İhtilaf
Yalnızca gerçek ve belgelenmiş ihtilaflar; Hanefî, Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî görüşleri ile delil notları.
Namazda elleri bağlama
Namazda elleri bağlama: Hanefî — Göbek altında bağlanır. / Şâfiî — Göğüs üstünde, sağ el sol üzerine bağlanır.
- Hanefî: Göbek altında bağlanır. — Vâil b. Hucr rivayeti ve Amel-i Kûfe.
- Şâfiî: Göğüs üstünde, sağ el sol üzerine bağlanır. — Vâil b. Hucr rivayeti (İbn Huzeyme).
- Mâlikî: Meşhur görüşte eller serbest sarkıtılır (sedl). — Amel-i Medine.
- Hanbelî: Göbek altında (iki rivayetten meşhuru). — Ahmed b. Hanbel'den nakledilen rivayetler.
Fatiha sonrası âmin
Fatiha sonrası âmin: Hanefî — İmam ve cemaat sessiz söyler. / Şâfiî — İmam da cemaat de sesli söyler.
- Hanefî: İmam ve cemaat sessiz söyler. — Amel-i Kûfe ve bazı hadis yorumları.
- Şâfiî: İmam da cemaat de sesli söyler. — Nebî (s.a.v.) âmin dediğinde mescidin inlediği hadisi (Buhârî).
- Mâlikî: İmam sessiz söyler; meşhur görüşte me'mum sesli söyleyebilir. — Muvatta rivayetleri.
- Hanbelî: İmam da cemaat de sesli söyler. — Şâfiî ile aynı hadis.
Vitirde kunut duası
Vitirde kunut duası: Hanefî — Her vitirde vâciptir; sadece Ramazan'a mahsus değildir. / Şâfiî — Sadece Ramazan'ın ikinci yarısında sünnettir.
- Hanefî: Her vitirde vâciptir; sadece Ramazan'a mahsus değildir. — Übey b. Kâ'b rivayeti ve amel-i mütevatir.
- Şâfiî: Sadece Ramazan'ın ikinci yarısında sünnettir. — Hasan b. Ali'nin kunut duasını öğrenme rivayeti (Tirmizî).
- Mâlikî: Meşhur görüşte vitirde kunut yoktur. — Amel-i Medine.
- Hanbelî: Sadece Ramazan'ın ikinci yarısında sünnettir. — Şâfiî ile aynı rivayet.
Mesh sonrası abdest
Mesh sonrası abdest: Hanefî — Mestler üzerine mesh süresi: mukim için 1 gün 1 gece, yolcu için 3 gün 3 gece. / Şâfiî — Mukim için 1 gün 1 gece, yolcu için 3 gün 3 gece.
- Hanefî: Mestler üzerine mesh süresi: mukim için 1 gün 1 gece, yolcu için 3 gün 3 gece. — Şüreyh b. Hâni' rivayeti (Müslim).
- Şâfiî: Mukim için 1 gün 1 gece, yolcu için 3 gün 3 gece. — Aynı hadis.
- Mâlikî: Süre sınırı yoktur; mesh şartları devam ettikçe caizdir. — Amel-i Medine ve bazı sahabe rivayetleri.
- Hanbelî: Mukim için 1 gün 1 gece, yolcu için 3 gün 3 gece. — Şüreyh b. Hâni' rivayeti.
Seferide namaz kasrı
Seferide namaz kasrı: Hanefî — Yaklaşık 3 günlük (~90 km) yolculukta kasr caizdir. / Şâfiî — Yaklaşık 4 berîd (~81 km) mesafede kasr caizdir.
- Hanefî: Yaklaşık 3 günlük (~90 km) yolculukta kasr caizdir. — İbn Ömer'in mesafe tayini ve Amel-i Kûfe.
- Şâfiî: Yaklaşık 4 berîd (~81 km) mesafede kasr caizdir. — İbn Abbas'ın mesafe tayini rivayeti.
- Mâlikî: Şâfiî ile aynı, yaklaşık 4 berîd (~81 km). — Aynı rivayet.
- Hanbelî: Şâfiî/Mâlikî ile aynı, yaklaşık 4 berîd (~81 km). — Aynı rivayet.
Cenaze namazında tekbir
Cenaze namazında tekbir: Hanefî — 4 tekbir. / Şâfiî — 4 tekbir.
- Hanefî: 4 tekbir. — Hz. Peygamber'in Necâşî için 4 tekbirle kıldırdığı rivayeti (Buhârî).
- Şâfiî: 4 tekbir. — Aynı rivayet.
- Mâlikî: 4 tekbir. — Aynı rivayet.
- Hanbelî: Genel uygulama 4, bazı sahih rivayetlere göre 5'e kadar caiz. — Ahmed b. Hanbel'in naklettiği farklı sahabe uygulamaları.
Kadının yüz örtüsü
Kadının yüz örtüsü: Hanefî — Yüz avret değildir; örtünmesi müstehaptır, farz değildir. / Şâfiî — Yüz ve eller fitne yoksa avret değildir; fitne durumunda örtünmesi vâcip olur.
- Hanefî: Yüz avret değildir; örtünmesi müstehaptır, farz değildir. — Ahzab 33:59 ayetinin ve ilgili hadislerin yorumu.
- Şâfiî: Yüz ve eller fitne yoksa avret değildir; fitne durumunda örtünmesi vâcip olur. — Yüzü ve elleri hariç hadisinin (Ebû Dâvûd) yorumu.
- Mâlikî: Yüz ve eller avret değildir; meşhur görüş Şâfiî'ye yakındır. — Aynı ayet ve hadis.
- Hanbelî: Güçlü (racih) görüşe göre yüz de avrettir, örtünmesi vâciptir. — Ahzab 33:53 ve 33:59 ayetlerinin daha geniş yorumu.
Süt emzirme sayısı
Süt emzirme sayısı: Hanefî — Miktar sınırı yoktur; az-çok her emzirme mahremiyet oluşturur. / Şâfiî — Beş bilinen (marifet) emzirme şarttır.
- Hanefî: Miktar sınırı yoktur; az-çok her emzirme mahremiyet oluşturur. — Nisâ 4:23 ayetinin mutlak (sayı belirtmeyen) ifadesi.
- Şâfiî: Beş bilinen (marifet) emzirme şarttır. — Hz. Âişe'nin on emzirmenin beşe indirildiği rivayeti (Müslim).
- Mâlikî: Hanefî gibi miktar sınırı yoktur; az emzirme de yeterlidir. — Nisâ 4:23 ayetinin mutlak ifadesi.
- Hanbelî: Beş bilinen emzirme şarttır. — Şâfiî ile aynı hadis.
Velisiz nikâh
Velisiz nikâh: Hanefî — Geçerlidir; reşit ve akıllı kadın kendi nikâhını bizzat kıyabilir. / Şâfiî — Geçersizdir; veli nikâhın rüknüdür.
- Hanefî: Geçerlidir; reşit ve akıllı kadın kendi nikâhını bizzat kıyabilir. — Bakara 2:230, 2:232 ayetlerinin kadına nispeti ve Ebû Hanîfe'nin ictihadı.
- Şâfiî: Geçersizdir; veli nikâhın rüknüdür. — Velisiz nikâh yoktur hadisi (Ebû Dâvûd, Tirmizî).
- Mâlikî: Geçersizdir; veli şarttır. — Aynı hadis.
- Hanbelî: Geçersizdir; veli şarttır. — Aynı hadis.
Cemaatle namaz
Cemaatle namaz: Hanefî — Erkekler için sünnet-i müekkededir. / Şâfiî — Farz-ı kifayedir.
- Hanefî: Erkekler için sünnet-i müekkededir. — Cemaatle namazın 27 derece fazilet hadisi.
- Şâfiî: Farz-ı kifayedir. — Aynı hadisler ve fiilî icma.
- Mâlikî: Sünnet-i müekkededir. — Aynı hadisler.
- Hanbelî: Meşhur görüşe göre erkekler için farz-ı ayndır. — Camiye gelmeyenlerin evini yakmayı düşündüm hadisi (Buhârî, Müslim).
Vitir namazı hükmü
Vitir namazı hükmü: Hanefî — Vâciptir. / Şâfiî — Sünnet-i müekkededir.
- Hanefî: Vâciptir. — Vitir haktır hadisi ve Ebû Hanîfe'nin ictihadı.
- Şâfiî: Sünnet-i müekkededir. — Vitir size farz kılınmadı hadisi (Tirmizî).
- Mâlikî: Sünnettir (müekked). — Aynı hadis.
- Hanbelî: Sünnet-i müekkededir. — Aynı hadis.
Namazda Fatiha okuma
Namazda Fatiha okuma: Hanefî — Me'mum imam arkasında hiç Fatiha okumaz; imamın kıraati ona da yeterlidir. / Şâfiî — Me'mum dahil herkes -sesli namazda dahi- Fatiha'yı okumak zorundadır.
- Hanefî: Me'mum imam arkasında hiç Fatiha okumaz; imamın kıraati ona da yeterlidir. — İmamı olanın kıraati kendi kıraatidir hadisi.
- Şâfiî: Me'mum dahil herkes -sesli namazda dahi- Fatiha'yı okumak zorundadır. — Fatiha'yı okumayanın namazı yoktur hadisi (Buhârî, Müslim).
- Mâlikî: Sesli namazda me'mum susup dinler, sessiz namazda okur. — Vücûbu'l-insât (dinleme farziyeti) prensibi.
- Hanbelî: Sesli namazda me'mum susar, sessiz namazda okur. — Mâlikî ile aynı gerekçe.
Kadın imam olması
Kadın imam olması: Hanefî — Kadın erkeklere imam olamaz; sadece kadın cemaatine kıldırması tartışmalıdır. / Şâfiî — Kadın erkeklere imam olamaz; kadın cemaatine imamlığı sahih ve müstehaptır.
- Hanefî: Kadın erkeklere imam olamaz; sadece kadın cemaatine kıldırması tartışmalıdır. — Kadınların safta öne geçmemesi rivayetleri.
- Şâfiî: Kadın erkeklere imam olamaz; kadın cemaatine imamlığı sahih ve müstehaptır. — Ümmü Varaka'ya evindeki kadınlara imamlık için izin verilmesi rivayeti (Ebû Dâvûd).
- Mâlikî: Kadının imamlığı -kadın cemaatine dahi- meşhur görüşte mekruh ve tercih edilmez. — Amel-i Medine.
- Hanbelî: Kadın erkeklere imam olamaz; kadın cemaatine imamlığı Şâfiî gibi câizdir. — Ümmü Varaka rivayeti.
Nikâhta veli şartı
Nikâhta veli şartı: Hanefî — Veli şart değildir; reşit kadın kendi nikâhını kıyabilir, veli sadece denklik konusunda itiraz edebilir. / Şâfiî — Veli, nikâhın geçerlilik şartıdır (rükün).
- Hanefî: Veli şart değildir; reşit kadın kendi nikâhını kıyabilir, veli sadece denklik konusunda itiraz edebilir. — Bakara 2:230, 2:232 ayetleri ve Ebû Hanîfe'nin ictihadı.
- Şâfiî: Veli, nikâhın geçerlilik şartıdır (rükün). — Velisiz nikâh yoktur hadisi (Ebû Dâvûd, Tirmizî).
- Mâlikî: Veli şarttır; velisiz nikâh geçersizdir. — Aynı hadis.
- Hanbelî: Veli şarttır; velisiz nikâh geçersizdir. — Aynı hadis.
Mirasta dede payı
Mirasta dede payı: Hanefî — Dede, kardeşlerle mukasama (paylaşma) yapar; payı hiçbir zaman 1/6'dan az olamaz. / Şâfiî — Hanefî ile aynı mukasama usulünü uygular; dede en az 1/6 alır.
- Hanefî: Dede, kardeşlerle mukasama (paylaşma) yapar; payı hiçbir zaman 1/6'dan az olamaz. — Zeyd b. Sâbit'in ictihadı (sahabe ihtilafında tercih edilen görüş).
- Şâfiî: Hanefî ile aynı mukasama usulünü uygular; dede en az 1/6 alır. — Zeyd b. Sâbit'in ictihadı.
- Mâlikî: Mukasamayı kabul eder, ancak muâde (dedeye pay iadesi) gibi ayrıntılarda farklılaşır. — Zeyd b. Sâbit içtihadının Mâlikî usulünce tatbiki.
- Hanbelî: Kardeş sayısına göre dede için en uygun payı (1/6, mukasama veya 1/3) hesaplar. — Zeyd b. Sâbit'in ictihadı ve İbn Kudâme'nin tafsili.
Oruçluyken kan verme
Oruçluyken kan verme: Hanefî — Hacamat (kan aldırma) orucu bozmaz. / Şâfiî — Hacamat orucu bozmaz (cumhurun görüşü).
