İbn Kesîr
«Bir şeyi dilediğinde ona sadece Ol! der, o da oluverir» — Allah'ın emri, araç ve zaman gerektirmez; kudreti anında sonuç verir.
Tefsir
Yâsîn 36:82
إِنَّمَا أَمْرُهُ إِذَا أَرَادَ شَيْئًا أَن يَقُولَ لَهُ كُن فَيَكُونُ
Bir şeyi dilediğinde ona sadece Ol! der, o da oluverir.
Özet: tevhid
«Bir şeyi dilediğinde ona sadece Ol! der, o da oluverir» — Allah'ın emri, araç ve zaman gerektirmez; kudreti anında sonuç verir.
Bu ayet, öldükten sonra dirilişin Allah için hiç de zor olmadığını gösterir; O ilk yaratmaya kadir olan, tekrar yaratmaya da kadirdir.
Ayetin öncesindeki «kuru kemikleri kim diriltecek» sorusuna karşı, insanın ilk yaratılışını hatırlatan cevap gelir; ilk yaratan, tekrarını da yapabilir.
Kıyameti inkâr edenlere cevap: Allah'ın emri anında yerine gelir; dirilişi de böyle bir emirdir.
Bu ifadenin mecaz olmayıp gerçek bir emir olduğu, «kün» kelimesinin bizzat Allah'ın iradesinin fiile dönüşmesi olduğu vurgulanır; bir söz değil, bir tekvin fiilidir.
Sûrenin sonunda gelen bu ayet, tüm sûre boyunca işlenen tevhid ve haşr konularının özeti gibidir; Allah'ın kudreti hem yaratmada hem diriltmede aynıdır.
«Kün feyekûn» ifadesi, Allah'ın iradesiyle yaratma arasında hiçbir engel ve gecikme olmadığını beyan eder; bu, kudretin mutlaklığıdır.
«Bir şeyi dilediğinde ona sadece Ol! der, o da oluverir» — Allah'ın emri, araç ve zaman gerektirmez; kudreti anında sonuç verir.