İlim ve Hakikat

Tefsir

Sebe 34:7

Sebe 34:7

وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا هَلْ نَدُلُّكُمْ عَلَىٰ رَجُلٍ يُنَبِّئُكُمْ إِذَا مُزِّقْتُمْ كُلَّ مُمَزَّقٍ إِنَّكُمْ لَفِي خَلْقٍ جَدِيدٍ

Böyle iken inkâr edenler şöyle dediler: "Siz öldükten sonra, didik didik parçalandığınız vakit, yeniden bir yaratılış içinde bulunacaksınız diye, size birtakım haberler veren kişiyi gösterelim mi?"

İbn Kesîr

Küfretmiş olanlar dediler ki: Siz, didik didik parçalanıp dağıldığınız zaman muhakkak sizin yeni bir yaratılışta bulunacağınızı haber veren bir adamı size gösterelim mi?

Sa'dî

7- O kafirler dediler ki:“(Öldükten sonra) çürüyüp paramparça olduğunuz zaman sizlerin kesinlikle yeniden yaratılacağınızı haber veren bir adamı size gösterelim mi?!” 8- “Allah’a karşı yalan mı uyduruyor yoksa onda bir delilik mi var (anlamadık)!?” Hayır, âhirete iman etmeyenler, azap ve uzak bir sapıklık içindedirler. 9- Gerek gökte gerek yerde önlerinde ve arkalarında bulunanlara hiç bakmazlar mı? Dilersek onları yerin dibine geçiririz yahut gökten üzerlerine parçalar düşürürüz. Şüphesiz bunda (Rabbine) yönelen her bir kul için elbette bir ibret vardır. 7. “O kafirler” yalanlamak, alay etmek ve dirilişin uzak bir ihtimal olduğunu belirtmek üzere “dediler ki: (Öldükten sonra) çürüyüp paramparça olduğunuz zaman sizlerin kesinlikle yeniden yaratılacağınızı haber veren bir adamı size gösterelim mi?!” Bu adam ile kastettikleri, Allah Rasûlüdür. Onlara göre o, garip karşılanacak bir şeyler bildirmektedir. O kadar ki onlara göre o, seyredilecek ve söyledikleri ile alay edilecek kadar hayret edilecek bir haldedir. O nedenle şöyle diyorlar:“Çürüyüp darmadağın olduktan sonra, eklemler parçalanıp ayrıldıktan, organlar yok olup gittikten sonra nasıl olur da yeniden yaratılacaksınız, diyebiliyor bu adam?” 8. “Bunları söyleyen kişi, bu sözleri ile “Allah’a karşı yalan mı uyduruyor” O’na karşı cüretkârlık ederek mi bu sözleri söyler, “yoksa onda bir delilik mi var (anlamadık)!?” Eğer öyleyse bu söyledikleri garip karşılanmaz. Çünkü delilik çeşit çeşittir. Bütün bu söyledikleri, inat ve zulüm üzere söylenmiştir. Yoksa onlar, peygamberin insanların en doğru sözlüsü ve en akıllısı olduğunu kesinlikle biliyorlardı. Bunu bildikleri için de düşmanlıklarını tekrar tekrar ortaya koydular, insanları onun sözlerini dinlemekten engellemek için canlarını ve mallarını feda ettiler. Ey temiz olmayan akıl sahipleri! Gerçekten o, yalan söyleyen bir deli olsaydı, sizin onun söylediklerine kulak vermemeniz, onun çağrısına hiçbir şekilde aldırış etmemeniz gerekirdi. Çünkü akıllı bir kimsenin, delinin söylediklerine hiçbir şekilde önem vermemesi yahut onun söylediği sözün bu kadar ileri derecede kendisini etkilememesi gerekirdi. Sizin inadınız ve zulmünüz olmasaydı hiç şüphesiz onun çağrısını kabul etmekte elinizi çabuk tutardınız. Ancak:“O âyetler ve korkutmalar iman etmeyen bir topluluğa fayda vermez.”