- Hanefî: Hacamat (kan aldırma) orucu bozmaz. — Hacamat orucu bozar hadisinin te'vili.
- Şâfiî: Hacamat orucu bozmaz (cumhurun görüşü). — Aynı te'vil.
- Mâlikî: Hacamat orucu bozmaz. — Amel-i Medine.
- Hanbelî: Hacamat orucu bozar; hacamat yapan da yaptıran da orucunu bozmuş olur. — Hacamat eden de olunan da orucunu bozdu hadisi (Ebû Dâvûd) — lafzî uygulama.
Namazda secdeye otururken ayak pozisyonu
Namazda secdeye otururken ayak pozisyonu: Hanefî — Her oturuşta iftirâş: sol ayak yatık (üzerine oturulur), sağ ayak dik. / Şâfiî — İlk oturuşta iftirâş, son oturuşta teverrük (sağ ayak dik, sol ayak sağın altından çıkarılır).
- Hanefî: Her oturuşta iftirâş: sol ayak yatık (üzerine oturulur), sağ ayak dik. — Ebû Humeyd es-Sâidî'nin namaz tarifi (Buhârî).
- Şâfiî: İlk oturuşta iftirâş, son oturuşta teverrük (sağ ayak dik, sol ayak sağın altından çıkarılır). — Aynı hadisin Şâfiî yorumu.
- Mâlikî: Her oturuşta teverrük; yere oturulup ayaklar sağ tarafa çıkarılır. — Amel-i Medine.
- Hanbelî: İlk oturuşta iftirâş, son oturuşta teverrük. — Şâfiî ile aynı hadis yorumu.
Nikâhta mehir miktarı
Nikâhta mehir miktarı: Hanefî — Asgari mehir 10 dirhem gümüştür; daha az belirlenirse 10 dirheme tamamlanır. / Şâfiî — Alt sınır yoktur; değeri olan her şey mehir olabilir.
- Hanefî: Asgari mehir 10 dirhem gümüştür; daha az belirlenirse 10 dirheme tamamlanır. — Hz. Ali'den nakledilen kıyasî asgari değer içtihadı.
- Şâfiî: Alt sınır yoktur; değeri olan her şey mehir olabilir. — Sehl b. Sa'd hadisinde bir demir yüzükle mehrin geçerli sayılması (Buhârî).
- Mâlikî: Asgari mehir 3 dirhem gümüştür (çeyrek dinar). — Amel-i Medine ve aynı hadisin farklı yorumu.
- Hanbelî: Alt sınır yoktur; değeri olan her şey yeterlidir. — Şâfiî ile aynı hadis.
Ticarette vadeli satış
Ticarette vadeli satış: Hanefî — Veresiye satışta peşin fiyattan yüksek fiyat caizdir; akit anında tek ve kesin fiyat yeterlidir. / Şâfiî — Hanefî ile aynı şekilde vadeli fiyat farkını caiz görür.
- Hanefî: Veresiye satışta peşin fiyattan yüksek fiyat caizdir; akit anında tek ve kesin fiyat yeterlidir. — Bir satışta iki şart olmaz hadisinin akit anındaki netliğe hamli.
- Şâfiî: Hanefî ile aynı şekilde vadeli fiyat farkını caiz görür. — Aynı hadis yorumu.
- Mâlikî: Riba'ya yol açan bey' bi'l-îne (ucuza satıp pahalıya geri alma) yöntemini kesin yasaklar. — Sedd-i zerâi' kaidesi ve Hz. Âişe'nin îne satışını yasaklayan rivayeti (Ebû Dâvûd).
- Hanbelî: Mâlikî'ye yakın biçimde bey' bi'l-îne'yi yasaklar. — Aynı sedd-i zerâi' kaidesi.
Kadına dokunmakla abdest
Kadına dokunmakla abdest: Hanefî — Şehvetle bile olsa dokunmak abdesti bozmaz. / Şâfiî — Yabancı kadına doğrudan deri teması abdesti bozar.
- Hanefî: Şehvetle bile olsa dokunmak abdesti bozmaz. — Nisâ 43’teki «lâmestüm» ifadesini cimâ olarak yorumlaması; Hz. Âişe’nin, Peygamber’in namazda kendisine dokunduğunu bildiren rivayeti (Müslim).
- Şâfiî: Yabancı kadına doğrudan deri teması abdesti bozar. — Nisâ sûresi 43. âyetteki «ev lâmestümü’n-nisâe» ifadesinin zâhiri.
- Mâlikî: Şehvetle dokunmak bozar, şehvetsiz bozmaz. — Aynı âyetin lezzet kastıyla kayıtlanması.
- Hanbelî: Meşhur görüşte şehvetle dokunmak bozar. — Aynı âyetin şehvet kaydıyla anlaşılması.
Deve eti yemekle abdest
Deve eti yemekle abdest: Hanefî — Abdesti bozmaz. / Şâfiî — Meşhur görüşte bozmaz.
- Hanefî: Abdesti bozmaz. — Ateşin değdiği şeyden abdest alma hükmünün sonradan kaldırıldığını bildiren Câbir rivayeti (Ebû Dâvûd).
- Şâfiî: Meşhur görüşte bozmaz. — Aynı Câbir rivayeti (Ebû Dâvûd).
- Mâlikî: Bozmaz. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Bozar. — Berâ b. Âzib’den «Deve etinden dolayı abdest alın» rivayeti (Müslim).
Köpeğin yaladığı kabın yıkanması
Köpeğin yaladığı kabın yıkanması: Hanefî — Üç kez yıkamak yeterlidir; toprak şart değildir. / Şâfiî — Yedi kez yıkanır, biri toprakladır.
- Hanefî: Üç kez yıkamak yeterlidir; toprak şart değildir. — Necâsetin giderilmesinde sayının taabbudî olmadığı esası.
- Şâfiî: Yedi kez yıkanır, biri toprakladır. — Ebû Hüreyre’den «Biriniz köpeğin yaladığı kabı yedi kez yıkasın, ilki toprakla olsun» rivayeti (Müslim).
- Mâlikî: Yedi kez yıkanır; bu necâsetten değil taabbudîdir. — Aynı Ebû Hüreyre rivayeti (Müslim).
- Hanbelî: Yedi kez yıkanır, biri toprakladır. — Aynı Ebû Hüreyre rivayeti (Müslim).
Bir teyemmümle kaç farz kılınır
Bir teyemmümle kaç farz kılınır: Hanefî — Abdesti bozan bir hâl olmadıkça birden çok farz kılınabilir. / Şâfiî — Her farz için ayrı teyemmüm gerekir.
- Hanefî: Abdesti bozan bir hâl olmadıkça birden çok farz kılınabilir. — Teyemmümün abdestin yerine geçtiğini bildiren Nisâ 43. âyeti.
- Şâfiî: Her farz için ayrı teyemmüm gerekir. — Teyemmümün zaruret için meşrû kılınması ve zaruretin her vakitte yenilenmesi.
- Mâlikî: Meşhur görüşte her farz için ayrı teyemmüm gerekir. — Aynı zaruret esası.
- Hanbelî: Vaktin çıkmasıyla teyemmüm bozulur. — Aynı zaruret esası.
Rükûda elleri kaldırma
Rükûda elleri kaldırma: Hanefî — Eller yalnız iftitah tekbirinde kaldırılır. / Şâfiî — Rükûya inerken ve rükûdan doğrulurken de kaldırılır.
- Hanefî: Eller yalnız iftitah tekbirinde kaldırılır. — İbn Mes’ûd’un yalnız namaza başlarken kaldırdığını bildiren rivayeti (Ebû Dâvûd).
- Şâfiî: Rükûya inerken ve rükûdan doğrulurken de kaldırılır. — İbn Ömer rivayeti (Buhârî).
- Mâlikî: Meşhur görüşte yalnız iftitahta kaldırılır. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Rükûya inerken ve doğrulurken de kaldırılır. — İbn Ömer rivayeti (Buhârî).
Besmelenin namazda sesli okunması
Besmelenin namazda sesli okunması: Hanefî — Fâtiha’dan bir âyet değildir; gizli okunur. / Şâfiî — Fâtiha’dan bir âyettir; sesli namazlarda açıktan okunur.
- Hanefî: Fâtiha’dan bir âyet değildir; gizli okunur. — Enes’ten, namaza «el-hamdü lillâhi rabbi’l-âlemîn» ile başlandığını bildiren rivayet (Müslim).
- Şâfiî: Fâtiha’dan bir âyettir; sesli namazlarda açıktan okunur. — Ümmü Seleme’nin Peygamber’in kıraatini besmeleden başlatarak anlattığı rivayet (Ebû Dâvûd).
- Mâlikî: Fâtiha’dan değildir; meşhur görüşte farz namazda okunmaz. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Fâtiha’dan değildir; gizli okunur. — Enes rivayeti (Müslim).
Namazda kahkaha abdesti bozar mı
Namazda kahkaha abdesti bozar mı: Hanefî — Namaz içindeki kahkaha hem namazı hem abdesti bozar. / Şâfiî — Yalnız namazı bozar, abdesti bozmaz.
- Hanefî: Namaz içindeki kahkaha hem namazı hem abdesti bozar. — Hanefîlerin dayandığı mürsel rivayet ve sahâbe uygulaması.
- Şâfiî: Yalnız namazı bozar, abdesti bozmaz. — Abdesti bozan hâllerin nasla sınırlı tutulması esası.
- Mâlikî: Yalnız namazı bozar. — Aynı sınırlılık esası.
- Hanbelî: Yalnız namazı bozar. — Aynı sınırlılık esası.
Vitir namazının rekât sayısı
Vitir namazının rekât sayısı: Hanefî — Üç rekâttır, tek selâmla kılınır. / Şâfiî — En az bir rekâttır; üç kılınırsa iki rekât ayrı selâmlanır.
- Hanefî: Üç rekâttır, tek selâmla kılınır. — Hz. Âişe’den nakledilen üç rekât vitir rivayeti (Nesâî).
- Şâfiî: En az bir rekâttır; üç kılınırsa iki rekât ayrı selâmlanır. — İbn Ömer’den «Vitir bir rekâttır» rivayeti (Müslim).
- Mâlikî: Bir rekâttır; öncesinde iki rekât şef’ kılınır. — Aynı İbn Ömer rivayeti (Müslim).
- Hanbelî: Bir rekât efdaldir; üç de câizdir. — İbn Ömer rivayeti (Buhârî).
Cuma namazı için asgari cemaat
Cuma namazı için asgari cemaat: Hanefî — İmam dışında en az üç kişi yeterlidir. / Şâfiî — Kırk kişi şarttır.
- Hanefî: İmam dışında en az üç kişi yeterlidir. — «Cemaat» lafzının en az çoğul sayıya hamledilmesi.
- Şâfiî: Kırk kişi şarttır. — Ka’b b. Mâlik’ten, ilk cumanın kırk kişiyle kılındığını bildiren rivayet (Ebû Dâvûd).
- Mâlikî: Belirli bir sayı şart değildir; kendi başına yerleşim sayılacak topluluk yeterlidir. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Meşhur görüşte kırk kişi şarttır. — Aynı Ka’b b. Mâlik rivayeti (Ebû Dâvûd).
Cenaze namazında Fâtiha okunması
Cenaze namazında Fâtiha okunması: Hanefî — Okunmaz; senâ ve dua ile yetinilir. / Şâfiî — İlk tekbirden sonra Fâtiha okunur ve rükündür.
- Hanefî: Okunmaz; senâ ve dua ile yetinilir. — Cenaze namazının rükûsuz ve secdesiz bir dua olması.
- Şâfiî: İlk tekbirden sonra Fâtiha okunur ve rükündür. — İbn Abbâs’ın cenaze namazında Fâtiha okuyup «sünnet olduğunu bilesiniz diye» demesi (Buhârî).
- Mâlikî: Meşhur görüşte okunmaz. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Okunur. — Aynı İbn Abbâs rivayeti (Buhârî).
Namazda selâmın sayısı
Namazda selâmın sayısı: Hanefî — İki tarafa selâm vermek vâciptir. / Şâfiî — Bir selâm farz, ikincisi sünnettir.
- Hanefî: İki tarafa selâm vermek vâciptir. — Peygamber’in iki tarafa selâm verdiğini bildiren rivayetler (Müslim).
- Şâfiî: Bir selâm farz, ikincisi sünnettir. — Namazdan çıkışın selâm ile olduğunu bildiren rivayet (Ebû Dâvûd).
- Mâlikî: Bir selâm farzdır. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: İki selâm da vâciptir. — Peygamber’in iki tarafa selâm verdiğini bildiren rivayetler (Müslim).
