006 / 10066 H. · 686 M.Yemâmetarihe karıştı
Ayrılığın düğümü
Yemâme’deki Hâricîler, Nâfi‘ b. el-Ezrak’ın hükümlerini ağır bulup Necde b. Âmir’in etrafında toplandı. Necde, dinin ayrıntılarını bilmeyenin içtihat hatasının bağışlanacağını, korku hâlinde inancın gizlenebileceğini ve imam tayininin zorunlu bir farz olmadığını söyledi. Bu yumuşama kendi topluluğu içinde de tartışma doğurdu; Necde sonunda kendi taraftarlarınca öldürüldü.
Temel iddiaları
- Dinin ayrıntı hükümlerinde bilmeden hata edene mazeret vardır.
- İmam tayini müstakil bir farz değil, ihtiyaca bağlı bir düzenlemedir.
- Zorunluluk hâlinde inancı gizlemek (takıyye) caizdir.
- Israrla işlenen küçük günah, büyük günah hükmüne girer.
Ehl-i sünnetin cevabı
Bilmeden hata edene mazeret bulunması yerinde bir kayıttır; selef de dinî bilgiye ulaşamayanı bildikleriyle sorumlu tutmuştur. Fakat mazeretin ölçüsü, kişinin hangi topluluğa mensup olduğu değil, delilin ona ulaşıp ulaşmadığıdır. İmâmetin gereksizliği iddiası ise cemaate ve ülü’l-emre bağlılığı emreden nasslarla bağdaşmaz.
Akıbet
Necde’nin öldürülmesinden sonra topluluk parçalandı ve ikinci yüzyılın başında adı yalnız fırak kitaplarında kaldı.
Künye
- Dönem
- 66 H. · 686 M.
- Aile
- Hariciler
- Kol
- Hariciler
- Kilit şahsiyet
- Necde b. Âmir el-Hanefî (vefat 72 H.)
- Bölge
- Yemâme
- Durum
- tarihe karıştı
Sözlükçe
- takıyye
- Zarar görme korkusuyla inancı gizleme. Kollar arasında caiz olup olmadığı tartışılmıştır.
- cehâlet mazereti
- Bir hükmü bilmeyen kimsenin sorumlu tutulmaması. Sınırı, delilin o kişiye ulaşıp ulaşmadığıdır.
- imâmet
- Ümmetin yönetimi ve bu yönetimin dinî meşruiyeti meselesi. Fırka ayrılıklarının en eski konusudur.