İbn Kesîr
İsteseydik onu tuzlu bir su kılardık. Öyleyse şükretmeli değil misiniz?
Tefsir
Vâkıa 56:70
لَوْ نَشَاءُ جَعَلْنَاهُ أُجَاجًا فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ
Dileseydik onu tuzlu yapardık. O halde şükretseniz ya!
İsteseydik onu tuzlu bir su kılardık. Öyleyse şükretmeli değil misiniz?
68- İçtiğiniz suya da bir bakın! 69- Onu buluttan siz mi indirdiniz yoksa indiren biz miyiz? 70- Dileseydik onu acı yapardık. O halde şükretmeniz gerekmez mi? 68-70. Yüce Allah, kullarına yiyecek nimetini hatırlattıktan sonra içtikleri tatlı su nimetini hatırlatmaktadır. Eğer Yüce Allah, bu suyu elde etmeyi onlara kolaylaştırmamış olsaydı, onu elde etme yolunu bulamazlardı. Bu suyu buluttan indiren Yüce Allah’tır. Bundan da kimi yer yüzeyinde kimi de yer altında akan ırmaklar, kaynayıp coşan pınarlar oluşur. Bu suyu içimi kolay ve tatlı kılmış olması da Yüce Allah’ın nimetlerindendir. Çünkü dileseydi elbette ki onu kendisinden yararlanılmayacak şekilde oldukça tuzlu ve acı kılabilirdi. "O halde” size ihsan etmiş olduğu bu nimetler dolayısı ile “Allah’a şükretmeniz gerekmez mi?”
Eğer bu suyu içme ve sulamada kullanamayacağınız şekilde çok tuzlu yapmak isteseydik, öyle yapardık. Size rahmet olarak bu suyu tatlı bir şekilde indirdiği için Yüce Allah'a şükretmeyecek misiniz?
İsteseydik onu tuzlu bir su kılardık. Öyleyse şükretmeli değil misiniz?