Bulûğa ermemiş çocuğun imamlığı
Bulûğa ermemiş çocuğun imamlığı: Hanefî — Farz namazlarda câiz değildir. / Şâfiî — Câizdir.
- Hanefî: Farz namazlarda câiz değildir. — İmamlığın tam ehliyet gerektirmesi esası.
- Şâfiî: Câizdir. — Amr b. Seleme’nin küçük yaşta kavmine imamlık yaptığını bildiren rivayet (Buhârî).
- Mâlikî: Nâfilede câiz, meşhur görüşte farzda câiz değildir. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Nâfilede câizdir; meşhur görüşte farzda câiz değildir. — Amr b. Seleme rivayetinin nâfileye yorulması.
Kullanılan ziynet altınında zekât
Kullanılan ziynet altınında zekât: Hanefî — Nisâba ulaşan altın ziynette zekât vardır. / Şâfiî — Mübah kullanım ziynetinde zekât yoktur.
- Hanefî: Nisâba ulaşan altın ziynette zekât vardır. — Peygamber’in bilezik takan kadına «Bunun zekâtını veriyor musun?» dediğini bildiren rivayet (Ebû Dâvûd).
- Şâfiî: Mübah kullanım ziynetinde zekât yoktur. — Sahâbeden nakledilen, kullanılan ziynette zekât bulunmadığı görüşü.
- Mâlikî: Kullanılan ziynette zekât yoktur. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Meşhur görüşte kullanılan ziynette zekât yoktur. — Aynı sahâbe uygulaması.
Sebze ve meyvede öşür
Sebze ve meyvede öşür: Hanefî — Topraktan çıkan her üründe öşür vardır. / Şâfiî — Yalnız gıda olan ve depolanabilen ürünlerde vardır.
- Hanefî: Topraktan çıkan her üründe öşür vardır. — «Yağmurun suladığında onda bir vardır» rivayetinin umumu (Buhârî).
- Şâfiî: Yalnız gıda olan ve depolanabilen ürünlerde vardır. — «Beş vesk’ten azında zekât yoktur» rivayetindeki ölçülebilirlik kaydı (Buhârî).
- Mâlikî: Depolanabilen gıda ürünlerinde vardır. — Aynı ölçülebilirlik kaydı (Buhârî).
- Hanbelî: Ölçülüp depolanabilen ürünlerde vardır. — Aynı ölçülebilirlik kaydı (Buhârî).
Seferde oruç tutmak mı efdal
Seferde oruç tutmak mı efdal: Hanefî — Zorlanmayan için tutmak efdaldir. / Şâfiî — Zorlanmayan için tutmak efdaldir.
- Hanefî: Zorlanmayan için tutmak efdaldir. — «Oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır» (Bakara 184).
- Şâfiî: Zorlanmayan için tutmak efdaldir. — Aynı âyet (Bakara 184).
- Mâlikî: Tutmak efdaldir. — Aynı âyet (Bakara 184).
- Hanbelî: Bozmak efdaldir. — Seferde oruç tutmanın iyilikten sayılmadığını bildiren rivayet (Buhârî).
Kurban kesmenin hükmü
Kurban kesmenin hükmü: Hanefî — İmkânı olan mukîm için vâciptir. / Şâfiî — Sünnet-i müekkededir.
- Hanefî: İmkânı olan mukîm için vâciptir. — «İmkânı olduğu hâlde kurban kesmeyen namazgâhımıza yaklaşmasın» rivayeti (İbn Mâce).
- Şâfiî: Sünnet-i müekkededir. — Hz. Ebû Bekir ve Ömer’in bazı yıllar kurban kesmediğine dair nakil.
- Mâlikî: Sünnet-i müekkededir. — Aynı sahâbe nakli ve Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Sünnet-i müekkededir. — Aynı sahâbe nakli.
İhramda telbiyenin hükmü
İhramda telbiyenin hükmü: Hanefî — Telbiye ihramın şartıdır; niyetle birlikte bulunmadıkça ihrama girilmiş olmaz. / Şâfiî — Sünnettir; ihram niyetle gerçekleşir.
- Hanefî: Telbiye ihramın şartıdır; niyetle birlikte bulunmadıkça ihrama girilmiş olmaz. — Telbiyenin, hac niyetinin dışa vuran alâmeti sayılması.
- Şâfiî: Sünnettir; ihram niyetle gerçekleşir. — İhramın bir niyet ibadeti olması ve telbiyeyi şart koşan bir nassın bulunmaması.
- Mâlikî: Sünnet-i müekkededir. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Sünnettir; terkiyle ihram bozulmaz. — İhramın niyetle gerçekleşmesi esası.
Hacda tıraşın (halk) hükmü
Hacda tıraşın (halk) hükmü: Hanefî — Vâciptir; terk edilirse dem gerekir, hac bâtıl olmaz. / Şâfiî — Rükündür; yapılmadıkça ihramdan çıkılmaz.
- Hanefî: Vâciptir; terk edilirse dem gerekir, hac bâtıl olmaz. — Halkı hac rükünleri arasında saymayan nasların bulunmaması.
- Şâfiî: Rükündür; yapılmadıkça ihramdan çıkılmaz. — Fetih sûresi 27. âyetteki «muhallikîne ruûseküm» ifadesi.
- Mâlikî: Vâciptir. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Rükündür. — Aynı Fetih 27. âyeti.
Safâ ile Merve arasında sa’yin hükmü
Safâ ile Merve arasında sa’yin hükmü: Hanefî — Vâciptir; terk edilirse dem gerekir. / Şâfiî — Rükündür.
- Hanefî: Vâciptir; terk edilirse dem gerekir. — Bakara 158. âyetin «cünah yoktur» üslûbunu rükün saymaya elverişli görmemesi.
- Şâfiî: Rükündür. — Peygamber’in «Sa’y edin, Allah size sa’yi yazdı» buyurduğunu bildiren rivayet (Ahmed).
- Mâlikî: Rükündür. — Aynı rivayet ve Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Rükündür. — Aynı rivayet (Ahmed).
Umrenin hükmü
Umrenin hükmü: Hanefî — Sünnet-i müekkededir. / Şâfiî — Ömürde bir kez farzdır.
- Hanefî: Sünnet-i müekkededir. — Câbir’den, umrenin farz olmadığını bildiren rivayet (Tirmizî).
- Şâfiî: Ömürde bir kez farzdır. — Bakara 196: «Haccı ve umreyi Allah için tamamlayın.»
- Mâlikî: Sünnet-i müekkededir. — Aynı Câbir rivayeti (Tirmizî) ve Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Farzdır. — Aynı Bakara 196. âyeti.
Başkası adına hac (bedel hac)
Başkası adına hac (bedel hac): Hanefî — Ölü ve iyileşme umudu olmayan âciz adına câizdir. / Şâfiî — Ölü ve âciz adına câizdir.
- Hanefî: Ölü ve iyileşme umudu olmayan âciz adına câizdir. — Has’am kabilesinden bir kadının babası adına hac sorması üzerine izin verilmesi (Buhârî).
- Şâfiî: Ölü ve âciz adına câizdir. — Aynı Has’am rivayeti (Buhârî).
- Mâlikî: Meşhur görüşte mekruhtur; vasiyet varsa yerine getirilir. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Ölü ve âciz adına câizdir. — Aynı Has’am rivayeti (Buhârî).
Cenaze tekbirlerinde el kaldırma
Cenaze tekbirlerinde el kaldırma: Hanefî — Yalnız ilk tekbirde eller kaldırılır. / Şâfiî — Dört tekbirin her birinde kaldırılır.
- Hanefî: Yalnız ilk tekbirde eller kaldırılır. — İbn Mes’ûd’dan nakledilen uygulama.
- Şâfiî: Dört tekbirin her birinde kaldırılır. — İbn Ömer’in her tekbirde ellerini kaldırdığını bildiren nakil (Beyhakî).
- Mâlikî: Meşhur görüşte yalnız ilk tekbirde kaldırılır. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Her tekbirde kaldırılır. — Aynı İbn Ömer nakli (Beyhakî).
Ölüye okunan Kur’an’ın sevabı
Ölüye okunan Kur’an’ın sevabı: Hanefî — Ulaşır; okuyan sevabını ölüye bağışlayabilir. / Şâfiî — Meşhur görüşte kıraatin sevabı doğrudan ulaşmaz; dua ile ulaşır.
- Hanefî: Ulaşır; okuyan sevabını ölüye bağışlayabilir. — Sadaka ve duanın ölüye ulaştığını bildiren rivayetlere kıyas.
- Şâfiî: Meşhur görüşte kıraatin sevabı doğrudan ulaşmaz; dua ile ulaşır. — Necm 39: «İnsan için ancak çalıştığı vardır.»
- Mâlikî: Meşhur görüşte mekruhtur; sevabın ulaşacağını söyleyen müteahhirûn da vardır. — Aynı Necm 39. âyeti ve Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Ulaşır. — Sadakaya kıyas ve Ahmed b. Hanbel’den nakledilen görüş.
Cenazenin önünde mi arkasında mı yürünür
Cenazenin önünde mi arkasında mı yürünür: Hanefî — Arkasında yürümek efdaldir. / Şâfiî — Önünde yürümek efdaldir.
- Hanefî: Arkasında yürümek efdaldir. — «Cenazeye tâbi olun» buyruğunun tâbi olmayı arkada yürümek olarak anlaşılması (Buhârî).
- Şâfiî: Önünde yürümek efdaldir. — İbn Ömer’in cenazenin önünde yürüdüğünü bildiren rivayet (Ebû Dâvûd).
- Mâlikî: Yürüyen önde, binen arkada olur. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Önünde yürümek efdaldir. — Aynı İbn Ömer rivayeti (Ebû Dâvûd).
Nikâhta şahit şartı
Nikâhta şahit şartı: Hanefî — İki erkek yahut bir erkek ile iki kadın şahit şarttır. / Şâfiî — İki âdil erkek şahit şarttır; kadının şahitliği kabul edilmez.
- Hanefî: İki erkek yahut bir erkek ile iki kadın şahit şarttır. — Şahitsiz nikâhın geçersizliğini bildiren rivayet (Beyhakî).
- Şâfiî: İki âdil erkek şahit şarttır; kadının şahitliği kabul edilmez. — Aynı rivayetteki «iki âdil şahit» kaydı.
- Mâlikî: Akit anında şahit şart değildir; zifaftan önce ilan (i’lân) şarttır. — «Nikâhı ilan edin» buyruğu (Tirmizî).
- Hanbelî: İki erkek şahit şarttır. — Aynı Beyhakî rivayeti.
Unutarak yemini bozmak
Unutarak yemini bozmak: Hanefî — Keffâret gerekir; yemin unutmayla da bozulur. / Şâfiî — Keffâret gerekmez.
- Hanefî: Keffâret gerekir; yemin unutmayla da bozulur. — Keffâretin yeminin kendisine bağlanması, kastın ayrıca şart koşulmaması.
- Şâfiî: Keffâret gerekmez. — «Ümmetimden hata ve unutma kaldırıldı» rivayeti (İbn Mâce).
- Mâlikî: Keffâret gerekmez. — Aynı rivayet (İbn Mâce).
- Hanbelî: Keffâret gerekmez. — Aynı rivayet (İbn Mâce).
Yemin keffâretinde orucun peş peşe olması
Yemin keffâretinde orucun peş peşe olması: Hanefî — Üç gün peş peşe tutulmalıdır. / Şâfiî — Peş peşe olması şart değildir.
- Hanefî: Üç gün peş peşe tutulmalıdır. — İbn Mes’ûd’dan nakledilen kıraatteki «mütetâbiât» (peş peşe) kaydı.
- Şâfiî: Peş peşe olması şart değildir. — Mâide 89. âyetin kayıtsız (mutlak) gelmesi.
- Mâlikî: Peş peşe olması müstehaptır, şart değildir. — Aynı âyetin mutlaklığı.
- Hanbelî: Peş peşe tutulmalıdır. — Aynı İbn Mes’ûd kıraati.
Besmelesiz kesilen hayvan
Besmelesiz kesilen hayvan: Hanefî — Unutarak terk edilirse helâl, bilerek terk edilirse haramdır. / Şâfiî — Besmele sünnettir; unutulsa da bilerek terk edilse de et helâldir.
- Hanefî: Unutarak terk edilirse helâl, bilerek terk edilirse haramdır. — En’âm 121. âyeti ile unutmayı mâzur sayan rivayetlerin birlikte değerlendirilmesi.
- Şâfiî: Besmele sünnettir; unutulsa da bilerek terk edilse de et helâldir. — Hz. Âişe’den, kesenin besmelesi bilinmeyen et için «Siz besmele çekin ve yiyin» buyrulması (Buhârî).
