İbn Kesîr
Doğrusu müslüman erkeklerle, müslüman kadınlar; mü´min erkeklerle, mü´ min kadınlar; taata devam eden erkeklerle, taata devam eden kadınlar; sadık erkeklerle, sadık kadınlar; sabreden erkeklerle, sabreden kadınlar; huşu´ eden erkeklerle, huşu´eden kadınlar; sadaka veren erkeklerle, sadaka veren kadınlar; oruç tutan erkeklerle, oruç tutan kadınlar; iffetlerini koruyan erkeklerle, iffetlerini koruyan kadınlar; Allah´ı çokça zikreden erkeklerle, çokça zikreden kadınlar; işte onlar için, Allah; mağfiret ve büyük bir mükafat hazırlamıştır.
Sa'dî
35- Müslüman erkeklerle müslüman kadınlar, iman eden erkeklerle iman eden kadınlar, itaatkar erkeklerle itaatkar kadınlar, dürüst erkeklerle dürüst kadınlar, sabreden erkeklerle sabreden kadınlar, huşu sahibi mütevazı erkeklerle huşu sahibi mütevazı kadınlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar, mahrem yerlerini koruyan erkeklerle kadınlar, Allah’ı çokça anan erkeklerle çokça anan kadınlar var ya Allah, onlar için mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.
35. Yüce Allah, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in hanımlarının mükâfatını ve eğer emirlere uymayacak olurlarsa görecekleri cezaları, sair kadınlardan hiçbirisinin onlar gibi olmadığını söz konusu ettikten sonra onların dışında kalan diğer hanımları söz konusu etmektedir. Hanımların hükmü ile erkeklerin hükmü bir olduğundan dolayı da her ikisi hakkında hükmü müşterek kılarak şöyle buyurmuştur:“Şüphesiz müslüman erkeklerle müslüman kadınlar” bu, onların şeriatın zahir/aşikar emirlerini yerine getirmelerini ifade eder. “İman eden erkeklerle iman eden kadınlar” bu da kalpteki itikad ve kalbî ameller gibi gizli hususlar hakkındadır. “İtaatkar” Allah ve Rasûlüne itaat eden “erkeklerle itaatkar kadınlar” söz ve fiillerinde “dürüst erkeklerle dürüst kadınlar”, zorluklara ve musibetlere karşı “sabreden erkeklerle sabreden kadınlar”; bütün hallerinde, özellikle ibadetlerinde ve bilhassa da namazlarında “huşu sahibi mütevazı erkeklerle huşu sahibi mütevazı kadınlar”; Farz olsun nafile olsun “sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar”; Farzı ve nafileyi kapsayacak şekilde “oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar”; Zinaya ve zinayı hazırlayıcı sebeplere karşı “mahrem yerlerini koruyan erkeklerle kadınlar”; Vakitlerinin birçoğunda özellikle de sabah ve akşam vakitleri gibi sünnet-i seniyye ile belirlenmiş zikir zamanlarında ve farz namazların peşinde “Allah’ı çokça anan erkeklerle çokça anan kadınlar var ya Allah, onlar için” Yani bu güzel sıfatlara sahip olan, itikad, kalp ameli, azaların ameli ve dille söylenen sözleri kapsayan, kimisinin faydası kişiyi aşan, kimisininki kişinin kendisiyle sınırlı olan, hayır fiilleri işlemek ve şerleri terk etmeyi içeren, yerine getirilmesi zahiri ile batıni ile İslâm’ı, imanı ve ihsanı gerçekleştirerek dini tamamen uygulamak demek olan bu pek üstün hallere sahip olanlar için amellerinin mükâfatı olmak üzere günahları için “mağfiret” vardır; çünkü yapılan iyilikler kötülükleri giderir “ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.” ki onun miktarını ve yüceliğini ancak onu veren bilir. Zira bu mükâfatı, hiçbir göz görmemiş, hiçbir kulak işitmemiş ve hiçbir insan hatırından geçirmemiştir. Yüce Allah’tan bizleri de onlardan kılmasını dileriz.
el-Muhtasar
Allah'a boyun eğerek teslim olmuş erkekler ve kadınlar, Allah için doğru olan erkekler ve kadınlar, Allah'a itaat eden erkekler ve kadınlar, imanlarında ve sözlerinde sadık olan erkekler ve kadınlar, Allah'a itaatte, günahlara ve belalara (imtihanlara) karşı sabreden erkekler ve kadınlar, farz ve nafile olarak sadaka veren erkekler ve kadınlar, farz ve nafile olmak üzere oruç tutan erkekler ve kadınlar, iffetlerini kendilerine bakmaları helal olmayan kimseler önünde açmadan gizleyerek, fuhuş ve zinaya götüren şeylerden uzaklaşarak koruyan erkekler ve iffetlerini koruyan kadınlar, açıktan ve gizli olarak kalpleri ve dilleri ile Allah'ı çokça zikreden erkekler ve çokça zikreden kadınlar var ya; işte Allah, onlar için günahlarından bir bağışlanma ve kıyamet günü, büyük bir mükâfat hazırlamıştır ki, bu mükâfat Cennet'tir.
İbn Kesîr — Tam metin
Doğrusu müslüman erkeklerle, müslüman kadınlar; mü´min erkeklerle, mü´ min kadınlar; taata devam eden erkeklerle, taata devam eden kadınlar; sadık erkeklerle, sadık kadınlar; sabreden erkeklerle, sabreden kadınlar; huşu´ eden erkeklerle, huşu´eden kadınlar; sadaka veren erkeklerle, sadaka veren kadınlar; oruç tutan erkeklerle, oruç tutan kadınlar; iffetlerini koruyan erkeklerle, iffetlerini koruyan kadınlar; Allah´ı çokça zikreden erkeklerle, çokça zikreden kadınlar; işte onlar için, Allah; mağfiret ve büyük bir mükafat hazırlamıştır.