İbn Kesîr
«Allah, göklerin ve yerin nurudur» — bu, Allah'ın hidayetinin ve kâinatı aydınlatan kudretinin temsilî anlatımıdır; misalde kandil, mü'minin kalbindeki iman nurudur.
Tefsir
Nûr 24:35
اللَّهُ نُورُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ
Allah, göklerin ve yerin nurudur.
Özet: tevhid
«Allah, göklerin ve yerin nurudur» — bu, Allah'ın hidayetinin ve kâinatı aydınlatan kudretinin temsilî anlatımıdır; misalde kandil, mü'minin kalbindeki iman nurudur.
Sahabe ve tâbiîn, «nûr» kelimesini Allah'ın hidayeti ve zâtının sıfatı olarak açıkladı; teşbihsiz, tenzih ile anlaşılır.
Ayetin «yekâdü zeytühâ yudîü ve lev lem temseshu nâr» (ateş dokunmasa da nerdeyse aydınlatacak) ifadesi, imanın kaynağının o kadar saf olduğunu, kendiliğinden ışık saçacak kadar güçlü olduğunu anlatır.
Nur ayeti, Allah'ın hem yaratılışı hem de kalpleri hidayetle aydınlatmasını temsilî bir üslupla anlatır.
Mümin kalbi, bu kandil gibidir: iman yağı, ibadet fitili ve Kur'an nuru birleşince, hiçbir fitne rüzgârı onu söndüremez.
Ayetteki kandil misali, iman nurunun kalpte katman katman aydınlanmasını; zeytin ağacı misali de bu nurun köklü ve bereketli kaynağını gösterir.
«Allah, göklerin ve yerin nurudur» — bu, Allah'ın hidayetinin ve kâinatı aydınlatan kudretinin temsilî anlatımıdır; misalde kandil, mü'minin kalbindeki iman nurudur.