- Mâlikî: Bilerek terk haram kılar, unutmak zarar vermez. — En’âm 121. âyeti.
- Hanbelî: Bilerek terk haram kılar, unutmak zarar vermez. — Aynı En’âm 121. âyeti.
At etinin hükmü
At etinin hükmü: Hanefî — Ebû Hanîfe’ye göre mekruhtur; İmâmeyn helâl der, fetva da onların görüşünedir. / Şâfiî — Helâldir.
- Hanefî: Ebû Hanîfe’ye göre mekruhtur; İmâmeyn helâl der, fetva da onların görüşünedir. — Nahl 8. âyetinde atın binek olarak zikredilmesi.
- Şâfiî: Helâldir. — Câbir’den, Hayber günü at eti yenildiğini bildiren rivayet (Buhârî).
- Mâlikî: Meşhur görüşte mekruhtur. — Aynı Nahl 8. âyeti.
- Hanbelî: Helâldir. — Aynı Câbir rivayeti (Buhârî).
Kendiliğinden ölüp su yüzüne çıkan balık
Kendiliğinden ölüp su yüzüne çıkan balık: Hanefî — Yenmez; yalnız bir sebeple ölen balık yenir. / Şâfiî — Helâldir.
- Hanefî: Yenmez; yalnız bir sebeple ölen balık yenir. — Câbir’den, denizin attığının yenip kendiliğinden ölüp yüzenin yenmeyeceğini bildiren rivayet (Ebû Dâvûd).
- Şâfiî: Helâldir. — «Denizin suyu temiz, ölüsü helâldir» rivayeti (Ebû Dâvûd).
- Mâlikî: Helâldir. — Aynı rivayet (Ebû Dâvûd).
- Hanbelî: Helâldir. — Aynı rivayet (Ebû Dâvûd).
Balık dışındaki deniz hayvanları
Balık dışındaki deniz hayvanları: Hanefî — Yalnız balık helâldir. / Şâfiî — Denizde yaşayan her canlı helâldir.
- Hanefî: Yalnız balık helâldir. — Deniz ölüsüne dair ruhsatın balığa hasredilmesi.
- Şâfiî: Denizde yaşayan her canlı helâldir. — «Denizin ölüsü helâldir» rivayeti (Ebû Dâvûd).
- Mâlikî: Hepsi helâldir. — Aynı rivayet (Ebû Dâvûd).
- Hanbelî: Karada da yaşayabilenler dışında helâldir; onlar için kesim gerekir. — Aynı rivayet ile karada yaşayanın kesim şartının birleştirilmesi.
Sabah namazında kunut
Sabah namazında kunut: Hanefî — Sabah namazında kunut yoktur; yalnız umumi bir belâ hâlinde (nâzile) yapılır. / Şâfiî — Sabah namazında kunut sünnettir, rükûdan sonra okunur.
- Hanefî: Sabah namazında kunut yoktur; yalnız umumi bir belâ hâlinde (nâzile) yapılır. — Sabah kunutunun sonradan terk edildiğini bildiren rivayetler.
- Şâfiî: Sabah namazında kunut sünnettir, rükûdan sonra okunur. — Enes’ten, Peygamber’in vefatına kadar sabah namazında kunut yaptığını bildiren rivayet (Beyhakî).
- Mâlikî: Müstehaptır ve rükûdan önce okunur. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Sabahta kunut yoktur; yalnız nâzilede yapılır. — Kunutun terkine dair rivayetler.
Tadîl-i erkânın (tuma’nîne) hükmü
Tadîl-i erkânın (tuma’nîne) hükmü: Hanefî — Vâciptir; Ebû Yusuf’a göre farzdır. / Şâfiî — Farzdır; terkiyle namaz sahih olmaz.
- Hanefî: Vâciptir; Ebû Yusuf’a göre farzdır. — Namazını gereği gibi kılmayan kimseye namazını iade ettiren rivayet (Buhârî).
- Şâfiî: Farzdır; terkiyle namaz sahih olmaz. — Aynı rivayet (Buhârî).
- Mâlikî: Farzdır. — Aynı rivayet (Buhârî).
- Hanbelî: Farzdır. — Aynı rivayet (Buhârî).
Sehiv secdesinin yeri
Sehiv secdesinin yeri: Hanefî — Selâmdan sonra yapılır. / Şâfiî — Selâmdan önce yapılır.
- Hanefî: Selâmdan sonra yapılır. — İbn Mes’ûd’un, Peygamber’in selâmdan sonra iki secde yaptığını bildiren rivayeti (Buhârî).
- Şâfiî: Selâmdan önce yapılır. — Ebû Saîd el-Hudrî’den nakledilen, selâmdan önce secde edildiğini bildiren rivayet (Müslim).
- Mâlikî: Eksiklikten doğuyorsa selâmdan önce, fazlalıktan doğuyorsa sonra yapılır. — İki rivayetin birleştirilmesi (cem’).
- Hanbelî: Meşhur görüşte selâmdan önce; bazı hâllerde sonra yapılır. — Aynı iki rivayet.
Teravih namazının rekât sayısı
Teravih namazının rekât sayısı: Hanefî — Yirmi rekâttır. / Şâfiî — Yirmi rekâttır.
- Hanefî: Yirmi rekâttır. — Hz. Ömer devrinde cemaatin yirmi rekât kıldığına dair nakil (Muvatta).
- Şâfiî: Yirmi rekâttır. — Aynı Hz. Ömer devri uygulaması (Muvatta).
- Mâlikî: Meşhur görüşte otuz altı rekâttır. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Yirmi rekâttır. — Aynı Hz. Ömer devri uygulaması (Muvatta).
Ramazan orucuna geceden niyet
Ramazan orucuna geceden niyet: Hanefî — Kuşluk vaktine kadar niyet edilebilir. / Şâfiî — Geceden niyet şarttır.
- Hanefî: Kuşluk vaktine kadar niyet edilebilir. — Ramazan ayında orucun kendiliğinden taayyün etmiş olması.
- Şâfiî: Geceden niyet şarttır. — «Fecirden önce oruca niyet etmeyenin orucu yoktur» rivayeti (Nesâî).
- Mâlikî: Geceden niyet şarttır; ay boyunca tek niyet yeterlidir. — Aynı rivayet (Nesâî).
- Hanbelî: Geceden niyet şarttır. — Aynı rivayet (Nesâî).
Hamile ve emzikli kadının orucu
Hamile ve emzikli kadının orucu: Hanefî — Yalnız kaza gerekir, fidye gerekmez. / Şâfiî — Çocuğu için korkarak bozmuşsa kaza ile birlikte fidye gerekir.
- Hanefî: Yalnız kaza gerekir, fidye gerekmez. — Hasta ve yolcuya kıyas (Bakara 184).
- Şâfiî: Çocuğu için korkarak bozmuşsa kaza ile birlikte fidye gerekir. — İbn Abbâs’tan nakledilen görüş.
- Mâlikî: Hamileye kaza, emzikliye kaza ile birlikte fidye gerekir. — İbn Ömer ve İbn Abbâs’tan nakledilen görüşler.
- Hanbelî: Çocuğu için korkarak bozmuşsa kaza ile birlikte fidye gerekir. — Aynı İbn Abbâs nakli.
Zekâtın kıymet (para) olarak ödenmesi
Zekâtın kıymet (para) olarak ödenmesi: Hanefî — Câizdir; hatta fakirin ihtiyacına göre daha uygun olabilir. / Şâfiî — Câiz değildir; zekât malın kendi cinsinden verilir.
- Hanefî: Câizdir; hatta fakirin ihtiyacına göre daha uygun olabilir. — Zekâtta gözetilen gayenin fakirin ihtiyacının giderilmesi olması.
- Şâfiî: Câiz değildir; zekât malın kendi cinsinden verilir. — Zekât nasslarının belirli cinsleri ve miktarları zikretmesi.
- Mâlikî: Câiz değildir. — Aynı gerekçe.
- Hanbelî: Meşhur görüşte câiz değildir; ihtiyaç veya maslahat varsa câiz görülmüştür. — Aynı gerekçe ile Ahmed’den nakledilen ruhsat.
Balda zekât
Balda zekât: Hanefî — Öşür arazisinden elde edilen balda onda bir vardır. / Şâfiî — Zekât yoktur.
- Hanefî: Öşür arazisinden elde edilen balda onda bir vardır. — Balda onda bir bulunduğunu bildiren rivayet (İbn Mâce).
- Şâfiî: Zekât yoktur. — Bu konuda sabit bir nassın bulunmaması.
- Mâlikî: Zekât yoktur. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Nisâba ulaşınca onda bir vardır. — Aynı rivayet (İbn Mâce).
Alışverişte meclis muhayyerliği
Alışverişte meclis muhayyerliği: Hanefî — Meclis muhayyerliği yoktur; akit icap ve kabul ile bağlanır. / Şâfiî — Vardır; taraflar bedenen ayrılmadıkça cayabilirler.
- Hanefî: Meclis muhayyerliği yoktur; akit icap ve kabul ile bağlanır. — Akdin icap-kabul ile tamam olması ve «ayrılma»nın sözle ayrılma olarak anlaşılması.
- Şâfiî: Vardır; taraflar bedenen ayrılmadıkça cayabilirler. — «Alışveriş yapan iki kişi ayrılmadıkça muhayyerdir» rivayeti (Buhârî).
- Mâlikî: Yoktur. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Vardır. — Aynı rivayet (Buhârî).
Şuf’a hakkının kapsamı
Şuf’a hakkının kapsamı: Hanefî — Ortak, irtifak hakkı bulunan ve bitişik komşu için vardır. / Şâfiî — Yalnız taksim edilmemiş ortak mülkte vardır.
- Hanefî: Ortak, irtifak hakkı bulunan ve bitişik komşu için vardır. — «Komşu, komşusunun şuf’asına daha lâyıktır» rivayeti (Ebû Dâvûd).
- Şâfiî: Yalnız taksim edilmemiş ortak mülkte vardır. — «Sınırlar ayrılınca şuf’a yoktur» rivayeti (Buhârî).
- Mâlikî: Yalnız ortaklıkta vardır. — Aynı rivayet (Buhârî).
- Hanbelî: Yalnız ortaklıkta vardır. — Aynı rivayet (Buhârî).
Ribe’l-fadlın illeti
Ribe’l-fadlın illeti: Hanefî — İllet cins birliği ile ölçülüp tartılabilir olmaktır. / Şâfiî — İllet, para cinsinde semeniyyet; diğerlerinde yiyecek olmaktır.
- Hanefî: İllet cins birliği ile ölçülüp tartılabilir olmaktır. — Altı malı sayarak «misli misline» buyuran rivayet (Müslim).
- Şâfiî: İllet, para cinsinde semeniyyet; diğerlerinde yiyecek olmaktır. — Aynı rivayet (Müslim).
- Mâlikî: İllet, gıda maddesi olup depolanabilmektir. — Aynı rivayet (Müslim).
- Hanbelî: Meşhur görüşte illet ölçülüp tartılabilir olmaktır. — Aynı rivayet (Müslim).
Mirasta redd meselesi
Mirasta redd meselesi: Hanefî — Artan pay, eş dışındaki ashâb-ı ferâize hisseleri oranında geri verilir. / Şâfiî — Kadîm görüşte artan beytülmâle kalır; beytülmâl düzensizse redd yapılır.
- Hanefî: Artan pay, eş dışındaki ashâb-ı ferâize hisseleri oranında geri verilir. — Enfâl 75: «Akrabalar Allah’ın kitabında birbirlerine daha yakındır.»
- Şâfiî: Kadîm görüşte artan beytülmâle kalır; beytülmâl düzensizse redd yapılır. — Beytülmâlin müslümanların ortak hakkı sayılması.
- Mâlikî: Artan beytülmâle kalır. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Redd yapılır. — Aynı Enfâl 75. âyeti.
Az suya necâset düşmesi
Az suya necâset düşmesi: Hanefî — Durgun az su necâsetle necis olur; çok su (ma’-i kesîr) vasfı değişmedikçe temiz kalır. / Şâfiî — İki kulleden az su necâsetle necis olur; iki kulleyi geçen su, vasfı değişmedikçe temiz kalır.
- Hanefî: Durgun az su necâsetle necis olur; çok su (ma’-i kesîr) vasfı değişmedikçe temiz kalır. — Durgun suya bevletmeyi yasaklayan rivayet (Buhârî).
- Şâfiî: İki kulleden az su necâsetle necis olur; iki kulleyi geçen su, vasfı değişmedikçe temiz kalır. — «Su iki kulle olursa pislik taşımaz» rivayeti (Ebû Dâvûd).
- Mâlikî: Miktara bakılmaz; suyun rengi, tadı veya kokusu değişmedikçe temizdir. — «Su temizdir, hiçbir şey onu necis yapmaz» rivayeti (Ebû Dâvûd).
