KAVÂİD000 / 22

Usûl22 Kāide · 66 Vaka

Kavâid

Fıkhın tek tek meselelerini değil, o meseleleri üreten kāideleri okuyun. Her kāidenin Arapça metni, künyesi, işlemesi için gereken şartları ve — en önemlisi — İŞLEMEDİĞİ yerler yanındadır.

Çini mozaik mihrap; kemer alnında ve bordürlerinde âyet kitâbeleri.

Niyet ve Maksat

Bir fiilin hükmü, görünüşünden önce ardındaki kasda bakılarak verilir.

1. kāide, toplam 22

Umûr Maksatlarına Göredir

الْأُمُورُ بِمَقَاصِدِهَا

el-umûru bi-makāsıdihâ

Bir işin hükmü, o işi yapanın maksadına göre belirlenir.

Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, Kavâid-i KülliyyeAhmed Cevdet Paşa başkanlığındaki Mecelle Cemiyetimadde 2Şerh, şartlar ve 3 vaka →

Umûr Maksatlarına Göredir — vakalar

Vaka 1/3Umûr Maksatlarına Göredir

Yerden alınan para

I Durum

Bir kimse yolda düşmüş bir cüzdan bulur ve cebine koyar.

II Devreye giren kāide

Fiil ikisinde de aynıdır: parayı yerden alıp cebe koymak. Hükmü ayıran maksattır.

III Sonuç

Sahibini arayıp iade etmek üzere aldıysa fiil lukatadır ve korumakla mükelleftir; sahiplenmek üzere aldıysa gasb hükmündedir ve zimmetine geçer.

Kāide burada işlemezI

Umûr Maksatlarına Göredir — istisnalar

  • Kādî zâhire göre hükmeder, kalbi yarıp niyet aramaz. Bu yüzden kāide kazâen değil diyâneten işler: kişi Allah katında mesul olabilir, mahkemede beraat edebilir.
  • Cumhûra göre talâk, nikâh ve îtâk gibi bazı tasarruflarda şaka ile ciddiyet aynı sayılır — burada maksat hükmü kaldırmaz.
  • İyi maksat, haram bir vesîleyi meşrûlaştırmaz: çalınan malla sadaka vermek sadaka olmaz.
2. kāide, toplam 22

Ukūdda İtibar Maksada

الْعِبْرَةُ فِي الْعُقُودِ لِلْمَقَاصِدِ وَالْمَعَانِي لَا لِلْأَلْفَاظِ وَالْمَبَانِي

el-ibretü fi’l-ukūdi li’l-makāsıdi ve’l-meânî lâ li’l-elfâzi ve’l-mebânî

Sözleşmede geçerli olan tarafların gerçek maksadıdır, seçtikleri kalıp değil.

Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, Kavâid-i KülliyyeAhmed Cevdet Paşa başkanlığındaki Mecelle Cemiyetimadde 3Şerh, şartlar ve 3 vaka →

Ukūdda İtibar Maksada — vakalar

Vaka 1/3Ukūdda İtibar Maksada

Adı hibe, kendisi satış

I Durum

Taraflar bir malı «hibe» adıyla devrederler, fakat sözleşmede karşı tarafın ödeyeceği bir bedel de kararlaştırılmıştır.

II Devreye giren kāide

Akdin adı değil, unsurları esas alınır: bedel varsa akit satıştır.

III Sonuç

Akde satış hükümleri uygulanır; hibeye mahsus hükümler (ör. rücû) değil, satışa mahsus hükümler (ör. ayıp muhayyerliği) işler.

Kāide burada işlemezII

Ukūdda İtibar Maksada — istisnalar

  • Maksat tespit edilemiyorsa hâkim lafzın zâhirine döner — «maksada bakılır» demek, «lafız hiç yoktur» demek değildir.
  • İbadetlerde bu kāide muâmelâttaki gibi geniş işlemez; ibadetin şekli çoğu zaman maksadın kendisidir.

Yakîn ve Şek

Kesin bilinen, şüpheyle bozulmaz; aslın devamı esastır.

3. kāide, toplam 22

Yakîn Şek ile Zâil Olmaz

الْيَقِينُ لَا يَزُولُ بِالشَّكِّ

el-yakīnu lâ yezûlü bi’ş-şekk

Kesin olarak bilinen bir hâl, sonradan doğan şüpheyle ortadan kalkmaz.

Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, Kavâid-i KülliyyeAhmed Cevdet Paşa başkanlığındaki Mecelle Cemiyetimadde 4Şerh, şartlar ve 3 vaka →

Yakîn Şek ile Zâil Olmaz — vakalar

Vaka 1/3Yakîn Şek ile Zâil Olmaz

Abdest şüphesi

I Durum

Kişi abdest aldığını kesin biliyor, sonra abdestinin bozulup bozulmadığında tereddüde düşüyor.