(Yunus, 10/21) Bundan dolayı Yüce Allah, devamla şöyle buyurmaktadır:“Hayır, âhirete iman etmeyenler” ki onlardan bir kısmı da bu sözleri söyleyenlerdir “azap ve uzak bir sapıklık içindedirler.” Büyük bir bedbahtlık ve doğruya hiçbir şekilde yakınlığı bulunmayan, haktan alabildiğine uzak bir sapıklık içindedirler. Allah’ın, öldükten sonra diriltmeye kadir olduğunu inkâr edişlerinden, bunu bildiren Rasûlünü yalanlayarak onunla alay edişlerinden, onun getirdiklerinin hak olduğunu kesin olarak bildikleri halde hakkı batıl, batıl ve sapıklığı ise hak ve hidâyet olarak görmelerinden daha ileri derecede bir bedbahtlık ve sapıklık olabilir mi? 9. Daha sonra Yüce Allah, dikkatlerini aklî bir delile çekmektedir. Bu delil, öldükten sonra dirilişin gördükleri gibi uzak olmadığını göstermektedir. Eğer önlerinde ve arkalarında bulunan semaya ve arza bakacak olsalar hiç şüphesiz Yüce Allah’ın bunlardaki göz kamaştırıcı kudretini görürler, en ileri ilim adamlarını bile dehşete düşürecek boyutlardaki azametine tanık olurlardı. Göklerin ve yerin yaratılmasının, bunların büyüklüklerinin ve her ikisinde bulunan bunca mahlukatın var edilişinin, öldükten sonra insanların kabirlerinden diri olarak çıkarılmasından daha muazzam olduğunu anlarlardı. Peki, bundan daha büyük şeyleri tasdik ettikleri halde öldükten sonra dirilişi yalanlamaya onları iten nedir? Evet, şüphesiz ki bu, şu ana kadar gaybî bir haberdir. Onlar bunu görmemektedirler. İşte onu yalanlayışlarının sebebi de budur. Allah da şöyle buyurmaktadır:“Dilersek onları yerin dibine geçiririz yahut gökten üzerlerine” azaptan “parçalar düşürürüz.” Çünkü gökler ve yer, bizim irademiz ve emrimiz altındadır. Emir verecek olursak, bize karşı gelemezler. Öyleyse yalanlamalarınız üzere ısrar etmekten sakının. Yoksa sizi en ağır cezalarla cezalandırırız. “Şüphesiz bunda” göklerin, yerin ve her ikisinde bulunan bunca varlıkların yaratılmasında Rabbine “yönelen her bir kul için elbette bir ibret vardır.” Kulun Yüce Allah’a yönelişi ne kadar büyük olursa, ilâhî delillerden yararlanması da o kadar büyük olur. Çünkü Rabbine yönelen kimse O’na dönmüştür. Böyle bir kimsenin iradesi ve bütün gayreti Rabbinin rızasına yöneliktir. Bütün işlerinde Rabbine döner. Bu yüzden Rabbine oldukça yakındır. Onun Allah’ı razı edecek şeylerle uğraşmaktan başka hiçbir gayesi yoktur. Mahlukata bakışı da tefekkür ve ibret bakışıdır. Faydasız ve gafilane bir bakış değildir.

el-Muhtasar

Kâfirler, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdikleri hakkında bir şaşırma ve alay ifadesi olarak kendilerinden olan bazı kimselere şöyle dediler: "Sizler öldükten ve ölümünüzden sonra (çürüyüp) paramparça olduktan sonra sizlerin yeniden diriltileceğini haber veren bu adamı size gösterelim mi?"

İbn Kesîr — Tam metin

Küfretmiş olanlar dediler ki: Siz, didik didik parçalanıp dağıldığınız zaman muhakkak sizin yeni bir yaratılışta bulunacağınızı haber veren bir adamı size gösterelim mi?

Doğruluk Notu

Şerh metinleri, selef ve klasik tefsir geleneğine dayalı eğitim özetleridir; birebir alıntı değildir. Ayrıntı için asıl tefsir eserlerine bakınız.

← Tüm ayet şerhi
← Sebe 34:6Sebe 34:8 →

Bu site Allah rızası için yapılmıştır, hiçbir örgütle bir bağı ve sempatizanlığı yoktur ve hiçbirini desteklemez.

Ana Sayfaya Dön
Gizlilik·Kullanım Şartları·Telif ve İçerik·Künye·İletişim