- Hanbelî: İki kulle ölçüsü esastır. — Aynı iki kulle rivayeti (Ebû Dâvûd).
Abdestte başın meshinin miktarı
Abdestte başın meshinin miktarı: Hanefî — Başın dörtte biri meshedilir. / Şâfiî — Başın bir kısmının meshi yeterlidir.
- Hanefî: Başın dörtte biri meshedilir. — Muğîre b. Şu’be’nin, Peygamber’in perçemini (nâsiye) meshettiğini bildiren rivayeti (Müslim).
- Şâfiî: Başın bir kısmının meshi yeterlidir. — Mâide 6’daki «bi-ruûsiküm» ifadesindeki «bâ»nın bir kısım (teb’îz) bildirmesi.
- Mâlikî: Başın tamamı meshedilir. — Aynı âyetteki «bâ»nın bitişme (ilsâk) sayılması ve Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Başın tamamı, kulaklarla birlikte meshedilir. — Abdullah b. Zeyd’in, Peygamber’in başının tamamını meshettiğini bildiren rivayeti (Buhârî).
Abdestte tertip (sıraya uymak)
Abdestte tertip (sıraya uymak): Hanefî — Sünnettir; sıra bozulsa da abdest sahihtir. / Şâfiî — Farzdır.
- Hanefî: Sünnettir; sıra bozulsa da abdest sahihtir. — Mâide 6’daki atıf harfinin sıra değil mutlak birleştirme bildirmesi.
- Şâfiî: Farzdır. — Âyette uzuvların sırayla zikri ve «Allah’ın başladığıyla başlayın» buyruğu (Nesâî).
- Mâlikî: Sünnettir; farz değildir. — Aynı atıf harfinin mutlaklığı ve Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Farzdır. — Aynı âyet sırası ve Nesâî rivayeti.
Abdestte muvâlât (ara vermeden yapmak)
Abdestte muvâlât (ara vermeden yapmak): Hanefî — Sünnettir. / Şâfiî — Yeni görüşte (cedîd) sünnettir.
- Hanefî: Sünnettir. — Mâide 6’nın ara verme konusunda kayıt getirmemesi.
- Şâfiî: Yeni görüşte (cedîd) sünnettir. — Aynı âyetin mutlaklığı.
- Mâlikî: Farzdır; abdest tek bir fiil sayılır. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Farzdır. — Topuğunda kuru yer kalan kimseye abdestini iade ettiren rivayet (Ebû Dâvûd).
Meninin temiz olup olmadığı
Meninin temiz olup olmadığı: Hanefî — Necistir; kurumuşsa ovalamak yeterlidir. / Şâfiî — Temizdir.
- Hanefî: Necistir; kurumuşsa ovalamak yeterlidir. — Hz. Âişe’nin, Peygamber’in elbisesindeki meniyi ovaladığını bildiren rivayeti (Müslim).
- Şâfiî: Temizdir. — Aynı rivayette yıkama değil ovalamanın yeterli görülmesi (Müslim).
- Mâlikî: Necistir; yıkanması gerekir. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Temizdir. — Aynı Hz. Âişe rivayeti (Müslim).
Gusülde ağza ve buruna su vermek
Gusülde ağza ve buruna su vermek: Hanefî — Farzdır. / Şâfiî — Sünnettir.
- Hanefî: Farzdır. — Ağız ve burun içinin yıkanması gereken zâhir bedenden sayılması.
- Şâfiî: Sünnettir. — Mâide 6’daki «fettahherû» buyruğunun dış bedene hamledilmesi.
- Mâlikî: Sünnettir. — Aynı âyet ve Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Farzdır. — Ağız ve burun içinin zâhirden sayılması.
Abdeste besmele ile başlamak
Abdeste besmele ile başlamak: Hanefî — Sünnettir. / Şâfiî — Sünnettir.
- Hanefî: Sünnettir. — Peygamber’in abdeste besmeleyle başladığını bildiren rivayetler.
- Şâfiî: Sünnettir. — Aynı rivayetler.
- Mâlikî: Müstehaptır. — Aynı rivayetler ve Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Vâciptir; kasten terk edilirse abdest sahih olmaz. — «Besmele çekmeyenin abdesti yoktur» rivayeti (İbn Mâce).
Oturarak kıldıran imama uymak
Oturarak kıldıran imama uymak: Hanefî — Ayakta durabilen cemaat ayakta kılar. / Şâfiî — Ayakta durabilen cemaat ayakta kılar.
- Hanefî: Ayakta durabilen cemaat ayakta kılar. — Peygamber’in son hastalığında oturarak, Ebû Bekir’in ayakta kıldığını bildiren rivayet (Buhârî).
- Şâfiî: Ayakta durabilen cemaat ayakta kılar. — Aynı rivayet (Buhârî).
- Mâlikî: Meşhur görüşte oturarak kıldıran imama uyulmaz. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: İmam oturuyorsa cemaat de oturarak kılar. — «İmam oturarak kılarsa siz de oturarak kılın» rivayeti (Buhârî).
Sütresiz kılanın önünden geçmek
Sütresiz kılanın önünden geçmek: Hanefî — Namaz bozulmaz; geçen kimse günahkâr olur. / Şâfiî — Namaz bozulmaz; ilgili rivayet sevabın eksilmesine yorulur.
- Hanefî: Namaz bozulmaz; geçen kimse günahkâr olur. — İbn Abbâs’ın safların önünden geçtiğini ve bunun sorun edilmediğini bildiren rivayet (Buhârî).
- Şâfiî: Namaz bozulmaz; ilgili rivayet sevabın eksilmesine yorulur. — Aynı İbn Abbâs rivayeti (Buhârî).
- Mâlikî: Namaz bozulmaz. — Aynı rivayet ve Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Meşhur görüşte namaz bozulur. — Ebû Zerr’den nakledilen, sütresiz kılanın önünden geçilmesine dair rivayet (Müslim).
Kaza namazlarında tertip
Kaza namazlarında tertip: Hanefî — Kaçırılan namaz altıdan azsa sıraya uymak vâciptir. / Şâfiî — Sıraya uymak sünnettir.
- Hanefî: Kaçırılan namaz altıdan azsa sıraya uymak vâciptir. — Hendek günü Peygamber’in kaçan namazları sırasıyla kaza ettiğini bildiren rivayet (Nesâî).
- Şâfiî: Sıraya uymak sünnettir. — Kazanın aslında edâya benzemesi ve sırayı şart koşan bir nassın bulunmaması.
- Mâlikî: Az sayıda kazada sıraya uymak vâciptir. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Sıraya uymak vâciptir. — Aynı Hendek uygulaması (Nesâî).
Namaza başlarken istiftâh duası
Namaza başlarken istiftâh duası: Hanefî — Sünnettir; «Sübhâneke» okunur. / Şâfiî — Sünnettir; «Veccehtü vechiye» duası okunur.
- Hanefî: Sünnettir; «Sübhâneke» okunur. — Hz. Ömer’in namaza «Sübhâneke» ile başladığını bildiren nakil.
- Şâfiî: Sünnettir; «Veccehtü vechiye» duası okunur. — Hz. Ali’den nakledilen istiftâh duası rivayeti (Müslim).
- Mâlikî: Meşhur görüşte istiftâh duası okunmaz. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Sünnettir; «Sübhâneke» okunur. — Aynı Hz. Ömer nakli.
Bayram namazının hükmü
Bayram namazının hükmü: Hanefî — Vâciptir. / Şâfiî — Sünnet-i müekkededir.
- Hanefî: Vâciptir. — Peygamber’in bayram namazını hiç terk etmemesi ve cemaate çıkmayı emretmesi.
- Şâfiî: Sünnet-i müekkededir. — Beş vakit dışında farz namaz bulunmadığını bildiren rivayet (Buhârî).
- Mâlikî: Sünnet-i müekkededir. — Aynı rivayet (Buhârî) ve Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Farz-ı kifâyedir. — Kadınların bile bayram namazına çıkarılmasını emreden rivayet (Buhârî).
Bayram namazında zâid tekbirlerin sayısı
Bayram namazında zâid tekbirlerin sayısı: Hanefî — Her iki rekâtta da üçer zâid tekbir alınır. / Şâfiî — İlk rekâtta yedi, ikinci rekâtta beş zâid tekbir alınır.
- Hanefî: Her iki rekâtta da üçer zâid tekbir alınır. — İbn Mes’ûd’dan nakledilen uygulama.
- Şâfiî: İlk rekâtta yedi, ikinci rekâtta beş zâid tekbir alınır. — Amr b. Şuayb yoluyla gelen rivayet (Ebû Dâvûd).
- Mâlikî: İlk rekâtta iftitahla birlikte yedi, ikincide altı tekbir alınır. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: İlk rekâtta altı, ikincide beş zâid tekbir alınır. — Aynı Amr b. Şuayb rivayeti (Ebû Dâvûd).
Cuma namazı için şehir şartı
Cuma namazı için şehir şartı: Hanefî — Şehir yahut şehir hükmündeki büyük kasaba şarttır; köyde cuma kılınmaz. / Şâfiî — Şehir şartı yoktur; yerleşik bir topluluk yeterlidir.
- Hanefî: Şehir yahut şehir hükmündeki büyük kasaba şarttır; köyde cuma kılınmaz. — Hz. Ali’den nakledilen, cumanın câmi bir yerleşimde kılınacağına dair görüş.
- Şâfiî: Şehir şartı yoktur; yerleşik bir topluluk yeterlidir. — Ka’b b. Mâlik’ten, ilk cumanın küçük bir toplulukla kılındığını bildiren rivayet (Ebû Dâvûd).
- Mâlikî: Yerleşik bir köy yeterlidir. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Yerleşik bir topluluk yeterlidir. — Aynı Ka’b b. Mâlik rivayeti (Ebû Dâvûd).
Vakfın bağlayıcılığı
Vakfın bağlayıcılığı: Hanefî — Ebû Hanîfe’ye göre bağlayıcı değildir, vâkıf dönebilir; İmâmeyn’e ve fetvaya esas görüşe göre bağlayıcıdır. / Şâfiî — Bağlayıcıdır; vakıftan dönülemez.
- Hanefî: Ebû Hanîfe’ye göre bağlayıcı değildir, vâkıf dönebilir; İmâmeyn’e ve fetvaya esas görüşe göre bağlayıcıdır. — Vakfedilen malın mülkiyetinin çıkıp çıkmadığındaki ihtilaf.
- Şâfiî: Bağlayıcıdır; vakıftan dönülemez. — Hz. Ömer’in Hayber’deki arazisini «aslı satılmaz, bağışlanmaz, miras olmaz» diye vakfetmesi (Buhârî).
- Mâlikî: Bağlayıcıdır. — Aynı Hz. Ömer rivayeti (Buhârî).
- Hanbelî: Bağlayıcıdır. — Aynı Hz. Ömer rivayeti (Buhârî).
Hibeden dönmek
Hibeden dönmek: Hanefî — Yabancıya yapılan ve karşılığı alınmamış hibeden dönülebilir; mahremlere yapılandan dönülemez. / Şâfiî — Baba dışında kimse hibesinden dönemez.
- Hanefî: Yabancıya yapılan ve karşılığı alınmamış hibeden dönülebilir; mahremlere yapılandan dönülemez. — Hibeden dönmeyi kınayan rivayetle dönülebileceğini gösteren nakillerin birlikte değerlendirilmesi.
- Şâfiî: Baba dışında kimse hibesinden dönemez. — «Hibesinden dönen kusup kusmuğuna dönen gibidir; ancak baba çocuğuna verdiğinden dönebilir» rivayeti (Ebû Dâvûd).
- Mâlikî: Yalnız baba çocuğuna verdiğinden dönebilir. — Aynı rivayet (Ebû Dâvûd).
- Hanbelî: Yalnız baba dönebilir. — Aynı rivayet (Ebû Dâvûd).
Tek şahit ve yemin ile hüküm
Tek şahit ve yemin ile hüküm: Hanefî — Câiz değildir; nisap iki erkek yahut bir erkek iki kadındır. / Şâfiî — Mal davalarında câizdir.
- Hanefî: Câiz değildir; nisap iki erkek yahut bir erkek iki kadındır. — Bakara 282’de şahitlik nisabının açıkça belirlenmesi.
- Şâfiî: Mal davalarında câizdir. — Peygamber’in bir şahit ve davacının yemini ile hükmettiğini bildiren rivayet (Müslim).
- Mâlikî: Câizdir. — Aynı rivayet (Müslim) ve Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Mal davalarında câizdir. — Aynı rivayet (Müslim).
Âriyet alınan malın telef olması
Âriyet alınan malın telef olması: Hanefî — Kusuru yoksa tazmin etmez; âriyet emanettir. / Şâfiî — Tazmin eder.
