Tefsir

Kehf 18:110

Kehf 18:110

فَمَن كَانَ يَرْجُو لِقَاءَ رَبِّهِ فَلْيَعْمَلْ عَمَلًا صَالِحًا

Rabbinin huzuruna kavuşmayı uman salih amel işlesin.

Özet: ahiret

İbn Kesîr

«Rabbinin huzuruna kavuşmayı uman salih amel işlesin» — amelin kabulü için iki şart: ihlas (şirksiz olmak) ve salih olmak (sünnete uygunluk).

Taberî

Ayetin devamı «ve Rabbine ibadette hiçbir şeyi ortak koşmasın» der; bu, amel-i sâlihin şirkten arınmış olması gerektiğini gösterir.

Kurtubî

Sûrenin bu son ayetle bitmesi, tüm kıssaların (Ashab-ı Kehf, iki bahçe sahibi, Musa-Hızır, Zülkarneyn) ortak dersini özetler: hakiki kazanç, ihlasla yapılan salih ameldir.

İbn Atiyye

«Fe-men kâne yercû» (kim umuyorsa) ifadesi, ahireti ummayan kişinin salih amele de yönelmeyeceğini; umudun amel için bir ön şart olduğunu gösterir.

Sa'dî

Amel iki kanatla uçar: ihlas ve doğruluk (sünnete uygunluk); biri olmadan amel kabul olmaz.

İbn Uthaymin

Bu ayet, «amellerin en hayırlısı hangisidir» sorusuna Kur'ani cevaptır: ihlasla ve sünnete uygun yapılan amel.

Fahreddin er-Râzî

Fudayl b. İyâz'ın bu ayeti «ihlassız ve doğru olmayan amel kabul olmaz» şeklinde açıkladığı meşhurdur; ayet, amel-i sâlihin iki rüknünü net biçimde ayırır.

İbn Kesîr — Tam metin

«Rabbinin huzuruna kavuşmayı uman salih amel işlesin» — amelin kabulü için iki şart: ihlas (şirksiz olmak) ve salih olmak (sünnete uygunluk).