Peygamber’in ﷺ bir günü, mağribden mağribe tek bir kadranda. Saat kaçsa, kadranın o anına denk gelen rivayet karşınızda — her biri künyesiyle.
02:37
Vitir
gecenin son namazı
01 — I / XXII
TİLE PANEL · SECOND HALF 16TH CENTURY · THE MET · CC0
19:12Mağrib
Mağrib
günün ilk vakti
كُنَّا نُصَلِّي الْمَغْرِبَ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَيَنْصَرِفُ أَحَدُنَا وَإِنَّهُ لَيُبْصِرُ مَوَاقِعَ نَبْلِهِ
Akşam namazını, güneş battıktan sonra geciktirmeden kılardı. Sahâbe, namazdan çıktıklarında attıkları okun düştüğü yeri hâlâ seçebildiklerini anlatır. İslâmî günün başlangıcı da buradadır: yeni gün, güneşin batışıyla girer. Kadranın tepesinde bu yüzden mağrib durur.
Buhârî, Mevâkītü's-salâtMüslim, Mesâcid ve mevâzıu's-salât
02 — II / XXII
TİLE PANEL · SECOND HALF 16TH CENTURY · THE MET · CC0
Sofra hazırken namaza kalkılmamasını, önce yemeğin yenmesini bildirdi. Aç bir insanın aklı yemekte kalır; namaz ise huzur ister. Akşam yemeği, günün bu ilk aralığına düşerdi.
Bir gece yatsıyı geciktirdi; Ömer «Namaz! Kadınlar ve çocuklar uyudu» diye seslenince çıktı ve «Yeryüzünde bu namazı sizden başka bekleyen yok» dedi. O günlerde namaz yalnız Medine’de kılınıyordu; yatsıyı, şafağın kaybolmasıyla gecenin ilk üçte biri arasında kılarlardı.
Buhârî, Mevâkītü's-salâtMüslim, Mesâcid ve mevâzıu's-salâtNesâî, Salât
Berâ b. Âzib’e şunu öğretti: yatağa girmeden namaz abdesti gibi abdest almasını, sağ yanına uzanmasını, sonra «Allah’ım, kendimi sana teslim ettim, işimi sana bıraktım, sırtımı sana dayadım; senden kaçıp sığınılacak yer yine sensin» demesini. Bu sözleri günün son sözü yapanın, o gece ölürse fıtrat üzere öleceğini bildirdi.
Buhârî, Kitâbü'l-Vudû'Müslim, Zikir, dua, tevbe ve istiğfar
Yatağına girdiğinde iki avucunu birleştirir, İhlâs, Felak ve Nâs sûrelerini okuyup avuçlarına üfler, sonra elleriyle bedeninin ulaşabildiği yerlerini sıvazlardı; başından ve yüzünden başlardı. Âişe, gecenin evvelinde uyuyup âhirinde kalktığını, namaz kılıp yatağına döndüğünü anlatır.
Gecenin son üçte biri kaldığında Rabbimizin dünya semâsına indiğini ve «Bana dua eden yok mu, karşılık vereyim; benden isteyen yok mu, vereyim» buyurduğunu haber verdi. Kadranın en karanlık yeri, aynı zamanda en hareketli yeridir.
Âişe, gece namazını on bir rekattan fazla kılmadığını anlatır — ne Ramazan’da ne başka bir ayda. Dördünü öyle güzel ve uzun kılardı ki, Âişe tarif etmeye kalkışmaz. Ayakları şişene kadar ayakta durduğu olurdu; sebebi sorulunca «Şükreden bir kul olmayayım mı?» diye karşılık verdi.
Müslim, Salâtü'l-müsâfirînBuhârî, Teheccüd
08 — VIII / XXII
DADO PANEL · 10TH CENTURY · THE MET · CC0
02:37Gecenin son üçte biri
Vitir
gecenin son namazı
اجْعَلُوا آخِرَ صَلاَتِكُمْ بِاللَّيْلِ وِتْرًا
Gece namazının sonunun vitir olmasını bildirdi. Vitir «tek» demektir: gece namazı tek rekatla kapatılır. Ebû Hüreyre, kendisine uyumadan önce vitri kılmasını tavsiye ettiğini anlatır.
