس غرسًا، وأجرى نهرًا، ويسعى في تحصيل ذرية تذكر الله بعده، فيكون الأجر له، أو أن يصنف كتابًا في العلم؛ فإن تصنيف العالم ولده المخلد، وأن يكون عاملًا بالخير، عالمًا فيه، فينقل من فعله ما يقتدي الغير به؛ فذلك الذي لم يمت.
İnsan, gayrette ne kadar ileri giderse gitsin, ölümün kendisini amelden keseceğini bildiğinde, daha hayattayken ölümünden sonra da sevabı yazılacak işler yapar. Dünyalığı varsa bir vakıf kurar, bir ağaç diker, bir nehir akıtır; ardından kendisinden sonra Allah'ı anacak bir nesil yetiştirmeye çalışır ki sevabı ona ulaşsın. Yahut ilimde bir kitap telif eder — çünkü âlimin telifi, onun ölümsüz evladıdır. Bir de hayrı işleyen ve onu bilen biri olur; böylece yaptığından, başkalarının uyacağı bir iz kalır. İşte ölmemiş olan odur.
قَدْ مَاتَ قَوْمٌ وَهُمْ فِي النَّاسِ أحياءُ
Nice kavimler öldü ki, onlar insanlar arasında hâlâ diridir.