Saydu'l-Hâtır'dan Seçmeler02 — IIÂdâb ve Rekāik
Dünyanın âkıbetini düşünmek
التفكر في عواقب الدنيا
من تفكر في عواقب الدنيا، أخذ الحذر، ومن أيقن بطول الطريق، تأهب للسفر.
Dünyanın âkıbetini düşünen tedbirini alır; yolun uzunluğuna kesin inanan yolculuğa hazırlanır.
ما أعجب أمرك يا من يوقن بأمر ثم ينساه، ويتحقق ضرر حال ثم يغشاه، وتخشى الناس، والله أحق أن تخشاه!
Ne şaşılacak hâlin var, ey bir şeye kesin inanıp sonra onu unutan, bir hâlin zararını bilip sonra ona dalan! İnsanlardan korkuyorsun; oysa Allah, kendisinden korkulmaya daha lâyıktır.
تغلبك نفسك على ما تظن، ولا تغلبها على ما تستيقن!
Nefsin, ancak zannettiğin şeyde sana galip geliyor; sen ise kesin bildiğin şeyde ona galip gelemiyorsun!
أعجب العجائب: سرورك بغرورك، وسهوك في لهوك عما قد خُبِّئَ لك!
Şaşılacakların en şaşılacağı: aldanışınla sevinmen, ve senin için saklanmış olandan habersiz, oyun içinde oyalanman!
تغتر بصحتك، وتنسى دنو السقم، وتفرح بعافيتك غافلًا عن قرب الألم!
Sağlığınla aldanıyor, hastalığın yakınlığını unutuyorsun; âfiyetine seviniyor, acının yakınlığından gafil kalıyorsun!
لقد أراك مصرع غيرك مصرعك، وأبدى مضجع سواك قبل الممات مضجعك، وقد شغلك نيل لذاتك عن ذكر خراب ذاتك.
Başkasının düşüşü sana kendi düşüşünü gösterdi; bir başkasının yatağı, ölümden önce senin yatağını önüne serdi. Ama lezzetlerine ulaşman, kendi harabiyetini anmaktan seni alıkoydu.
كأنك لم تسمع بأخبار من مضى... ولم تر في الباقين ما يصنع الدهر
Sanki geçip gidenlerin haberlerini hiç işitmedin… ve geride kalanlarda zamanın ne yaptığını hiç görmedin.
فإن كنت لا تدري فتلك ديارهم... محاها مجال الريح بعدهم والقبر
Bilmiyorsan, işte onların diyarları… Onlardan sonra rüzgârın esişi ve kabir, onları sildi.
كم رأيت صاحب منزل ما نزل لحده حتى نزل! وكم شاهدت والي قصر وليه عدوه لما عزل!
Nice ev sahibi gördüm ki, kabrine inmeden inmedi! Nice saray vâlisi gördüm ki, azledilince düşmanı ona vâli oldu!
فيا من كل لحظة إلى هذا يسري، وفعله فعل من لا يفهم ولا يدري!
Ey her ânı buraya doğru akıp giden! Yaptığı ise, anlamayan ve bilmeyen bir kimsenin işi!
وكيف تنام العين وهي قريرةٌ... ولم تدر من أي المحلين تنزلُ؟
Göz nasıl gönlü rahat uyur… hangi iki yerden hangisine ineceğini bilmezken?