İlim ve Hakikat

Tefsir

Ankebût 29:27

Ankebût 29:27

وَوَهَبْنَا لَهُ إِسْحَاقَ وَيَعْقُوبَ وَجَعَلْنَا فِي ذُرِّيَّتِهِ النُّبُوَّةَ وَالْكِتَابَ وَآتَيْنَاهُ أَجْرَهُ فِي الدُّنْيَا ۖ وَإِنَّهُ فِي الْآخِرَةِ لَمِنَ الصَّالِحِينَ

O'na İshak ve Yakub'u bağışladık. Peygamberliği ve kitapları, onun soyundan gelenlere verdik. Onu dünyada mükafatlandırdık. Şüphesiz o, ahirette de salihler (zümresin)dendir.

İbn Kesîr

Ve ona İshak ve Ya´kub´u ihsan ettik. Soyundan gelenlere kitab ve peygamberlik verdik. Ona dünyada mükafatını verdik. Doğrusu ahirette de o, salihlerdendir.

Sa'dî

26. Lût ona iman etti. İbrahim:“Ben Rabbime (emrettiği yere) hicret edeceğim. Şüphesiz O, Azizdir, Hakimdir.” dedi. 27. Biz ona İshak’ı ve Yakub’u bağışladık. Peygamberliği ve kitabı da onun soyundan gelenlere verdik. Ona mükâfatını dünyada verdik. Şüphesiz o, ahirette de salihler arasındadır. 26. Yani İbrahim aleyhisselam kavmine davetini sürdürdü, ama onlar inatlarını devam ettirdiler. Ancak onun davetinin bir sonucu olarak kendisine Lût aleyhisselam iman etti. Yüce Allah da ona peygamberlik verdi ve ileride geleceği üzere onu kavmine elçi olarak gönderdi. İbrahim kavmine yaptığı davetin hiçbir faydası olmadığını görünce “Ben Rabbime (emrettiği yere) hicret edeceğim” dedi. Yani ben, o kötülük yurdunu terk edeceğim ve mübarek bir beldeye hicret edeceğim. Orası da Şam topraklarıdır. “Şüphesiz O, Azizdir.” Mutlak güç ve kudret sahibidir, sizi hidâyete iletmeye de kadirdir; ama O, aynı zamanda “Hakîmdir.” O’nun hikmeti bunu (zorla yapmayı) kabul etmez. Kavmi bu halde iken İbrahim aleyhisselam onları terk edip onlardan ayrılmakla birlikte Yüce Allah, onun kavmini gönderdiği herhangi bir azap ile helâk ettiğini söz konusu etmemektedir. Sadece onlardan ayrıldığını ve aralarından hicret edip uzaklaştığını bildirmektedir. İsrailiyatta söz konusu edildiği üzere Yüce Allah’ın, onun kavmine sivrisinekleri musallat ettiğ, onların da kavminin kanlarını içip etlerini yediği ve onlardan tek bir kişi kalmamak üzere hepsini telef ettiğini bildiren rivâyetlere gelince bu konuda kesin hüküm vermek, şer’î bir delilin varlığına bağlıdır ki böyle bir delil de yoktur. Şâyet Yüce Allah’ın onları azap ile toptan helâk ettiği söz konusu olsaydı Allah, diğer yalanlayan ümmetleri helâk ettiğini zikrettiği gibi bunu da zikrederdi. Bunun sırlarından birisi İbrahim el-Halil aleyhisselam’ın insanların en merhametlisi, en faziletlisi, en yumuşak huylusu, en yücesi olduğundan dolayı bazı peygamberlerin beddua ettiği gibi kavmine beddua etmeyişi olabilir. Bundan dolayı Yüce Allah onları umumi bir azap ile helâk etmemiş olabilir. Nitekim buna delil olabilecek hususlardan birisi, İbrahim’in Lût kavmini helâk etmek için gelen meleklerle (azabın kaldırılması konusunda) tartışmasıdır. Halbuki onlar, onun kendi kavmi de değillerdi. En iyisini Allah bilir. 27. “Biz ona” Şam’a hicret ettikten sonra “İshak’ı ve Yakub’u bağışladık. Peygamberliği ve kitabı da onun soyundan gelenlere verdik.” Ondan sonra gelen bütün peygamberler, onun zürriyetinden olduğu gibi, ne kadar kitap indi ise de hep onun soyundan gelenlere indirilmiştir. Peygamberlerin sonuncusu ve onun evlâdı Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem ile peygamberlik müessesi son buluncaya kadar da bu, böylece devam etmiştir. Hepsine salât ve selâm olsun. Hidâyet, rahmet, mutluluk ve kurtuluş kaynaklarının onun soyundan gelenler arasında bulunması, hidâyet bulacakların hidâyete, mü’minlerin imana ve salihlerin de doğru yol hep onların eli ile ulaşması, İbrahim’in en büyük menkıbesi ve övünç kaynağıdır. “Ona mükâfatını” üstün güzelliğe sahip eş, geniş rızık, gözlerinin aydınlığı olan evlatlar, Allah’ı sevmek ve O’na yönelmek gibi mükafatları “dünyada verdik.”“Şüphesiz o, ahirette de salihler arasındadır.” Hatta o ve son peygamber Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem, kayıtsız ve şartsız salihlerin en üstünleri, mevki itibari ile en yüce olanlarıdır. Böylelikle Allah, ona hem dünya hem de âhiret mutluluğunu birlikte vermiştir. Lût aleyhisselam’ın İbrahim aleyhisselam’a iman ettiği ve onun vasıtası ile hidâyet bulanlardan olduğu daha önce geçmişti. Lût aleyhisselam’ın İbrahim aleyhisselam’ın zürriyetinden olmayıp onun kardeşinin oğlu olduğu belirtilmiştir. Yüce Allah’ın:“Peygamberliği ve kitabı da onun soyundan gelenlere verdik” buyruğu, her ne kadar umumi ise de Lût aleyhisselam’ın -onun soyundan olmamakla birlikte- peygamber olmasına aykırı değildir. Çünkü âyet-i kerime İbrahim el-Halil’den övgü ile söz etme sadedindedir. Ayrıca Lût’un da onun vasıtası ile hidâyet bulduğu haber verilmektedir. Onun vasıtası ile bir kimsenin hidâyet bulması, zürriyeti olduğundan dolayı hidâyet bulanlara göre hidâyete iletenin üstünlüğüne daha mükemmel bir delildir. En iyisini Allah bilir.