II Devreye giren kāide

Kesin olan abdestin varlığı, şüpheli olan bozulmasıdır.

III Sonuç

Abdestli sayılır; yeniden almak gerekmez.

Kāide burada işlemezIII

Yakîn Şek ile Zâil Olmaz — istisnalar

  • Bazı bablarda ihtiyat esas alınır ve şüphe hükme etki eder — nesep, hadler ve kısasta şüphe lehe yorumlanır.
  • Aslın ne olduğu belli değilse kāide dayanaksız kalır; önce «asıl» tespit edilmelidir.
4. kāide, toplam 22

Aslolan Hâlin Devamıdır

الْأَصْلُ بَقَاءُ مَا كَانَ عَلَى مَا كَانَ

el-aslu bekāu mâ kâne alâ mâ kân

Bir şeyin bulunduğu hâl üzere devam ettiği kabul edilir; değiştiğini iddia eden ispatlar.

Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, Kavâid-i KülliyyeAhmed Cevdet Paşa başkanlığındaki Mecelle Cemiyetimadde 5Şerh, şartlar ve 3 vaka →

Aslolan Hâlin Devamıdır — vakalar

Vaka 1/3Aslolan Hâlin Devamıdır

Kaybolan kimse (mefkūd)

I Durum

Bir kimseden uzun süredir haber alınamamaktadır; öldüğüne dair bir delil de yoktur.

II Devreye giren kāide

Hayatta olduğu kesin bilinen bir kimsenin bu hâli, aksi sabit olana kadar sürer.

III Sonuç

Hayatta kabul edilir: malı mirasçılara paylaştırılmaz, nikâhı kendiliğinden sona ermez.

İhtilaf notuNe kadar süre sonra ölüme hükmedileceğinde mezhepler farklı süreler benimsemiştir; bu bir istishâb ihtilafı değil, karînenin ne zaman kesinliğe dönüştüğü ihtilafıdır.

Kāide burada işlemezIV

Aslolan Hâlin Devamıdır — istisnalar

  • İstishâb yeni bir hak kurmaz, yalnız mevcudu sürdürür. Hanefîlerde bu, «def‘ için hüccettir, ispat için değildir» diye formüle edilir.
  • Şer‘î bir nass durumu değiştirmişse istishâb geçersizdir; örfün veya nassın belirlediği süreler istishâbı keser.
5. kāide, toplam 22

Aslolan Berâet-i Zimmettir

الْأَصْلُ بَرَاءَةُ الذِّمَّةِ

el-aslu berâetü’z-zimme

Kimse aksi ispatlanmadıkça borçlu veya suçlu sayılmaz.

Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, Kavâid-i KülliyyeAhmed Cevdet Paşa başkanlığındaki Mecelle Cemiyetimadde 8Şerh, şartlar ve 3 vaka →

Aslolan Berâet-i Zimmettir — vakalar

Vaka 1/3Aslolan Berâet-i Zimmettir

Senetsiz alacak

I Durum

Bir kimse başkasından alacaklı olduğunu iddia eder; elinde ne senet ne şahit vardır, karşı taraf borcu inkâr eder.

II Devreye giren kāide

Aslolan, inkâr edenin zimmetinin boş olmasıdır.

III Sonuç

İddia sahibi delil getiremezse, inkâr edenin yeminiyle dava reddedilir.

Kāide burada işlemezV

Aslolan Berâet-i Zimmettir — istisnalar

  • Karîneler zimmeti meşgul edebilir: emanetçi veya müstecir gibi malı elinde bulunduran kimse, bazı hâllerde tazminden kurtulmak için kendisi ispat eder.
  • Kāide, ahlâkî sorumluluğu değil hukukî ispatı düzenler — mahkemede beraat, Allah katında berâet demek değildir.
6. kāide, toplam 22

Eşyada Aslolan İbâhadır

الْأَصْلُ فِي الْأَشْيَاءِ الْإِبَاحَةُ

el-aslu fi’l-eşyâi’l-ibâha

Eşya ve âdetlerde asıl serbestliktir; yasaklamak için delil gerekir.

el-Eşbâh ve’n-nezâirCelâleddin es-SüyûtîŞerh, şartlar ve 3 vaka →

Eşyada Aslolan İbâhadır — vakalar

Vaka 1/3Eşyada Aslolan İbâhadır

Yeni bir gıda katkısı

I Durum

Piyasaya, klasik kaynaklarda hiç geçmeyen bitkisel bir katkı maddesi çıkar.

