İbn Kesîr
«Hiçbir musibet Allah'ın izni olmadan isabet etmez» — bu, kadere imanın temelidir; mü'min musibete Allah'ın takdiri olarak bakar ve isyan etmez.
Tefsir
Teğâbun 64:11
مَا أَصَابَ مِن مُّصِيبَةٍ إِلَّا بِإِذْنِ اللَّهِ
Hiçbir musibet Allah'ın izni olmadan isabet etmez.
Özet: tevekkül
«Hiçbir musibet Allah'ın izni olmadan isabet etmez» — bu, kadere imanın temelidir; mü'min musibete Allah'ın takdiri olarak bakar ve isyan etmez.
Ayetin devamı «kim Allah'a inanırsa, kalbini doğruya iletir» der; kadere iman, musibet anında kalbin sükûnetini sağlar.
Ayetin bağlamı, aile ve eşler arasındaki musibetlerdir; bu, kader imanının sadece büyük felaketlerde değil, günlük hayatın küçük sıkıntılarında da uygulanması gerektiğini gösterir.
Sûrenin bu ayetle bitmesi, tüm dünyevi imtihanların (mal, evlat, eş) sonunda Allah'a tevekkül ve teslimiyetle bağlanması gerektiğini öğretir.
Musibetin Allah'tan olduğunu bilen kimse, sabreder ve kalbi hidayete kavuşur; bu bilgi, imanın meyvesidir.
Kadere iman, tedbiri terk etmek değildir; sebeplere sarılıp sonucu Allah'a havale etmektir.
«Yehdi kalbehû» (kalbini doğruya iletir) ifadesi, kaderi bilmenin, musibet anında kalbe sükûnet vermenin ötesinde, kişiyi doğru itikada da yönelttiğini gösterir.
«Hiçbir musibet Allah'ın izni olmadan isabet etmez» — bu, kadere imanın temelidir; mü'min musibete Allah'ın takdiri olarak bakar ve isyan etmez.