el-Muhtasar

Biz de İbrahim’e İshak'ı ve oğlu Yakup’u bağışladık. Çocuklarına peygamberlik ve Allah’ın katından indirilen kitaplar verdik. Dünyada hak üzerinde kalmaya gösterdiği sabrın mükâfatı olarak ona salih çocuklar ve güzel bir övgü verdik. Şüphesiz o ahirette de salih kimselerin aldığı karşılığı alacaktır. Dünyada ona verilmiş olanlar, onun için hazırlanmış olup, çok değerli olan ahiret mükâfatından eksiltmeyecektir.

İbn Kesîr — Tam metin

Ve ona İshak ve Ya´kub´u ihsan ettik. Soyundan gelenlere kitab ve peygamberlik verdik. Ona dünyada mükafatını verdik. Doğrusu ahirette de o, salihlerdendir.

Doğruluk Notu

Şerh metinleri, selef ve klasik tefsir geleneğine dayalı eğitim özetleridir; birebir alıntı değildir. Ayrıntı için asıl tefsir eserlerine bakınız.

← Tüm ayet şerhi
← Ankebût 29:26Ankebût 29:28 →

Bu site Allah rızası için yapılmıştır, hiçbir örgütle bir bağı ve sempatizanlığı yoktur ve hiçbirini desteklemez.

Ana Sayfaya Dön
Gizlilik·Kullanım Şartları·Telif ve İçerik·Künye·İletişim