KavâidNiyet ve Maksat1. kāide, toplam 22
Umûr Maksatlarına Göredir
Bir işin hükmü, o işi yapanın maksadına göre belirlenir.
Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, Kavâid-i KülliyyeAhmed Cevdet Paşa başkanlığındaki Mecelle Cemiyetimadde 2Metin
الْأُمُورُ بِمَقَاصِدِهَا
el-umûru bi-makāsıdihâ

Şerh
Mecelle’nin ikinci maddesi bunu Türkçe olarak «Bir işten maksad ne ise hüküm ana göredir» diye kayda geçirir. Kāidenin dayanağı, Buhârî’nin Sahîh’ini kendisiyle açtığı «Ameller ancak niyetlere göredir» hadîsidir.
Süyûtî, el-Eşbâh ve’n-nezâir’de bütün fıkhın döndüğü beş külli kāideden ilki olarak bunu sayar. Kapsamı yalnız ibadetler değildir: aynı fiil, maksadı değiştikçe muâmelâtta da başka bir isim ve başka bir hüküm alır.
Kāidenin pratik gücü şuradadır: iki insan tıpatıp aynı hareketi yapar — biri emanet almış, öteki gasbetmiş olur. Fiili ayıran, elin hareketi değil kalbin kasdıdır.
Kāidenin işlemesi için
- Maksadın fiile bitişik olması; sonradan gelen pişmanlık geçmiş fiilin hükmünü değiştirmez.
- Maksadın söz veya karîne gibi meşrû bir yolla anlaşılabilir olması.
- Fiilin kendisinin meşrû olması; iyi niyet haramı helâle çevirmez.
Kāide burada işlemez3 istisna
İstisnalar
- Kādî zâhire göre hükmeder, kalbi yarıp niyet aramaz. Bu yüzden kāide kazâen değil diyâneten işler: kişi Allah katında mesul olabilir, mahkemede beraat edebilir.
- Cumhûra göre talâk, nikâh ve îtâk gibi bazı tasarruflarda şaka ile ciddiyet aynı sayılır — burada maksat hükmü kaldırmaz.
- İyi maksat, haram bir vesîleyi meşrûlaştırmaz: çalınan malla sadaka vermek sadaka olmaz.
Tatbik vakaları
Yerden alınan para
- Durum
- Bir kimse yolda düşmüş bir cüzdan bulur ve cebine koyar.
- Devreye giren kāide
- Fiil ikisinde de aynıdır: parayı yerden alıp cebe koymak. Hükmü ayıran maksattır.
- Sonuç
- Sahibini arayıp iade etmek üzere aldıysa fiil lukatadır ve korumakla mükelleftir; sahiplenmek üzere aldıysa gasb hükmündedir ve zimmetine geçer.
Memura verilen hediye
- Durum
- Bir iş sahibi, işini gören kamu görevlisine değerli bir hediye takdim eder.
- Devreye giren kāide
- Verilen şey isim olarak «hediye»dir; hüküm ise verenin ve alanın maksadına bakar.
- Sonuç
- Maksat karşılıksız ikram ise hibe, işin gördürülmesi veya hızlandırılması ise rüşvettir. Adı değişmemiştir, hükmü değişmiştir.
Şaka ile söylenen talâk
- Durum
- Bir kimse eşine, ciddi olmadığını söyleyerek boşanma lafzını sarf eder.
- Devreye giren kāide
- Burada kāide sınırına çarpar: maksat «şaka» olduğu hâlde cumhûr lafzı yürürlükte sayar.
- Sonuç
- Cumhûra göre talâk vâki olur; maksat, bu üç tasarrufta hükmü kaldırmaz.
İhtilaf notuCumhûrun dayanağı, «üç şey vardır ki ciddisi de ciddi, şakası da ciddidir: nikâh, talâk ve ricat» rivayetidir (Tirmizî, Talâk 9 — hasen sayılmıştır). Bazı âlimler ise lafzı hiç kastetmeyen kimsenin durumunu ayrı değerlendirmiştir.
Kaynakça
- Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, Kavâid-i Külliyye, madde 2 — Ahmed Cevdet Paşa başkanlığındaki Mecelle Cemiyeti
- Görsel: The Metropolitan Museum of Art · CC0
Bu sayfa eğitim amaçlı bir özettir, fetvâ değildir. Kāidenin nasıl işlediğini gösterir; belirli bir olay hakkında hüküm vermez. Mezhepler arasında ihtilaf bulunan yerlerde bu ihtilaf «İhtilaf notu» olarak işaretlenmiştir. Amelî bir mesele için ehline ve birincil kaynaklara müracaat ediniz.