004 / 10064 H. · 684 M.Ahvâz / Hûzistantarihe karıştı
Ayrılığın düğümü
Emevîlere karşı Mekke’de başlayan kargaşa sırasında Basra’dan çıkan Hâricîler, dönüşte Nâfi‘ b. el-Ezrak’ın çevresinde toplandı ve Ahvâz’a yerleşti. Nâfi‘, kendi ordugâhına hicret etmeyen Hâricîleri bile «oturanlar» sayıp küfürle niteledi, muhaliflerin yurdunu savaş yurdu kabul etti. Mühelleb b. Ebî Sufre kumandasındaki uzun seferler sonunda güçleri kırıldı.
Temel iddiaları
- Kendi topluluğuna hicret etmeyen kimse, aynı görüşü paylaşsa bile kâfirdir.
- Muhaliflerin kanı ve malı helâldir; yolda rastlananın görüşünü sorup öldürmek (isti‘râz) meşrudur.
- Büyük günah işleyen dinden çıkar ve ateşte ebedî kalır.
- Takıyye caiz değildir; muhalefet açıkça ilân edilir.
- Muhaliflerin çocukları da babalarının hükmüne tâbidir.
Ehl-i sünnetin cevabı
Peygamber ﷺ, kardeşine «ey kâfir» diyen kimsenin bu sözün vebalini ikisinden birinin yükleneceğini bildirmiştir. Müslümanın kanı ancak sayılı üç sebeple helâl olur; bir görüş ayrılığı bunlardan biri değildir. Selef, Hâricîleri Müslüman saymayı bırakmamış, onlarla savaşırken bile çocuklarına ve kadınlarına dokunmamıştır — hüküm ile husumet ayrı şeylerdir.
Akıbet
Ezârika birinci yüzyılın sonunda tamamen tasfiye edildi; adı sonraki asırlarda aşırı tekfîr tavrının klasik örneği olarak anıldı.
Künye
- Dönem
- 64 H. · 684 M.
- Aile
- Hariciler
- Kol
- Hariciler
- Kilit şahsiyet
- Nâfi‘ b. el-Ezrak (vefat 65 H.)
- Bölge
- Ahvâz / Hûzistan
- Durum
- tarihe karıştı
Sözlükçe
- isti‘râz
- Karşılaşılan kimsenin görüşünü sorup buna göre öldürme uygulaması; Ezârika’ya nispet edilir.
- dârülküfür
- Küfür yurdu. Bir beldenin bütünüyle savaş yurdu sayılması, aşırı tekfîr kollarının başvurduğu hükümdür.
- kuûd
- Ayaklanmaya katılmayıp oturma. Ezârika, kendi safına katılmayanları bu sebeple kâfir saymıştır.