- Hanefî: Kusuru yoksa tazmin etmez; âriyet emanettir. — Emanet malda kusursuz telefin tazmin ettirilmemesi esası.
- Şâfiî: Tazmin eder. — «Alan el, aldığını ödeyene kadar sorumludur» rivayeti (Ebû Dâvûd).
- Mâlikî: Gizlenebilir mallarda tazmin eder, gizlenemeyende etmez. — İki delilin birleştirilmesi.
- Hanbelî: Tazmin eder. — Aynı rivayet (Ebû Dâvûd).
Rehin alınan malın helâk olması
Rehin alınan malın helâk olması: Hanefî — Borç, rehnin değeri kadar düşer. / Şâfiî — Rehin emanettir; kusursuz helâk tazmin ettirilmez.
- Hanefî: Borç, rehnin değeri kadar düşer. — Rehnin borca karşılık tutulmuş olması.
- Şâfiî: Rehin emanettir; kusursuz helâk tazmin ettirilmez. — «Rehin, sahibinindir; menfaati de zararı da onundur» rivayeti (Hâkim).
- Mâlikî: Gizlenebilir mallarda tazmin edilir, gizlenemeyende edilmez. — İki delilin birleştirilmesi.
- Hanbelî: Rehin emanettir; tazmin edilmez. — Aynı rivayet (Hâkim).
Fıtır sadakasının cinsi
Fıtır sadakasının cinsi: Hanefî — Belirlenen gıdalardan verilir; kıymeti para olarak da verilebilir. / Şâfiî — Beldenin galip gıdasından verilir; para câiz değildir.
- Hanefî: Belirlenen gıdalardan verilir; kıymeti para olarak da verilebilir. — Fıtır sadakasında gözetilen gayenin fakirin ihtiyacını gidermek olması.
- Şâfiî: Beldenin galip gıdasından verilir; para câiz değildir. — İbn Ömer rivayetinde ölçünün gıda cinsinden belirlenmesi (Buhârî).
- Mâlikî: Galip gıdadan verilir; para câiz değildir. — Aynı İbn Ömer rivayeti (Buhârî).
- Hanbelî: Meşhur görüşte gıdadan verilir; para câiz değildir. — Aynı İbn Ömer rivayeti (Buhârî).
Zekâtın tek sınıfa verilmesi
Zekâtın tek sınıfa verilmesi: Hanefî — Sekiz sınıftan yalnız birine verilebilir. / Şâfiî — Bulunabilen sınıfların hepsine pay ayrılır.
- Hanefî: Sekiz sınıftan yalnız birine verilebilir. — Tevbe 60’taki «lâm» harfinin hak sahipliğini bildirmesi, bölüştürmeyi şart koşmaması.
- Şâfiî: Bulunabilen sınıfların hepsine pay ayrılır. — Aynı âyette sekiz sınıfın tek tek sayılması.
- Mâlikî: İhtiyaç durumuna göre bir sınıfa verilebilir. — Âyetin harcama yerlerini göstermesi, bölüştürmeyi emretmemesi.
- Hanbelî: Bir sınıfa verilebilir. — Aynı gerekçe.
Hangi hac çeşidi efdaldir
Hangi hac çeşidi efdaldir: Hanefî — Kırân efdaldir. / Şâfiî — İfrâd efdaldir.
- Hanefî: Kırân efdaldir. — Peygamber’in kırân haccı yaptığını bildiren rivayetler.
- Şâfiî: İfrâd efdaldir. — Hz. Âişe’den, Peygamber’in ifrâd haccı yaptığını bildiren rivayet (Buhârî).
- Mâlikî: İfrâd efdaldir. — Aynı rivayet (Buhârî) ve Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Temettu efdaldir. — Peygamber’in sahâbeye haccı umreye çevirmelerini emretmesi (Müslim).
Kurban kesim vaktinin sonu
Kurban kesim vaktinin sonu: Hanefî — Bayramın üçüncü günü akşamına kadardır. / Şâfiî — Teşrîk günlerinin sonuna, yani dördüncü günün akşamına kadardır.
- Hanefî: Bayramın üçüncü günü akşamına kadardır. — Sahâbeden nakledilen üç günlük uygulama.
- Şâfiî: Teşrîk günlerinin sonuna, yani dördüncü günün akşamına kadardır. — «Teşrîk günlerinin hepsi kesim günüdür» rivayeti (Ahmed).
- Mâlikî: Üçüncü günün akşamına kadardır. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Meşhur görüşte üçüncü günün akşamına kadardır. — Aynı sahâbe uygulaması.
Akîka kurbanının hükmü
Akîka kurbanının hükmü: Hanefî — Ebû Hanîfe’ye göre menduptur; sünnet sayılmaz. / Şâfiî — Sünnet-i müekkededir.
- Hanefî: Ebû Hanîfe’ye göre menduptur; sünnet sayılmaz. — Akîka hükmünün sonradan kaldırıldığı görüşü.
- Şâfiî: Sünnet-i müekkededir. — «Her çocuk akîkası karşılığında rehindir» rivayeti (Ebû Dâvûd).
- Mâlikî: Sünnettir. — Aynı rivayet (Ebû Dâvûd) ve Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Sünnet-i müekkededir. — Aynı rivayet (Ebû Dâvûd).
Ric’î talâkta dönüşün (ric’at) şekli
Ric’î talâkta dönüşün (ric’at) şekli: Hanefî — Sözle olduğu gibi fiille de gerçekleşir. / Şâfiî — Yalnız sözle gerçekleşir.
- Hanefî: Sözle olduğu gibi fiille de gerçekleşir. — Bakara 228: «Kocaları onları geri almaya daha lâyıktır.»
- Şâfiî: Yalnız sözle gerçekleşir. — Ric’atin nikâh akdine benzetilerek lafız istemesi.
- Mâlikî: Dönme niyetiyle yapılan fiille de gerçekleşir. — Aynı Bakara 228. âyeti ve Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Sözle olduğu gibi fiille de gerçekleşir. — Aynı Bakara 228. âyeti.
Îlâ süresinin sonunda ne olur
Îlâ süresinin sonunda ne olur: Hanefî — Dört ay dolunca kendiliğinden bir bâin talâk gerçekleşir. / Şâfiî — Dört ay dolunca kadın hâkime başvurur; koca ya döner ya boşar.
- Hanefî: Dört ay dolunca kendiliğinden bir bâin talâk gerçekleşir. — Bakara 226-227’de dört ayın sınır olarak konması.
- Şâfiî: Dört ay dolunca kadın hâkime başvurur; koca ya döner ya boşar. — Aynı âyetteki «azmettilerse» kaydının tercihi kocaya bırakması.
- Mâlikî: Dört ay dolunca hâkim kocayı ya dönmeye ya boşamaya zorlar. — Aynı âyet ve Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Dört ay dolunca koca ya döner ya boşar; kendiliğinden talâk olmaz. — Aynı Bakara 226-227. âyetleri.
Nafaka miktarının ölçüsü
Nafaka miktarının ölçüsü: Hanefî — Karı ile kocanın hâli birlikte gözetilir. / Şâfiî — Yalnız kocanın hâline göre ve belirli ölçüyle takdir edilir.
- Hanefî: Karı ile kocanın hâli birlikte gözetilir. — Talâk 7: «Eli geniş olan genişliğine göre harcasın.»
- Şâfiî: Yalnız kocanın hâline göre ve belirli ölçüyle takdir edilir. — Aynı âyetin doğrudan kocaya hitap etmesi.
- Mâlikî: Örfe göre takdir edilir; sabit bir ölçü konmaz. — Aynı âyet ve Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: İkisinin hâli birlikte gözetilir. — Aynı Talâk 7. âyeti.
Cuma hutbesinin rüknü
Cuma hutbesinin rüknü: Hanefî — Zikir sayılacak bir söz yeterlidir. / Şâfiî — Beş rükün vardır: hamd, salvat, takvâ tavsiyesi, âyet ve dua.
- Hanefî: Zikir sayılacak bir söz yeterlidir. — Cum’a 9’daki «zikrullah» ifadesinin mutlak bırakılması.
- Şâfiî: Beş rükün vardır: hamd, salvat, takvâ tavsiyesi, âyet ve dua. — Peygamber’in hutbelerini bu unsurlarla sürdürmesi.
- Mâlikî: Arapların hutbe saydığı bir söz yeterlidir. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Hamd, salvat, âyet ve vasiyet rükündür. — Peygamber’in hutbelerindeki devamlı unsurlar.
Zevalden önce cuma kılmak
Zevalden önce cuma kılmak: Hanefî — Câiz değildir; vakit zevalden sonra girer. / Şâfiî — Câiz değildir.
- Hanefî: Câiz değildir; vakit zevalden sonra girer. — Cumanın öğle vaktinin yerine geçmesi.
- Şâfiî: Câiz değildir. — Aynı gerekçe.
- Mâlikî: Câiz değildir. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Câizdir; kuşluk vaktinden itibaren kılınabilir. — Câbir’den, cumanın zevalden önce kılındığını bildiren rivayet (Müslim).
Ezanın hükmü
Ezanın hükmü: Hanefî — Sünnet-i müekkededir. / Şâfiî — Sünnettir; bir kavilde farz-ı kifâyedir.
- Hanefî: Sünnet-i müekkededir. — Peygamber’in ve sonraki nesillerin kesintisiz uygulaması.
- Şâfiî: Sünnettir; bir kavilde farz-ı kifâyedir. — Aynı uygulama.
- Mâlikî: Sünnettir; cuma kılınan mescitlerde farz-ı kifâyedir. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Farz-ı kifâyedir. — «Namaz vakti gelince biriniz ezan okusun» buyruğu (Buhârî).
Kâmet lafızlarının tekrarı
Kâmet lafızlarının tekrarı: Hanefî — Ezan gibi çift okunur. / Şâfiî — Tek okunur.
- Hanefî: Ezan gibi çift okunur. — Abdullah b. Zeyd rivayetinin kâmeti de çift veren tariki (Ebû Dâvûd).
- Şâfiî: Tek okunur. — Enes’ten «Ezan çift, kâmet tek okunmakla emrolundu» rivayeti (Buhârî).
- Mâlikî: Tek okunur. — Aynı rivayet (Buhârî) ve Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Tek okunur. — Aynı rivayet (Buhârî).
Namazda mushafa bakarak okumak
Namazda mushafa bakarak okumak: Hanefî — Ebû Hanîfe’ye göre namazı bozar; İmâmeyn mekruh görür ve fetva onların görüşünedir. / Şâfiî — Câizdir.
- Hanefî: Ebû Hanîfe’ye göre namazı bozar; İmâmeyn mekruh görür ve fetva onların görüşünedir. — Mushafı tutup çevirmenin namaz dışı çok amel (amel-i kesîr) sayılması.
- Şâfiî: Câizdir. — Hz. Âişe’nin âzatlısı Zekvân’ın mushaftan okuyarak ona imamlık ettiği nakli (Buhârî).
- Mâlikî: Nâfilede câiz, farzda mekruhtur. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Câizdir. — Aynı Zekvân nakli (Buhârî).
İmama sonradan yetişenin kıldığı kısım
İmama sonradan yetişenin kıldığı kısım: Hanefî — Yetiştiği kısım namazının SONUDUR; kalanı sonra kaza eder. / Şâfiî — Yetiştiği kısım namazının BAŞIDIR.
- Hanefî: Yetiştiği kısım namazının SONUDUR; kalanı sonra kaza eder. — «Yetiştiğinizi kılın, kaçırdığınızı kaza edin» rivayetindeki «fakdû» lafzı (Buhârî).
- Şâfiî: Yetiştiği kısım namazının BAŞIDIR. — Aynı rivayetin «fe-etimmû» (tamamlayın) lafzı (Buhârî).
- Mâlikî: Sözde (kıraatte) başı, fiilde sonu sayılır. — İki lafzın birleştirilmesi.
- Hanbelî: Yetiştiği kısım namazının başıdır. — Aynı «fe-etimmû» lafzı (Buhârî).
Seferde namazları birleştirmek (cem’)
Seferde namazları birleştirmek (cem’): Hanefî — Yalnız Arafat ve Müzdelife’de câizdir. / Şâfiî — Seferde câizdir.
- Hanefî: Yalnız Arafat ve Müzdelife’de câizdir. — Cem’e dair uygulamanın hacca hasredilmesi.
- Şâfiî: Seferde câizdir. — Peygamber’in seferde öğle ile ikindiyi birleştirdiğini bildiren rivayet (Buhârî).
- Mâlikî: Sefer ve zaruret hâlinde câizdir. — Aynı rivayet (Buhârî).
- Hanbelî: Seferde câizdir. — Aynı rivayet (Buhârî).
