VIINamazda Rafe'l-Yadayn (Ellerin Kaldırılması) ve Selef İmamlarının Tatbikatı
Fıkıh ilminde namaz kılarken ellerin hangi rükünlerde kaldırılacağı (iftitah tekbirinde, rükûya giderken ve rükûdan kalkarken) hem sahabe döneminden bu yana en çok meraka mazhar olan hem de sahih nassların tahlil edildiği en mühim meselelerden biridir.
Sahîh-i Buhârî, Kitâbü'l-Ezan, 738عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا قَالَ: رَأَيْتُ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ افْتَتَحَ التَّكْبِيرَ فِي الصَّلَاةِ، فَرَفَعَ يَدَيْهِ حِينَ يُكَبِّرُ، حَتَّى يَجْعَلَهُمَا حَذْوَ مَنْكِبَيْهِ، وَإِذَا كَبَّرَ لِلرُّكُوعِ فَعَلَ مِثْلَ ذَلِكَ، وَإِذَا قَالَ: سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ، فَعَلَ وَقَالَ: رَبَّنَا وَلَكَ الْحَمْدُ، وَلَا يَفْعَلُ ذَلِكَ حِينَ يَسْجُدُ وَلَا حِينَ يَرْفَعُ مِنَ السُّجُودِ.
Abdullah b. Ömer (r.a) rivayet ediyor: Peygamber'in (s.a.v) namaza başlarken tekbir aldığında ellerini omuzları hizasına kadar kaldırdığını gördüm. Rükû için tekbir aldığında da aynı şeyi yaptı. 'Semiallâhu limen hamideh' dediğinde de ellerini kaldırır ve 'Rabbenâ ve leke'l-hamd' derdi. Lakin secdeye giderken ve secdeden kalkarken bunu yapmazdı.
Âlimlerin Şerh ve Fıkıh Esasları
Hz. Peygamber'den (s.a.v) namazda ellerin kaldırılması hususunda sahih rivayetler nakledilmiştir. Selef-i Salihîn; Abdullah b. Ömer, Malik b. Huveyris ve sahabilerden gelen bu sahih sünnete sarılmış, namazın rükünlerindeki bu nebevi tatbikatın korunmasına büyük bir itina göstermiştir.
Rükûya giderken ve rükûdan kalkarken elleri kaldırmak (raf-ı yadayn) sabit bir sünnettir. Kim bu sünnetle amel ederse Resulullah'ın (s.a.v) fiiline tam anlamıyla ittiba etmiş olur. Selef imamlarının bu konudaki tatbikatı, hadislerin sıhhat derecesine dayanmaktadır.