Şeytanın, uyuyan kişinin ensesine üç düğüm attığını bildirdi: kişi uyanıp Allah’ı anınca bir düğüm, abdest alınca bir düğüm, namaz kılınca üçüncüsü çözülür. Kendisi uyandığında «Bizi öldürdükten sonra dirilten Allah’a hamdolsun» derdi.
Buhârî, TeheccüdMüslim, Salâtü'l-müsâfirîn
10 — X / XXII
WATER PİPE BASE · LATE 17TH CENTURY · THE MET · CC0
04:50Fecr
Abdest ve misvak
günün ilk temizliği
كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِذَا قَامَ مِنَ اللَّيْلِ يَشُوصُ فَاهُ بِالسِّوَاكِ
Geceleyin kalktığında ağzını misvakla (diş temizliğinde kullanılan ağaç dalı) ovardı. Misvak için «Ümmetime zor gelmeseydi, her namazda misvak kullanmalarını isterdim» dedi. Ardından abdest alırdı.
Nâfile namazların hiçbirine, fecrin iki rekatına gösterdiği kadar özen göstermezdi. Bu iki rekat için «Dünyadan ve dünyadaki her şeyden daha hayırlıdır» dedi. Kadrandaki en küçük dilimlerden biri; nakle göre ağırlığı en büyük olanlardan.
Müslim, Salâtü'l-müsâfirînBuhârî, Teheccüd
12 — XII / XXII
BOWL · LATE 13TH–EARLY 14TH CENTURY · THE MET · CC0
05:24Fecr
Sabah namazı
ortalık ağarırken
كُنَّ نِسَاءُ الْمُؤْمِنَاتِ يَشْهَدْنَ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلاَةَ الْفَجْرِ مُتَلَفِّعَاتٍ بِمُرُوطِهِنَّ، ثُمَّ يَنْقَلِبْنَ إِلَى بُيُوتِهِنَّ حِينَ يَقْضِينَ الصَّلاَةَ، لاَ يَعْرِفُهُنَّ أَحَدٌ مِنَ الْغَلَسِ
Sabah namazını ortalık henüz alacakaranlıkken kılardı. Namazdan çıkan kadınlar örtülerine sarınmış hâlde dönerler, karanlıktan tanınmazlardı. Bu namazda altmış ile yüz âyet arası okuduğu nakledilir — günün en uzun kıraati buradadır.
Buhârî, Mevâkītü's-salâtMüslim, Mesâcid ve mevâzıu's-salâtNesâî, Mevâkīt
Sabah namazını kıldıktan sonra güneş iyice yükselene kadar bulunduğu yerde otururdu. Câbir b. Semüre, bu oturuşta bağdaş kurduğunu anlatır. Günün ilk saati konuşmayla değil, anmakla açılırdı.
Müslim, Mesâcid ve mevâzıu's-salâtTirmizî, eş-Şemâilü’l-Muhammediyye
Güneşin doğduğu ve battığı anlarda namaz kılınmasını hoş görmediği nakledilir. Güneş bir mızrak boyu yükselip ışığının keskinliği gidene kadar beklenirdi. Kadranda bu iki nokta kısa birer aralıktır: gün, ondan sonra yeniden namaza açılır.
أَوْصَانِي خَلِيلِي صلى الله عليه وسلم بِثَلاَثٍ صِيَامِ ثَلاَثَةِ أَيَّامٍ مِنْ كُلِّ شَهْرٍ، وَرَكْعَتَىِ الضُّحَى، وَأَنْ أُوتِرَ قَبْلَ أَنْ أَنَامَ
Güneş iyice yükseldikten sonraki bu vakitte kuşluk namazı kıldığı nakledilir. Ebû Hüreyre, kendisine üç şey tavsiye ettiğini anlatır: her aydan üç gün oruç, kuşluğun iki rekatı ve uyumadan önce vitir kılmak.