II Devreye giren kāide

Yiyecek eşya kapsamındadır; asıl serbestliktir.

III Sonuç

Haram bir muhtevâ (sarhoş edici madde, necis kaynak, zarar) tespit edilmedikçe kullanımı serbesttir; araştırma bu üç başlıkta yapılır.

Kāide burada işlemezVI

Eşyada Aslolan İbâhadır — istisnalar

  • İbadetlerde kāide tersine döner: asıl, delille sabit olmadıkça meşrû olmamaktır. Yeni bir ibadet şekli «yasaklayan delil yok» denilerek meşrûlaştırılamaz.
  • Nesep, nikâh ve et konusunda bazı âlimler ihtiyatı esas alıp aslın ibâha olmadığını söylemiştir.
  • Bir şeyin aslen mubah olması, onu yapmanın her durumda mubah kalacağı anlamına gelmez; zarar veya sedd-i zerâi‘ devreye girebilir.

Zarûret ve Meşakkat

Daralan yer genişler; ama genişleme daralmanın ölçüsünü aşmaz.

7. kāide, toplam 22

Meşakkat Teysîri Celbeder

الْمَشَقَّةُ تَجْلِبُ التَّيْسِيرَ

el-meşakkatü teclibü’t-teysîr

Olağanın üstünde bir zorluk doğduğunda, hüküm kolaylık yönüne çevrilir.

Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, Kavâid-i KülliyyeAhmed Cevdet Paşa başkanlığındaki Mecelle Cemiyetimadde 17Şerh, şartlar ve 3 vaka →

Meşakkat Teysîri Celbeder — vakalar

Vaka 1/3Meşakkat Teysîri Celbeder

Yolcunun namazı

I Durum

Bir kimse fıkhen «sefer» sayılan bir mesafeye yolculuğa çıkar.

II Devreye giren kāide

Yolculuk, mu‘tâd üstü bir meşakkat sayılmış ve buna bağlı ruhsat nassla belirlenmiştir.

III Sonuç

Dört rekâtlı farzlar iki rekâta indirilir.

İhtilaf notuKısaltmanın azîmet mi ruhsat mı olduğu ihtilaflıdır: Hanefîlerde yolcu için kasr azîmettir (tam kılmak hilâf-ı sünnettir), Şâfiîlerde ruhsattır ve tam kılmak da caizdir.

Kāide burada işlemezVII

Meşakkat Teysîri Celbeder — istisnalar

  • İbadete mülâzım meşakkat ruhsat doğurmaz: orucun açlığı, sabah namazının uykusu, abdest suyunun serinliği bu kabildendir.
  • Meşakkat ortadan kalkınca ruhsat da kalkar; ruhsat kalıcı bir hakka dönüşmez.
  • Had ve kısas gibi cezaların düşürülmesinde bu kāide değil, şüphe kāidesi işler.
8. kāide, toplam 22

Bir İş Daraldıkta Genişler

إِذَا ضَاقَ الْأَمْرُ اتَّسَعَ

izâ dâka’l-emru’ttesea

Uygulama imkânsız hâle geldiğinde hükmün alanı genişletilir.

Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, Kavâid-i KülliyyeAhmed Cevdet Paşa başkanlığındaki Mecelle Cemiyetimadde 18Şerh, şartlar ve 3 vaka →

Bir İş Daraldıkta Genişler — vakalar

Vaka 1/3Bir İş Daraldıkta Genişler

Kaçınılmaz az necâset

I Durum

Sokakta yürüyen kimsenin elbisesine, ayrıntısı fark edilmeyecek kadar az bir bulaşma olması ihtimali her zaman vardır.

II Devreye giren kāide

Bu durumdan tamamen kaçınmak insanların tamamı için imkânsızdır — umûmü’l-belvâ.

III Sonuç

Görülmeyen ve tespit edilemeyen bu miktar affedilir; her çıkışta elbise değiştirmek gerekmez.

Kāide burada işlemezVIII

Bir İş Daraldıkta Genişler — istisnalar

  • Darlık geçtiğinde genişlik de kalkar; ruhsat, sebebine bağlı olarak yaşar ve ölür.
  • Kişi darlığı kendi eliyle meydana getirmişse kāideye sığınamaz.
9. kāide, toplam 22

Zarûretler Mahzurları Mübah Kılar

الضَّرُورَاتُ تُبِيحُ الْمَحْظُورَاتِ

ed-darûrâtü tübîhu’l-mahzûrât

Hayatî bir tehlike varsa yasak, o tehlikeyi giderecek ölçüde geçici olarak kalkar.

Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, Kavâid-i KülliyyeAhmed Cevdet Paşa başkanlığındaki Mecelle Cemiyetimadde 21Şerh, şartlar ve 3 vaka →

Zarûretler Mahzurları Mübah Kılar — vakalar

Vaka 1/3Zarûretler Mahzurları Mübah Kılar

Açlıktan ölüm tehlikesi

I Durum

Çölde kalan kimsenin önünde yalnızca leş vardır ve başka hiçbir yiyecek yoktur.

II Devreye giren kāide

Canın telefi kesindir; helâl alternatif yoktur.

III Sonuç

Ölmeyecek kadar yemesi mübahtır; doyuncaya kadar yemesi kāidenin dışındadır.

Kāide burada işlemezIX

Zarûretler Mahzurları Mübah Kılar — istisnalar

  • Masum bir cana kıymak hiçbir zarûretle mübah olmaz; kendi hayatını kurtarmak için başkasını öldürmek kāidenin dışındadır.
  • Zarûret, başkasının hakkını iptal etmez (Mecelle m. 33). Açlıktan ölmek üzere olan kimse başkasının malını yiyebilir, fakat bedelini öder.
  • Cumhûra göre zinâ, zarûret gerekçesiyle mübah hâle gelmez.
10. kāide, toplam 22

Zarûretler Miktarınca Takdir Olunur

الضَّرُورَاتُ تُقَدَّرُ بِقَدَرِهَا

ed-darûrâtü tükadderu bi-kaderihâ

Zarûretin açtığı kapı, zarûretin bittiği yerde kapanır.

Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, Kavâid-i KülliyyeAhmed Cevdet Paşa başkanlığındaki Mecelle Cemiyetimadde 22Şerh, şartlar ve 3 vaka →

Zarûretler Miktarınca Takdir Olunur — vakalar

Vaka 1/3Zarûretler Miktarınca Takdir Olunur

Ne kadar yenir?

I Durum

Açlıktan ölmek üzere olan kimse leşten yemeye başlar.

II Devreye giren kāide

Ruhsatın ölçüsü, tehlikeyi bertaraf edecek asgarî miktardır.

III Sonuç

Ölümü savacak kadar yer; azığını doldurmak veya doyuncaya kadar yemek bu ruhsata dâhil değildir.

Kāide burada işlemezX

Zarûretler Miktarınca Takdir Olunur — istisnalar

  • Ölçü belirlenemiyorsa ihtiyata gidilir — belirsizlik, genişlik lehine değil darlık lehine yorumlanır.
  • Zarûret süreklileşirse mesele artık zarûret değil hâcet başlığında ele alınır ve şartları değişir.
11. kāide, toplam 22

Hâcet Zarûret Menzilesindedir

الْحَاجَةُ تَنْزِلُ مَنْزِلَةَ الضَّرُورَةِ عَامَّةً كَانَتْ أَوْ خَاصَّةً

el-hâcetü tenzilü menzilete’d-darûra, âmmeten kânet ev hâssa

Yaygın bir ihtiyaç, zarûret gibi işlem görüp kıyasa aykırı çözümlere kapı açabilir.

Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, Kavâid-i KülliyyeAhmed Cevdet Paşa başkanlığındaki Mecelle Cemiyetimadde 32Şerh, şartlar ve 3 vaka →

Hâcet Zarûret Menzilesindedir — vakalar

Vaka 1/3Hâcet Zarûret Menzilesindedir

Selem akdi

I Durum

Çiftçi hasat öncesi nakde muhtaçtır; alıcı parayı peşin verip malı hasatta almak ister. Kıyasa göre mevcut olmayan malın satışı caiz değildir.

II Devreye giren kāide

İnsanların bu akde yaygın ihtiyacı, kıyasın gereğinden ayrılmayı meşrû kılmıştır.

III Sonuç

Selem, şartları (cins, vasıf, miktar, vade ve peşin bedel) belirlenmek kaydıyla meşrû kabul edilir.

Kāide burada işlemezXI

Hâcet Zarûret Menzilesindedir — istisnalar

  • Hâcet, açık bir haramı helâl kılmaz — yalnız kıyasın gereğinden ayrılmaya, yani bir istisnaya imkân verir.
  • Kişisel konfor ve alışkanlık hâcet sayılmaz; ölçü, giderilmediğinde doğacak ciddi sıkıntıdır.

Zarar ve Sedd-i Zerâi‘

Zarar giderilir; zarara götüren yollar da kapatılır.

12. kāide, toplam 22

Zarar İzâle Olunur

الضَّرَرُ يُزَالُ

ed-dararu yüzâl

Meydana gelmiş bir zarar, hukuken ortadan kaldırılır.

Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, Kavâid-i KülliyyeAhmed Cevdet Paşa başkanlığındaki Mecelle Cemiyetimadde 20Şerh, şartlar ve 3 vaka →

Zarar İzâle Olunur — vakalar

Vaka 1/3Zarar İzâle Olunur

Ayıplı mal

I Durum

Satın alınan malda, akit sırasında bilinmeyen bir kusur ortaya çıkar.

II Devreye giren kāide

Alıcının uğradığı zarar, akit dengesini bozmuştur ve giderilmelidir.

III Sonuç

Alıcıya ayıp muhayyerliği tanınır: dilerse akdi fesheder, dilerse bedelden indirim ister.

Kāide burada işlemezXII

Zarar İzâle Olunur — istisnalar

  • Zarar, kendi misliyle giderilmez (Mecelle m. 25): bir kimsenin zararını, aynı ağırlıkta bir zararı başkasına yükleyerek çözmek caiz değildir.
  • Kadîm olan bir hâl, sırf rahatsızlık verdiği için zarar sayılıp kaldırılmaz (Mecelle m. 6–7); ölçü, hukuken zarar sayılacak somut bir etkidir.
13. kāide, toplam 22

Zarar ve Mukābele biz-Zarar Yoktur

لَا ضَرَرَ وَلَا ضِرَارَ

lâ darara ve lâ dırâr

Ne başlangıçta zarar vermek vardır, ne de zarara zararla karşılık vermek.

el-Erbaûne’n-Neveviyye, 32. hadîsYahyâ b. Şeref en-NevevîŞerh, şartlar ve 3 vaka →

Zarar ve Mukābele bi’z-Zarar Yoktur — vakalar

Vaka 1/3Zarar ve Mukābele bi’z-Zarar Yoktur

Semüre’nin hurma ağacı

I Durum

Semüre b. Cündeb’in bir hurma ağacı, başka bir sahâbînin bahçesi içindeydi; ağaca bakmaya girip çıkması ev halkını rahatsız ediyordu.

II Devreye giren kāide

Hak sahibi olmak, o hakkı kullanırken başkasına zarar verme yetkisi vermez.

III Sonuç

Rivayete göre Peygamber ﷺ önce ağacı satmasını, sonra bağışlamasını teklif etti; kabul etmeyince ağacın sökülmesini emretti (Ebû Dâvûd, Akdiye 31).

Kāide burada işlemezXIII

Zarar ve Mukābele bi’z-Zarar Yoktur — istisnalar

  • Meşrû müdafaa ve hakkın kazâ yoluyla alınması «zararla mukābele» sayılmaz.
  • Kısas ve tazmin gibi nassla belirlenmiş karşılıklar bu yasağın dışındadır; onlar zarar değil, adaletin icrâsıdır.
14. kāide, toplam 22

Eşed Zarar Ehaf ile İzâle Olunur

الضَّرَرُ الْأَشَدُّ يُزَالُ بِالضَّرَرِ الْأَخَفِّ

ed-dararu’l-eşeddü yüzâlü bi’d-darari’l-ehaff

İki zarar çatıştığında ağır olanı önlemek için hafif olanı göze alınır.

Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, Kavâid-i KülliyyeAhmed Cevdet Paşa başkanlığındaki Mecelle Cemiyetimadde 27Şerh, şartlar ve 3 vaka →

Eşed Zarar Ehaf ile İzâle Olunur — vakalar

Vaka 1/3Eşed Zarar Ehaf ile İzâle Olunur

Hastalıklı uzvun alınması

I Durum

İlerlemiş bir enfeksiyon, tedavi edilmezse hastanın hayatını tehdit etmektedir; tek çare uzvun alınmasıdır.

II Devreye giren kāide

Uzvun kaybı bir zarardır; canın kaybı daha ağır bir zarardır.

III Sonuç

Hafif olan tercih edilir; uzuv alınır.

Kāide burada işlemezXIV

Eşed Zarar Ehaf ile İzâle Olunur — istisnalar

  • İki zarar denk ise tercih yapılmaz; bu durumda asıl olan mevcut hâlin korunmasıdır.
  • Ağırlığın ölçüsü keyfî belirlenemez; ölçü, zarûriyyât sıralamasıdır (din, can, akıl, nesil, mal).
  • Genel zararı önlemek için seçilen özel zarar, tazmini gerektiriyorsa tazmin ayrıca yerine getirilir.
15. kāide, toplam 22

Def-i Mefâsid Celb-i Menâfiden Evlâdır

دَرْءُ الْمَفَاسِدِ أَوْلَى مِنْ جَلْبِ الْمَنَافِعِ

der’ü’l-mefâsid evlâ min celbi’l-menâfi‘

Bir işte hem fayda hem zarar varsa, zararı önlemek faydayı elde etmeye tercih edilir.

Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, Kavâid-i KülliyyeAhmed Cevdet Paşa başkanlığındaki Mecelle Cemiyetimadde 30Şerh, şartlar ve 3 vaka →

Def‘-i Mefâsid Celb-i Menâfi‘den Evlâdır — vakalar

Vaka 1/3Def‘-i Mefâsid Celb-i Menâfi‘den Evlâdır

Faydası da zararı da olan ticaret

I Durum

Bir ürünün ticaretinde ciddi kazanç vardır; fakat ürün, kullanıcıların çoğunda kesin zarara yol açmaktadır.

II Devreye giren kāide

Kazanç bir menfaat, sağlık zararı bir mefsedettir; zarar gālibdir.

III Sonuç

Zararı önlemek, kazancı elde etmeye tercih edilir.

Kāide burada işlemezXV

Def‘-i Mefâsid Celb-i Menâfi‘den Evlâdır — istisnalar

  • Maslahat kesin ve büyük, mefsedet küçük ve muhtemel ise kāide tersine döner; «evlâ» kelimesi bu esnekliği taşır.
  • Nass bir işi emretmişse, o işte bulunan tâlî zarar gerekçesiyle terk edilmez.
16. kāide, toplam 22

Sedd-i Zerâi

سَدُّ الذَّرَائِعِ

seddü’z-zerâi‘

Kendisi mubah olduğu hâlde harama götüren vesîleler kapatılır.

el-FurûkŞihâbüddin el-KarâfîŞerh, şartlar ve 3 vaka →

Sedd-i Zerâi‘ — vakalar

Vaka 1/3Sedd-i Zerâi‘

Putlara sövmek

I Durum

Müşriklerin taptığı şeylere sövmek, tevhîd açısından doğru bir sözdür.

II Devreye giren kāide

Fiil meşrûdur; fakat karşı tarafın Allah’a sövmesine yol açacağı bilinmektedir.

III Sonuç

Âyet bu fiili yasaklamıştır — daha büyük bir kötülüğün kapısı olduğu için.

Kāide burada işlemezXVI

Sedd-i Zerâi‘ — istisnalar

  • Nâdir bir ihtimalle harama götüren mubah kapatılmaz — aksi hâlde hemen her mubah kapatılabilirdi.
  • Vesîle, aynı zamanda daha büyük bir maslahatın da yolu ise iki taraf tartılır; kapatma otomatik değildir.
  • Sedd-i zerâi‘ ile hüküm koymak ihtiyat gerektirir; usûlcüler bunu bağımsız bir delil olarak kabulde ihtilaf etmiştir.

Âdet ve Örf

Nassın susduğu yerde insanların yerleşik teâmülü hüküm kaynağı olur.

17. kāide, toplam 22

Âdet Muhakkemdir

الْعَادَةُ مُحَكَّمَةٌ

el-âdetü muhakkeme

İnsanların yerleşik teâmülü, nassın susduğu yerde hüküm kaynağı olur.

Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, Kavâid-i KülliyyeAhmed Cevdet Paşa başkanlığındaki Mecelle Cemiyetimadde 36Şerh, şartlar ve 3 vaka →

Âdet Muhakkemdir — vakalar

Vaka 1/3Âdet Muhakkemdir

Mehrin miktarı

I Durum

Nikâhta mehir konuşulmamış veya miktarı belirlenmemiştir.

II Devreye giren kāide

Nass bir rakam koymamıştır; ölçü, kadının emsallerinin örfteki mehridir.

III Sonuç

Mehr-i misil, o çevrenin ve ailenin örfüne göre belirlenir.

Kāide burada işlemezXVII

Âdet Muhakkemdir — istisnalar

  • Nassa aykırı örf muteber değildir: faizin yaygınlığı onu meşrûlaştırmaz.
  • Taraflar sarih olarak başka bir şey kararlaştırmışsa örf değil şart uygulanır (Mecelle m. 45’in sınırı).
  • Nâdir ve istisnaî uygulamalar örf sayılmaz.
18. kāide, toplam 22

Örfen Marûf Şart Kılınmış Gibidir

الْمَعْرُوفُ عُرْفًا كَالْمَشْرُوطِ شَرْطًا

el-ma‘rûfü urfen ke’l-meşrûti şartan

Sözleşmede yazılmayan ama örfte bilinen şey, yazılmış gibi hüküm doğurur.

Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, Kavâid-i KülliyyeAhmed Cevdet Paşa başkanlığındaki Mecelle Cemiyetimadde 43Şerh, şartlar ve 3 vaka →

Örfen Ma‘rûf Şart Kılınmış Gibidir — vakalar

Vaka 1/3Örfen Ma‘rûf Şart Kılınmış Gibidir

Teslim masrafı

I Durum

Satış sözleşmesinde malın nakliye masrafını kimin ödeyeceği yazılmamıştır.

II Devreye giren kāide

O sektörde yerleşik teâmül, sözleşmeye yazılmış sayılır.

III Sonuç

Masraf, örfte kimin üzerindeyse ona aittir.

Kāide burada işlemezXVIII

Örfen Ma‘rûf Şart Kılınmış Gibidir — istisnalar

  • Sarih şart örfü kaldırır: yazılı hüküm varsa teâmüle bakılmaz.
  • Taraflardan biri o örfü bilemeyecek durumdaysa (yabancı bir piyasada), örfün bağlayıcılığı tartışılır.
19. kāide, toplam 22

Ezmânın Tagayyürü ile Ahkâmın Tagayyürü

لَا يُنْكَرُ تَغَيُّرُ الْأَحْكَامِ بِتَغَيُّرِ الْأَزْمَانِ

lâ yünkeru tegayyürü’l-ahkâm bi-tegayyüri’l-ezmân

Örfe dayanan hükümler, dayandıkları örf değişince değişir.

Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, Kavâid-i KülliyyeAhmed Cevdet Paşa başkanlığındaki Mecelle Cemiyetimadde 39Şerh, şartlar ve 3 vaka →

Ezmânın Tagayyürü ile Ahkâmın Tagayyürü — vakalar

Vaka 1/3Ezmânın Tagayyürü ile Ahkâmın Tagayyürü

Kur’ân öğretimi karşılığı ücret

I Durum

İlk dönem âlimlerinin çoğu Kur’ân öğretimi karşılığında ücret almayı hoş görmemiştir. Sonraki dönemlerde beytülmâlden yapılan tahsisat kesilmiş, öğreticiler geçim sıkıntısına düşmüştür.

II Devreye giren kāide

Önceki hüküm, öğreticinin geçiminin başka yoldan sağlandığı bir vâkıaya dayanıyordu; o vâkıa değişti.

III Sonuç

Müteahhir Hanefî âlimleri, ilmin kesilmemesi için ücret almaya cevaz vermiştir.

İhtilaf notuBu cevaz, «hüküm değişti» değil «hükmün dayandığı sebep ve maslahat değişti» gerekçesiyle verilmiştir; mezhepler arasında kapsamı hâlâ tartışılır.

Kāide burada işlemezXIX

Ezmânın Tagayyürü ile Ahkâmın Tagayyürü — istisnalar

  • Nassa dayalı sâbit hükümler değişmez. İbadetlerin şekli, mîras payları, hadler ve kat‘î haramlar bu maddenin konusu değildir.
  • Değişen örf fâsid ise hüküm değişmez; bozulma, meşrûiyet üretmez.
  • Değişim iddiası, tek tek kişilerin alışkanlığına değil toplumun yerleşik teâmülüne dayanmalıdır.

Nass ve İctihâd

Nassın konuştuğu yerde ictihâd susar; sustuğu yerde ictihâd bozulmaz.

20. kāide, toplam 22

Mevrid-i Nassta İctihâda Mesâğ Yoktur

لَا مَسَاغَ لِلِاجْتِهَادِ فِي مَوْرِدِ النَّصِّ

lâ mesâga li’l-ictihâdi fî mevridi’n-nass

Hakkında açık nass bulunan meselede ictihâd yapılmaz.

Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, Kavâid-i KülliyyeAhmed Cevdet Paşa başkanlığındaki Mecelle Cemiyetimadde 14Şerh, şartlar ve 3 vaka →

Mevrid-i Nassta İctihâda Mesâğ Yoktur — vakalar

Vaka 1/3Mevrid-i Nassta İctihâda Mesâğ Yoktur

Mîras paylarının değiştirilmesi

I Durum

Günümüz şartları gerekçe gösterilerek belirlenmiş mîras paylarının yeniden hesaplanması önerilir.

II Devreye giren kāide

Paylar, sübûtu ve delâleti kat‘î nassla belirlenmiştir.

III Sonuç

Bu alanda ictihâda yer yoktur; öneri kāide gereği reddedilir.