İkindi vaktinin başlangıcı
İkindi vaktinin başlangıcı: Hanefî — Ebû Hanîfe’ye göre gölge iki misline ulaşınca; İmâmeyn bir misli der ve fetva onların görüşünedir. / Şâfiî — Gölge bir misline ulaşınca girer.
- Hanefî: Ebû Hanîfe’ye göre gölge iki misline ulaşınca; İmâmeyn bir misli der ve fetva onların görüşünedir. — Cibrîl hadisindeki iki günlük vakit tarifi (Ebû Dâvûd).
- Şâfiî: Gölge bir misline ulaşınca girer. — Aynı Cibrîl hadisi (Ebû Dâvûd).
- Mâlikî: Gölge bir misline ulaşınca girer. — Aynı hadis ve Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Gölge bir misline ulaşınca girer. — Aynı Cibrîl hadisi (Ebû Dâvûd).
İ’tikâfın en az süresi
İ’tikâfın en az süresi: Hanefî — Nâfile i’tikâfta bir an bile yeterlidir. / Şâfiî — Bir an yeterlidir.
- Hanefî: Nâfile i’tikâfta bir an bile yeterlidir. — İ’tikâfın sözlükte ve şeriatta mescitte durmak anlamına gelmesi.
- Şâfiî: Bir an yeterlidir. — Aynı gerekçe.
- Mâlikî: En az bir gün bir gecedir. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Bir an yeterlidir. — Aynı gerekçe.
İ’tikâfta oruç şartı
İ’tikâfta oruç şartı: Hanefî — Adanmış i’tikâfta oruç şarttır, nâfilede değildir. / Şâfiî — Şart değildir.
- Hanefî: Adanmış i’tikâfta oruç şarttır, nâfilede değildir. — Adanan i’tikâfın ibadet niteliğini oruçla kazanması.
- Şâfiî: Şart değildir. — Hz. Ömer’in bir gece i’tikâf adamasına izin verilmesi (Buhârî).
- Mâlikî: Şarttır. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Şart değildir. — Aynı Hz. Ömer rivayeti (Buhârî).
Tilâvet secdesinin hükmü
Tilâvet secdesinin hükmü: Hanefî — Vâciptir. / Şâfiî — Sünnettir.
- Hanefî: Vâciptir. — İnşikâk 21’de secde etmeyenlerin kınanması.
- Şâfiî: Sünnettir. — Hz. Ömer’in minberde «Allah secdeyi farz kılmadı» demesi (Buhârî).
- Mâlikî: Sünnettir. — Aynı Hz. Ömer nakli (Buhârî).
- Hanbelî: Sünnettir. — Aynı Hz. Ömer nakli (Buhârî).
Secde âyetlerinin sayısı
Secde âyetlerinin sayısı: Hanefî — On dörttür; Hac sûresinde bir secde sayılır. / Şâfiî — On dörttür; Sâd secdesi şükür secdesi sayılır, Hac’da iki secde vardır.
- Hanefî: On dörttür; Hac sûresinde bir secde sayılır. — Hac sûresindeki ikinci secdenin namaz secdesine hamledilmesi.
- Şâfiî: On dörttür; Sâd secdesi şükür secdesi sayılır, Hac’da iki secde vardır. — Ukbe b. Âmir’den nakledilen secde âyetleri rivayeti (Ebû Dâvûd).
- Mâlikî: On birdir; mufassal sûrelerdeki secdeler sayılmaz. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: On beştir. — Aynı Ukbe b. Âmir rivayeti (Ebû Dâvûd).
Şirket-i vücûh (itibar ortaklığı)
Şirket-i vücûh (itibar ortaklığı): Hanefî — Câizdir. / Şâfiî — Bâtıldır.
- Hanefî: Câizdir. — İnsanlar arasında yerleşmiş teâmül ve vekâlet esası.
- Şâfiî: Bâtıldır. — Ortada ne sermaye ne emek bulunması.
- Mâlikî: Bâtıldır. — Aynı gerekçe.
- Hanbelî: Câizdir. — Teâmül ve vekâlet esası.
Muzâraa (ziraat ortaklığı)
Muzâraa (ziraat ortaklığı): Hanefî — Ebû Hanîfe’ye göre fâsittir; İmâmeyn câiz görür ve fetva onların görüşünedir. / Şâfiî — Bâtıldır; ancak bağ-bahçe sulama ortaklığına (müsâkât) tâbi olarak câiz görülür.
- Hanefî: Ebû Hanîfe’ye göre fâsittir; İmâmeyn câiz görür ve fetva onların görüşünedir. — Ürünün miktarının bilinmemesinden doğan belirsizlik (garar).
- Şâfiî: Bâtıldır; ancak bağ-bahçe sulama ortaklığına (müsâkât) tâbi olarak câiz görülür. — Râfi‘ b. Hadîc’in muhâbereyi yasaklayan rivayeti (Müslim).
- Mâlikî: Câizdir. — Peygamber’in Hayber arazisini ürün ortaklığıyla vermesi (Buhârî).
- Hanbelî: Câizdir. — Aynı Hayber muâmelesi (Buhârî).
Selem akdinde vade şartı
Selem akdinde vade şartı: Hanefî — Belirli bir vade şarttır. / Şâfiî — Peşin (hâll) selem de câizdir; vade şart değildir.
- Hanefî: Belirli bir vade şarttır. — «Belli bir ölçü, belli bir tartı ve belli bir vade ile selem yapsın» rivayeti (Buhârî).
- Şâfiî: Peşin (hâll) selem de câizdir; vade şart değildir. — Aynı rivayetteki vadenin ruhsat olarak anlaşılması.
- Mâlikî: Vade şarttır. — Aynı rivayet (Buhârî).
- Hanbelî: Vade şarttır. — Aynı rivayet (Buhârî).
Gasbedilen malın menfaatinin tazmini
Gasbedilen malın menfaatinin tazmini: Hanefî — Menfaat tazmin edilmez; yalnız malın kendisi tazmin edilir. / Şâfiî — Menfaat de tazmin edilir; kullanım bedeli ödenir.
- Hanefî: Menfaat tazmin edilmez; yalnız malın kendisi tazmin edilir. — Menfaatlerin başlı başına mal sayılmaması.
- Şâfiî: Menfaat de tazmin edilir; kullanım bedeli ödenir. — Menfaatin değer taşıyan (mütekavvim) mal sayılması.
- Mâlikî: Menfaat tazmin edilir. — Aynı gerekçe ve Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Menfaat tazmin edilir. — Aynı gerekçe.
Oruçlunun göze ilaç damlatması
Oruçlunun göze ilaç damlatması: Hanefî — Orucu bozmaz. / Şâfiî — Orucu bozmaz.
- Hanefî: Orucu bozmaz. — Gözün mideye açılan bir yol sayılmaması.
- Şâfiî: Orucu bozmaz. — Aynı gerekçe.
- Mâlikî: Tadı boğaza ulaşırsa bozar. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Boğaza ulaşırsa bozar. — Ahmed b. Hanbel’den nakledilen görüş.
Oruçlunun misvak kullanması
Oruçlunun misvak kullanması: Hanefî — Günün her vaktinde mubahtır. / Şâfiî — Zevalden sonra mekruhtur.
- Hanefî: Günün her vaktinde mubahtır. — Peygamber’in oruçluyken misvak kullandığını bildiren nakiller.
- Şâfiî: Zevalden sonra mekruhtur. — «Oruçlunun ağız kokusu Allah katında misk kokusundan güzeldir» rivayeti (Buhârî).
- Mâlikî: Yaş misvak mekruhtur. — Aynı rivayet (Buhârî).
- Hanbelî: Meşhur görüşte zevalden sonra mekruhtur. — Aynı rivayet (Buhârî).
Ramazan orucunu bozmanın keffâreti
Ramazan orucunu bozmanın keffâreti: Hanefî — Yeme, içme yahut cinsel ilişkiyle kasten bozmada keffâret gerekir. / Şâfiî — Yalnız cinsel ilişkiyle bozmada gerekir.
- Hanefî: Yeme, içme yahut cinsel ilişkiyle kasten bozmada keffâret gerekir. — Cinsel ilişki hakkındaki nassın yeme-içmeye kıyas edilmesi.
- Şâfiî: Yalnız cinsel ilişkiyle bozmada gerekir. — Keffâreti yalnız o fiil için emreden bedevî rivayeti (Buhârî).
- Mâlikî: Kasten ve sebepsiz bozulan her hâlde gerekir. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Yalnız cinsel ilişkiyle bozmada gerekir. — Aynı bedevî rivayeti (Buhârî).
Zekâtı vaktinden önce vermek
Zekâtı vaktinden önce vermek: Hanefî — Nisap mevcutsa yıllar öncesinden verilebilir. / Şâfiî — Bir yıl öncesinden verilebilir.
- Hanefî: Nisap mevcutsa yıllar öncesinden verilebilir. — Abbâs’ın zekâtını önceden vermesine izin verildiğini bildiren rivayet (Ebû Dâvûd).
- Şâfiî: Bir yıl öncesinden verilebilir. — Aynı rivayet (Ebû Dâvûd).
- Mâlikî: Câiz değildir; yılın dolması şarttır. — Zekâtın yıl dolmasına bağlanması.
- Hanbelî: İki yıl öncesine kadar verilebilir. — Aynı Abbâs rivayeti (Ebû Dâvûd).
Madenlerde zekât
Madenlerde zekât: Hanefî — Beşte bir alınır; maden define (rikâz) hükmündedir. / Şâfiî — Altın ve gümüş madeninde kırkta bir alınır.
- Hanefî: Beşte bir alınır; maden define (rikâz) hükmündedir. — «Rikâzda beşte bir vardır» rivayeti (Buhârî).
- Şâfiî: Altın ve gümüş madeninde kırkta bir alınır. — Madenin defineden ayrı tutulup zekât nisabına bağlanması.
- Mâlikî: Kırkta bir alınır. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Kırkta bir alınır. — Madenin zekât malı sayılması.
İhramlının nikâh kıyması
İhramlının nikâh kıyması: Hanefî — Câizdir. / Şâfiî — Câiz değildir.
- Hanefî: Câizdir. — Peygamber’in ihramlıyken Meymûne ile evlendiğini bildiren rivayet (Buhârî).
- Şâfiî: Câiz değildir. — «İhramlı ne evlenir, ne evlendirir, ne de dünür olur» rivayeti (Müslim).
- Mâlikî: Câiz değildir. — Aynı rivayet (Müslim).
- Hanbelî: Câiz değildir. — Aynı rivayet (Müslim).
Tavafta abdest şartı
Tavafta abdest şartı: Hanefî — Vâciptir, şart değildir; abdestsiz tavaf geçerli sayılır fakat ceza gerekir. / Şâfiî — Şarttır; abdestsiz tavaf sahih olmaz.
- Hanefî: Vâciptir, şart değildir; abdestsiz tavaf geçerli sayılır fakat ceza gerekir. — Tavafın namaza benzetilmesinin gerçek değil mecaz sayılması.
- Şâfiî: Şarttır; abdestsiz tavaf sahih olmaz. — «Tavaf namazdır; şu kadar var ki içinde konuşulur» rivayeti (Nesâî).
- Mâlikî: Şarttır. — Aynı rivayet (Nesâî) ve Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Şarttır. — Aynı rivayet (Nesâî).
Uyku abdesti bozar mı
Uyku abdesti bozar mı: Hanefî — Yatarak veya dayanarak uyumak bozar; oturarak uyumak bozmaz. / Şâfiî — Oturağı yere tam yapışık değilse bozar.
- Hanefî: Yatarak veya dayanarak uyumak bozar; oturarak uyumak bozmaz. — «Göz, arka tarafın bağıdır» rivayeti (Ebû Dâvûd).
- Şâfiî: Oturağı yere tam yapışık değilse bozar. — Aynı rivayet (Ebû Dâvûd).
- Mâlikî: Ağır uyku bozar, hafif uyku bozmaz. — Aynı rivayet ve Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Çok az bir uyuklama dışında bozar. — Aynı rivayet (Ebû Dâvûd).
Kan çıkmasıyla abdestin bozulması
Kan çıkmasıyla abdestin bozulması: Hanefî — Bedenden akıp yayılan kan abdesti bozar. / Şâfiî — Bozmaz; abdest yalnız iki yoldan çıkanla bozulur.
- Hanefî: Bedenden akıp yayılan kan abdesti bozar. — Abdesti bozan şeylerde çıkan necâsetin esas alınması.
- Şâfiî: Bozmaz; abdest yalnız iki yoldan çıkanla bozulur. — Abdesti bozan hâlleri iki yolla sınırlayan naslar.
- Mâlikî: Bozmaz. — Aynı sınırlama ve Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Çok miktarda kan bozar. — Sahâbeden nakledilen uygulamalar.
