İbn Kesîr
«Biz insanı en güzel biçimde yarattık» — insanın yaratılışı, hem bedenen hem de akıl ve idrak bakımından en mükemmel kıvamdadır.
Tefsir
Tîn 95:4
لَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنسَانَ فِي أَحْسَنِ تَقْوِيمٍ
Biz insanı en güzel biçimde yarattık.
Özet: nefs
«Biz insanı en güzel biçimde yarattık» — insanın yaratılışı, hem bedenen hem de akıl ve idrak bakımından en mükemmel kıvamdadır.
Ayetin devamı, kötü amelle bu güzelliğin en aşağı dereceye (esfel-i sâfilîn) düşebileceğini bildirir; yaratılış güzelliği amelle korunur.
Ayetin ardından gelen istisna «illâ'llezîne âmenû» (iman edip salih amel işleyenler hariç) ifadesi, düşüşten kurtuluşun yalnız iman ve amelle mümkün olduğunu gösterir.
İnsan, en güzel surette yaratılmıştır; ama iman ve salih amel ile bu üstünlüğü koruyabilir, yoksa hayvandan da aşağı düşer.
Sûrenin Tîn, Zeytin, Sînâ ve Mekke'ye (mübarek beldelere) yemin ederek başlaması, ardından insanın yaratılış şerefinden bahsetmesi, mekân kutsallığı ile insan şerefi arasında bir paralellik kurar.
Ayetin sonundaki «Allah hükmedenlerin en güzeli değil mi?» sorusu, insanın yükseliş ve düşüşünün adaletle yargılanacağını, bu adaletin de yalnız Allah'a ait olduğunu bildirir.
«Ahsen-i takvîm» ifadesi, insanın hem fiziksel dengesini hem de akıl, irade gibi manevi kabiliyetlerini kapsar.
«Biz insanı en güzel biçimde yarattık» — insanın yaratılışı, hem bedenen hem de akıl ve idrak bakımından en mükemmel kıvamdadır.