Konuşurken sözlerini ayıra ayıra söylerdi; sayan biri sayacak olsa sayabilirdi diye nakledilir. Aceleyle birbirine karışan bir konuşma değil, dinleyenin tutabileceği bir konuşma. Kadranın bu dilimi, günün insanların arasında geçen bölümüdür.
Buhârî, MenâkıbTirmizî, eş-Şemâilü’l-Muhammediyye
17 — XVII / XXII
PANEL FRAGMENT · LAST QUARTER 10TH CENTURY · THE MET · CC0
Kaylûle (öğleye yakın kısa bir uyku) günün ortasına düşerdi. Sehl b. Sa‘d, cuma namazından önce ne öğle uykusuna yattıklarını ne de öğle yemeği yediklerini anlatır — ikisi de namazdan sonraydı.
Buhârî, Cum‘aMüslim, Cum‘a
18 — XVIII / XXII
PERİOD ROOM · DATED 1119 AH/1707 CE · THE MET · CC0
Öğleyi, güneş tepe noktasından batıya kaydıktan sonra kılardı. Sıcak şiddetlendiğinde ise namazın serinliğe bırakılmasını bildirdiği nakledilir; sıcağın şiddeti cehennemin nefesine benzetilmiştir.
Buhârî, Mevâkītü's-salâtMüslim, Mesâcid
19 — XIX / XXII
TİLE · 13TH CENTURY · THE MET · CC0
14:18Zeval
Ev hâli
öğle ile ikindi arası
كَانَ يَكُونُ فِي مِهْنَةِ أَهْلِهِ ـ تَعْنِي خِدْمَةَ أَهْلِهِ ـ فَإِذَا حَضَرَتِ الصَّلاَةُ خَرَجَ إِلَى الصَّلاَةِ
Âişe’ye evinde ne yaptığı sorulduğunda «Ailesinin işini görürdü» dedi; ev işlerinde yardım ederdi demek istiyordu. «Namaz vakti gelince de namaza çıkardı.» Dışarıdaki hâli ile evdeki hâli arasında bir kopukluk yoktu.
«İkindiden önce dört rekat kılana Allah rahmet etsin» dedi. Hz. Ali’ye Peygamber’in ﷺ nâfile namazları sorulduğunda, ikindiden önce kıldığı dört rekatı da saydı.
Tirmizî, SalâtNesâî, İmâme
21 — XXI / XXII
TİLE PANEL · 16TH–17TH CENTURY · THE MET · CC0
16:28İkindi
İkindi
günün son üçte biri
كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي الْعَصْرَ وَالشَّمْسُ مُرْتَفِعَةٌ حَيَّةٌ، فَيَذْهَبُ الذَّاهِبُ إِلَى الْعَوَالِي فَيَأْتِيهِمْ وَالشَّمْسُ مُرْتَفِعَةٌ، وَبَعْضُ الْعَوَالِي مِنَ الْمَدِينَةِ عَلَى أَرْبَعَةِ أَمْيَالٍ أَوْ نَحْوِهِ
İkindiyi güneş hâlâ yüksek ve parlakken kılardı; namazdan çıkan biri Medine’nin dışındaki mahallelere gidip dönebilirdi. Bu namazın kaçırılmaması konusunda ayrı bir vurgu yaptığı nakledilir.
Buhârî, Mevâkītü's-salâtMüslim, Mesâcid ve mevâzıu's-salâtNesâî, Mevâkīt
22 — XXII / XXII
TİLE PANEL · FİRST HALF 17TH CENTURY · THE MET · CC0
Akşama girince şöyle derdi: «Akşama erdik, mülk de Allah’ın olarak akşama erdi. Hamd Allah’a mahsustur. O’ndan başka ilâh yoktur; tektir, ortağı yoktur.» Kadranın turu burada tamamlanır: gün mağribde başlamıştı, yine mağribde kapanır.
Müslim, Zikir, dua, tevbe ve istiğfarKur’ân-ı Kerîm, Kāf 39