098 / 100yak. 1390 H. · yak. 1970 M.Mısır ve çevresiyaşıyor
Ayrılığın düğümü
Yirminci yüzyılın ikinci yarısında, mevcut toplum ve yönetimleri toptan İslâm dışı sayan ve mensuplarına ondan uzaklaşmayı emreden çevreler ortaya çıktı. Ölçüleri şuydu: hükmün kaynağını başka bir yere bağlayan yönetim ile ona rıza gösteren toplum aynı hükümdedir. Ana akım ulema, bu çıkarımın hem usul hem sonuç bakımından yanlış olduğunu belirtti ve ayrıntılı reddiyeler yazdı.
Temel iddiaları
- Mevcut yönetimler ve onlara rıza gösteren toplum İslâm dışıdır.
- Bu toplumdan ayrılmak (hicret) zorunludur.
- Bir amelin küfür olması, onu işleyeni doğrudan kâfir yapar.
- Kendilerine katılmayanlarla ilişki kesilir.
Ehl-i sünnetin cevabı
Bir sözün ya da amelin küfür olması ile o sözü söyleyenin tekfîri ayrı meselelerdir; bunun için şartların gerçekleşmesi ve engellerin kalkması gerekir. Peygamber ﷺ, kardeşine kâfir diyenin bu sözün vebalini yükleneceğini bildirmiştir. Selef, tekfîri en son ve en ağır hüküm saymış, hüccet ikame edilmeden kimse hakkında bu hükmü vermemiştir.
Akıbet
Bu tavır dağınık çevreler hâlinde sürmekte; ana akım ilim kurumları tarafından açıkça reddedilmektedir.
Künye
- Dönem
- yak. 1390 H. (tahminî) · yak. 1970 M.
- Aile
- Geç dönem
- Kol
- Modern akımlar
- Kilit şahsiyet
- Toplu tekfîri benimseyen çevreler
- Bölge
- Mısır ve çevresi
- Durum
- yaşıyor
Sözlükçe
- tekfîr
- Bir kimse hakkında dinden çıktığı hükmünü verme. Ehl-i sünnette şartları ve engelleri bulunan en ağır hükümdür.
- hüccetin ikāmesi
- Bir kimseye hükmün delilinin anlayacağı biçimde ulaştırılması. Tekfîrden önce aranan şarttır.