Abdestte kulakların meshi
Abdestte kulakların meshi: Hanefî — Sünnettir; başın suyuyla meshedilir. / Şâfiî — Sünnettir; yeni su ile meshedilir.
- Hanefî: Sünnettir; başın suyuyla meshedilir. — «İki kulak baştandır» rivayeti (Tirmizî).
- Şâfiî: Sünnettir; yeni su ile meshedilir. — Abdullah b. Zeyd’in kulakları ayrı su ile meshettiğini bildiren rivayet.
- Mâlikî: Sünnettir. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Farzdır; kulaklar baştan sayılır. — Aynı «İki kulak baştandır» rivayeti (Tirmizî).
Guslün farzlarının sayısı
Guslün farzlarının sayısı: Hanefî — Üçtür: ağza su vermek, buruna su vermek ve bedeni yıkamak. / Şâfiî — İkidir: niyet ve bedenin tamamını yıkamak.
- Hanefî: Üçtür: ağza su vermek, buruna su vermek ve bedeni yıkamak. — Ağız ve burun içinin yıkanması gereken zâhirden sayılması.
- Şâfiî: İkidir: niyet ve bedenin tamamını yıkamak. — Mâide 6’daki «fettahherû» buyruğu ile niyet şartının birleşmesi.
- Mâlikî: Beştir: niyet, ovmak (delk), ara vermemek, bedeni yıkamak ve saçın arasını hilâllemek. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Bedeni yıkamak farzdır; niyet ise ibadetin şartıdır. — Aynı Mâide 6. âyeti.
Teyemmümde darbe sayısı
Teyemmümde darbe sayısı: Hanefî — İki darbedir: biri yüz, biri dirseklere kadar kollar için. / Şâfiî — İki darbedir.
- Hanefî: İki darbedir: biri yüz, biri dirseklere kadar kollar için. — Ammâr rivayetinin iki darbe bildiren tariki (Dârekutnî).
- Şâfiî: İki darbedir. — Aynı tarik (Dârekutnî).
- Mâlikî: Bir darbe farz, ikincisi sünnettir. — Ammâr’ın bir darbe ile teyemmüm ettiğini bildiren rivayet (Buhârî).
- Hanbelî: Bir darbedir: yüz ve bileklere kadar eller. — Aynı Ammâr rivayeti (Buhârî).
Sargı (cebîre) üzerine mesh
Sargı (cebîre) üzerine mesh: Hanefî — Sargının üzeri meshedilir; ayrıca teyemmüm veya kaza gerekmez. / Şâfiî — Meshedilir; ihtiyaten teyemmüm de gerekir, bazı hâllerde kaza edilir.
- Hanefî: Sargının üzeri meshedilir; ayrıca teyemmüm veya kaza gerekmez. — Yaralıya kolaylık gösteren naslar.
- Şâfiî: Meshedilir; ihtiyaten teyemmüm de gerekir, bazı hâllerde kaza edilir. — Su ile temizliğin aslolması ve mazeretin geçici sayılması.
- Mâlikî: Meshedilir; kaza gerekmez. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Meshedilir; teyemmüm gerekmez. — Câbir’den nakledilen, yaralıya sargı üzerine mesh izni veren rivayet (Ebû Dâvûd).
Zevi’l-erhâmın mirası
Zevi’l-erhâmın mirası: Hanefî — Pay sahibi ve asabe yoksa zevi’l-erhâm mirasçı olur. / Şâfiî — Kadîm görüşte beytülmâle kalır; beytülmâl düzensizse zevi’l-erhâma verilir.
- Hanefî: Pay sahibi ve asabe yoksa zevi’l-erhâm mirasçı olur. — Enfâl 75: «Akrabalar birbirlerine daha yakındır.»
- Şâfiî: Kadîm görüşte beytülmâle kalır; beytülmâl düzensizse zevi’l-erhâma verilir. — Beytülmâlin müslümanların ortak hakkı sayılması.
- Mâlikî: Beytülmâle kalır. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Zevi’l-erhâm mirasçı olur. — Aynı Enfâl 75. âyeti.
Çoğu sarhoş edenin azının hükmü
Çoğu sarhoş edenin azının hükmü: Hanefî — Ebû Hanîfe’ye göre üzüm ve hurma dışındaki içeceklerin sarhoş etmeyen azı haram değildir; fetva haramlık yönündedir. / Şâfiî — Azı da çoğu da haramdır.
- Hanefî: Ebû Hanîfe’ye göre üzüm ve hurma dışındaki içeceklerin sarhoş etmeyen azı haram değildir; fetva haramlık yönündedir. — Haramlığın sarhoş edici vasfa bağlanması.
- Şâfiî: Azı da çoğu da haramdır. — «Çoğu sarhoş edenin azı da haramdır» rivayeti (Ebû Dâvûd).
- Mâlikî: Azı da çoğu da haramdır. — Aynı rivayet (Ebû Dâvûd).
- Hanbelî: Azı da çoğu da haramdır. — Aynı rivayet (Ebû Dâvûd).
Hutbe sırasında tahiyyetü’l-mescid
Hutbe sırasında tahiyyetü’l-mescid: Hanefî — Hatip minbere çıktıktan sonra namaz kılınmaz. / Şâfiî — İki rekât tahiyyetü’l-mescid kılınır, kısa tutulur.
- Hanefî: Hatip minbere çıktıktan sonra namaz kılınmaz. — Hutbe esnasında susup dinlemeyi emreden naslar.
- Şâfiî: İki rekât tahiyyetü’l-mescid kılınır, kısa tutulur. — Hutbe sırasında gelen Süleyk el-Gatafânî’ye iki rekât kılmasının emredilmesi (Buhârî).
- Mâlikî: Kılınmaz. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: İki rekât kılınır. — Aynı Süleyk rivayeti (Buhârî).
İki hutbe arasında oturmak
İki hutbe arasında oturmak: Hanefî — Sünnettir. / Şâfiî — Rükündür; terkiyle hutbe eksik kalır.
- Hanefî: Sünnettir. — Peygamber’in hutbeyi ikiye ayırıp arasında oturması.
- Şâfiî: Rükündür; terkiyle hutbe eksik kalır. — İbn Ömer’den, Peygamber’in iki hutbe arasında oturduğunu bildiren rivayet (Buhârî).
- Mâlikî: Sünnettir. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Sünnettir. — Aynı İbn Ömer rivayeti (Buhârî).
Safın arkasında tek başına durmak
Safın arkasında tek başına durmak: Hanefî — Mekruhtur, namaz sahihtir. / Şâfiî — Mekruhtur, namaz sahihtir.
- Hanefî: Mekruhtur, namaz sahihtir. — Safların düzeltilmesini emreden nasların âdâba hamledilmesi.
- Şâfiî: Mekruhtur, namaz sahihtir. — Aynı yorum.
- Mâlikî: Mekruhtur, namaz sahihtir. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Namaz sahih olmaz; safa girmek gerekir. — «Safın arkasında tek başına kılanın namazı yoktur» rivayeti (İbn Mâce).
Seferde sünnetleri kılmak
Seferde sünnetleri kılmak: Hanefî — Terk edilebilir; kılmakta da beis yoktur. / Şâfiî — Kılınması müstehaptır.
- Hanefî: Terk edilebilir; kılmakta da beis yoktur. — İbn Ömer’in seferde farzların sünnetlerini kılmadığını bildiren rivayet (Buhârî).
- Şâfiî: Kılınması müstehaptır. — Sünnetleri teşvik eden nasların kayıtsız gelmesi.
- Mâlikî: Terk edilebilir. — Aynı İbn Ömer rivayeti ve Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Sabahın sünneti ve vitir dışındakiler terk edilir. — Aynı İbn Ömer rivayeti (Buhârî).
Cuma hutbesinin Arapça olması
Cuma hutbesinin Arapça olması: Hanefî — Ebû Hanîfe’ye göre Arapça şart değildir; İmâmeyn başka dille okumayı mekruh görür. / Şâfiî — Gücü yetenler için Arapça şarttır.
- Hanefî: Ebû Hanîfe’ye göre Arapça şart değildir; İmâmeyn başka dille okumayı mekruh görür. — Hutbede aslolanın öğüt ve zikir olması.
- Şâfiî: Gücü yetenler için Arapça şarttır. — Peygamber’in ve halifelerin kesintisiz uygulaması.
- Mâlikî: Arapça şarttır. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Arapça şarttır; bilmeyen kendi diliyle okur. — Aynı kesintisiz uygulama.
Fıtır sadakasının miktarı
Fıtır sadakasının miktarı: Hanefî — Buğdayda yarım sâ‘, diğer cinslerde bir sâ‘dır. / Şâfiî — Her cinsten bir sâ‘dır.
- Hanefî: Buğdayda yarım sâ‘, diğer cinslerde bir sâ‘dır. — Sahâbe döneminde buğdayın yarım sâ‘ olarak verildiğine dair nakiller.
- Şâfiî: Her cinsten bir sâ‘dır. — İbn Ömer’den, fıtır sadakasının bir sâ‘ olarak farz kılındığını bildiren rivayet (Buhârî).
- Mâlikî: Bir sâ‘dır. — Aynı İbn Ömer rivayeti (Buhârî).
- Hanbelî: Bir sâ‘dır. — Aynı İbn Ömer rivayeti (Buhârî).
Karz borcunu fazlasıyla ödemek
Karz borcunu fazlasıyla ödemek: Hanefî — Şart koşulmamışsa fazlasıyla ödemek câizdir. / Şâfiî — Şartsız fazlalık câizdir.
- Hanefî: Şart koşulmamışsa fazlasıyla ödemek câizdir. — «Sizin en hayırlınız borcunu en güzel şekilde ödeyendir» rivayeti (Buhârî).
- Şâfiî: Şartsız fazlalık câizdir. — Aynı rivayet (Buhârî).
- Mâlikî: Mekruhtur; şart koşulmuşsa haramdır. — Faize giden yolun kapatılması (sedd-i zerâi‘).
- Hanbelî: Şartsız fazlalık câizdir. — Aynı rivayet (Buhârî).
Kesimde kesilmesi gereken damarlar
Kesimde kesilmesi gereken damarlar: Hanefî — Dört yoldan (yemek borusu, nefes borusu, iki şah damarı) üçünün kesilmesi yeterlidir. / Şâfiî — Yemek borusu ile nefes borusunun kesilmesi şarttır.
- Hanefî: Dört yoldan (yemek borusu, nefes borusu, iki şah damarı) üçünün kesilmesi yeterlidir. — Kesimin örfe göre gerçekleşmiş sayılması.
- Şâfiî: Yemek borusu ile nefes borusunun kesilmesi şarttır. — Şer‘î kesimin tarifinde bu iki yolun esas alınması.
- Mâlikî: Nefes borusu ile iki şah damarının kesilmesi şarttır. — Medine ehlinin ameli.
- Hanbelî: Yemek borusu ile nefes borusunun kesilmesi şarttır. — Aynı tarif.
Av köpeğinin yediği avdan kalanı
Av köpeğinin yediği avdan kalanı: Hanefî — Yenmez; köpek avı kendisi için tutmuş sayılır. / Şâfiî — Yenmez.
- Hanefî: Yenmez; köpek avı kendisi için tutmuş sayılır. — Mâide 4’teki «size tuttuklarından yiyin» kaydı.
- Şâfiî: Yenmez. — Adiy b. Hâtim’e, köpeğin yediği avın yenmeyeceğinin bildirilmesi (Buhârî).
- Mâlikî: Yenir. — Av izninin kayıtsız (mutlak) gelmesi.
- Hanbelî: Yenmez. — Aynı Adiy b. Hâtim rivayeti (Buhârî).
Genel mezhep görüşü özeti; fetva için âlime müracaat ediniz.
Usûl meseleleri
Aynı nassa bakan dört âlimin ayrılma noktasını kaynağıyla gösteren künyeli meseleler.
Fâtiha'nın başındaki besmele sûreden bir âyet midir?
Niyet, abdestin sahih olmasının şartı mıdır?
İmama uyan kimse, imamın arkasında Fâtiha okur mu?
Bedenden çıkan kan ve kusma abdesti bozar mı?
Namaz, ne kadarlık bir yolculukta kısaltılır?
Sabah namazını alaca karanlıkta kılmak mı, ortalık ağarınca kılmak mı efdaldir?
Bayram hilâlini yalnız kendisi gören kimse, tek başına iftar edebilir mi?
Kadının hacca gitmesi için yanında mahremi bulunması şart mıdır?
Bâliğ olmamış çocuğun malında zekât var mıdır?
Umre farz mıdır?
Yolcu bir yerde kaç gün kalmaya niyet ederse namazı tam kılar?