İbn Kesîr
Muhakkak ki Allah; iman edenleri savunur. Muhakkak ki Allah; hainleri ve nankörleri sevmez.
Tefsir
Hac 22:38
۞ إِنَّ اللَّهَ يُدَافِعُ عَنِ الَّذِينَ آمَنُوا ۗ إِنَّ اللَّهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ خَوَّانٍ كَفُورٍ
Şüphesiz Allah inananları savunur. Çünkü Allah hâin ve nankörlerin hiçbirini sevmez.
Muhakkak ki Allah; iman edenleri savunur. Muhakkak ki Allah; hainleri ve nankörleri sevmez.
38- Şüphesiz Allah, iman edenleri savunup korur. Çünkü Allah, hiçbir hain ve nankörü sevmez. 38. Bu buyrukla Yüce Allah, iman edenleri hoşlanmayacakları her bir şeye karşı koruyup savunduğuna dair bir haber, bir vaat ve müjde vermektedir. İmanları sebebi ile gerek kâfirlerin her türlü kötülüklerine, gerek şeytanın vesveselerinin kötülüklerine, gerek nefislerinin kötülüklerine, gerekse de amellerinin kötülüklerine karşı onları koruyup savunur ve hoş olmayan şeylerle karşı karşıya kaldıkları vakit yüklerini hafifleterek bu hoşlanmadıkları musibetlere katlanmalarını kolaylaştırır. Her mü’min, imanı oranında -az ya da çok- böyle bir savunmadan ve bu faziletten payını alır. “Çünkü Allah hiçbir hain” kendisine yüklemiş olduğu emanete hainlik ederek hem Allah’ın haklarını eksilten hem de insanlar hainlik edenleri “ve” Allah’ın nimetlerine karşı “nankör” olan kimseleri “sevmez.” Yüce Allah böylesine ardı arkasına iyilikte bulunduğu halde, küfür, nankörlük ve isyanı tercih eden kimseyi elbette sevmez. Aksine ona buğz ve gazap eder. Küfür ve hainliğinin cezasını da ona verir. Âyetin mefhumundan anlaşıldığına göre şanı Yüce Allah, emanetini gereği gibi yerine getirerek güvenilir olan ve mevlasına şükreden herkesi de sever.
Yüce Allah kendisine iman edenleri, düşmanlarının şerrinden muhafaza eder. Şüphesiz Yüce Allah, emanetine ihanet eden ve nimetlerine karşı nankörlük edenleri sevmez. Onlar bu nimetlerden dolayı Allah'a şükretmez, bilakis buğuz eder.
Muhakkak ki Allah; iman edenleri savunur. Muhakkak ki Allah; hainleri ve nankörleri sevmez.