Kāide burada işlemezXX

Mevrid-i Nassta İctihâda Mesâğ Yoktur — istisnalar

  • Nassın delâleti zannî ise (birden çok anlama ihtimalli), ictihâd o anlamı tayin etmek için devreye girer — bu kāidenin ihlâli değil, alanıdır.
  • Nassın hangi olaya uygulanacağını (tahkīku’l-menât) belirlemek ictihâd gerektirir; kāide bunu yasaklamaz.
21. kāide, toplam 22

İctihâd İctihâd ile Nakzolunmaz

الِاجْتِهَادُ لَا يُنْقَضُ بِالِاجْتِهَادِ

el-ictihâdü lâ yünkadu bi’l-ictihâd

Bir ictihâdla verilmiş hüküm, sonraki farklı bir ictihâdla geçmişe dönük olarak bozulmaz.

Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, Kavâid-i KülliyyeAhmed Cevdet Paşa başkanlığındaki Mecelle Cemiyetimadde 16Şerh, şartlar ve 3 vaka →

İctihâd İctihâd ile Nakzolunmaz — vakalar

Vaka 1/3İctihâd İctihâd ile Nakzolunmaz

Kesinleşmiş mahkeme kararı

I Durum

Bir mesele hakkında verilmiş karardan sonra, aynı meselede farklı bir ictihâd benimsenir.

II Devreye giren kāide

İki görüş de ictihâd düzeyindedir; birinin diğerini bozma yetkisi yoktur.

III Sonuç

Önceki karar ayakta kalır; yeni görüş bundan sonraki meselelere uygulanır.

Kāide burada işlemezXXI

İctihâd İctihâd ile Nakzolunmaz — istisnalar

  • Hüküm nassa, icmâya veya kat‘î kıyasa aykırı ise bozulur; bu artık ictihâd değil hatadır.
  • Hükümde maddî hata (hesap yanlışı, kimlik karışıklığı) varsa düzeltilir.
  • Kāide geçmişe dönük bozmayı engeller; müctehidin bundan sonrası için görüşünü değiştirmesini engellemez.
22. kāide, toplam 22

Mutlak Itlâkı Üzere Cârî Olur

الْمُطْلَقُ يَجْرِي عَلَى إِطْلَاقِهِ مَا لَمْ يَقُمْ دَلِيلُ التَّقْيِيدِ

el-mutlaku yecrî alâ ıtlâkıhî mâ lem yekum delîlü’t-takyîd

Kayıtsız gelen lafız, kayıtlayan bir delil çıkmadıkça geniş anlamıyla uygulanır.

Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, Kavâid-i KülliyyeAhmed Cevdet Paşa başkanlığındaki Mecelle Cemiyetimadde 64Şerh, şartlar ve 3 vaka →

Mutlak Itlâkı Üzere Cârî Olur — vakalar

Vaka 1/3Mutlak Itlâkı Üzere Cârî Olur

Kefâretteki «rakabe»

I Durum

Bir yerde kefâret için «bir köle âzâd etmek» mutlak olarak, başka bir yerde «mü’min bir köle» kaydıyla geçer.

II Devreye giren kāide

İki nass arasında hüküm ve sebep birliği bulunup bulunmadığına bakılır.

III Sonuç

Birlik varsa mutlak, mukayyede hamledilir ve kayıt aranır.

İhtilaf notuBu, usûlün en meşhur ihtilaflarındandır: Şâfiîler hüküm birliğinde hamli benimserken, Hanefîler sebep ve hüküm ayrı ise hamletmez, her nassı kendi bağlamında uygular.

Kāide burada işlemezXXII

Mutlak Itlâkı Üzere Cârî Olur — istisnalar

  • Aynı hüküm ve aynı sebep hakkında bir yerde mutlak, başka yerde mukayyed nass varsa mutlak, mukayyede hamledilir.
  • Örf, lafzı fiilen kayıtlayabilir (Mecelle m. 40): örfün delâletiyle hakikî mânâ terkedilebilir.

Kāide biter, mesele bitmez.

Buradaki 22 kāidenin on dokuzu Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye’nin Kavâid-i Külliyye bölümünden madde numarasıyla alınmıştır; kalan üçünün künyesi klasik kavâid literatürüne bağlıdır. Görseller The Metropolitan Museum of Art Açık Erişim koleksiyonundandır (CC0).

Bu sayfa fetvâ vermez — kāidenin nasıl işlediğini gösterir.

Gezmek için kaydırKüllî kāideler ve tatbik vakaları
Görünüş

Atmosfer

Metinler değişmez. Işık değişir.

Seçili atmosferKâğıt & MürekkepMineral kâğıt, ceviz mürekkebi ve ölçülü yazma kırmızısı.

Medrese

Avlu

Bu avludaki diğer odalar