İlim ve Hakikat

Tefsir

Yûnus 10:29

Yûnus 10:29

فَكَفَىٰ بِاللَّهِ شَهِيدًا بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ إِن كُنَّا عَنْ عِبَادَتِكُمْ لَغَافِلِينَ

"Şimdi sizinle bizim aramızda şahit olarak Allah yeter. Sizin bize ibadet ettiğinizden bizim haberimiz yoktur" (diyecekler).

İbn Kesîr

Allah, sizinle bizim aramızda şahid olarak yeter. Sizin tapınmanızdan haberimiz yoktur.

Sa'dî

28- O gün hepsini bir araya toplayacak sonra da şirk koşanlara:“Siz de Allah’a eş koştuklarınız da durun yerinizde!” diyeceğiz. Sonra onları tamamen birbirinden ayıracağız. O zaman ortak koştukları da:“Siz bize tapmıyordunuz ki!” diyecekler. 29- “Bizimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Sizin ibadetinizden bizim haberimiz bile yoktu.” 30- İşte orada herkes önceden ne gönderdi ise onun imtihanını verecektir. Artık onlar gerçek mevlâları olan Allah’a döndürülmüşlerdir ve uydurmakta oldukları da kaybolup gitmiştir. 28. “O gün hepsini bir araya toplayacak” Bütün mahlukatı belli bir günde bir araya toplayacak ve müşrikleri de Allah’tan başka tapındıklarını da huzura getirecek “sonra da şirk koşanlara: Siz de Allah’a eş koştuklarınız da durun yerinizde!” mahkemeleşmek ve sizinle onlar arasında ilahî hükmün verilmesi için yerinizden ayrılmayın “diyeceğiz.”“Sonra onları tamamen birbirinden ayıracağız.” Aralarında bedenen de kalben de uzaklık meydana getireceğiz. Böylelikle dünya hayatında iken tapındıkları varlıklara içten sevgi duymalarına, son derece samimiyetle bağlı olmalarına rağmen âhirette aralarında bu derece ileri bir düşmanlık meydana gelecektir. O sevgi ve bağlılık, nefret ve düşmanlığa dönüşecektir. “O zaman ortak koştukları da” kendilerini Allah'a eş koşanlardan uzak olduklarını belirterek: “Siz bize tapmıyordunuz ki, diyecekler.” Biz, Yüce Allah’ı herhangi bir ortağı veya dengi bulunmasından tenzih ederiz. 29. “Bizimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Sizin ibadetinizden bizim haberimiz bile yoktu.” Biz size böyle bir ibadeti emretmediğimiz gibi, böyle bir şeye de çağırmadık. Siz ancak sizi böyle bir ibadete çağırana ibadet etmiştiniz ki o da şeytandır. Nitekim Yüce Allah şöye buyurmaktadır:“Ey Âdemoğulları! Şeytana tapmayın. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır, diye size emretmemiş miydim?”(Yâsîn, 36/60) Bir başka yerde de Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “O günde onların hepsini haşredecek, sonra da meleklere şöyle diyecek: Bunlar mı size ibadet ederlerdi? Melekler de diyecekler ki: Tenzih ederiz Seni, bizim velimiz onlar değil Sensin! Aksine onlar cinlere ibadet ediyorlardı, bunların çoğu onlara inanıyorlardı.”(Sebe, 34/40-41) Böylece şerefli melekler, peygamberler, Allah’ın gerçek dostları ve benzerleri, Kıyamet gününde kendilerine ibadet etmiş olanlardan uzaklaşacak, onları kendilerine tapmaya davet etme yönündeki iddiaları reddedeceklerdir. Onlar, bu söylediklerinde haklı olup doğruyu dile getirmiş olacaklardır. 30. İşte o vakit müşrikler, anlatılması imkânsız bir pişmanlık duyacaklardır. İşlemiş oldukları amelleri görüp önceden göndermiş oldukları o kötü hasletleri bileceklerdir. O vakit kendilerinin yalan söylediklerini, Allah’a iftira etmiş olduklarını kavrayacaklardır. Bu ibadetlerinin boşa gittiğini, tapındıkları varlıkların kaybolup gittiğini, aralarındaki her türlü ilişki ve bağın da koparılıp paramparça olduğunu göreceklerdir. İşte bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“İşte orada” yani o günde “herkes önceden ne gönderdi ise onun imtihanını verecektir.” Kendi amellerini ve kazançlarını gözden geçirecek, arkasından da bunların cezalarını çekeceklerdir. Amellerine göre ceza ve karşılık göreceklerdir: Hayır yaptılarsa hayır, şer yaptılarsa şer… “Artık onlar gerçek mevlâları olan Allah’a döndürülmüşlerdir” tutturdukları şirkin doğruluğuna, Allah’tan başka ibadet ettikleri varlıkların kendilerine faydalı olup onlara gelecek azabı önleyeceğine dair “uydurmakta oldukları” sözleri “de kaybolup gitmiştir.”

el-Muhtasar

İşte burada Allah'tan gayrı ibadet ettikleri ilahları onlardan beri olurlar ve şöyle derler: Allah şahittir ki -O, şahit olarak yeter- biz, sizlerin bize ibadet etmenizden razı olmadık ve size bunu emretmedik. Sizin, bize ibadet ettiğinizi nereden bilebilirdik!

İbn Kesîr — Tam metin

Allah, sizinle bizim aramızda şahid olarak yeter. Sizin tapınmanızdan haberimiz yoktur.

Doğruluk Notu

Şerh metinleri, selef ve klasik tefsir geleneğine dayalı eğitim özetleridir; birebir alıntı değildir. Ayrıntı için asıl tefsir eserlerine bakınız.

← Tüm ayet şerhi
← Yûnus 10:28Yûnus 10:30 →

Bu site Allah rızası için yapılmıştır, hiçbir örgütle bir bağı ve sempatizanlığı yoktur ve hiçbirini desteklemez.

Ana Sayfaya Dön
Gizlilik·Kullanım Şartları·Telif ve İçerik·Künye·İletişim