003 / 100yak. 40 H. · yak. 660 M.Kûfe / Medâintarihe karıştı
Ayrılığın düğümü
Klasik fırak kitapları, Ali’nin (r.a.) şehâdetinden sonra ortaya çıkan ve onun ölmediğini, bulutlarda bulunduğunu, dönüp yeryüzünde adaleti kuracağını savunan bir topluluktan söz eder ve bunu Abdullah b. Sebe adlı kişiye nispet eder. Bu şahsın tarihî varlığı ve rolünün ölçüsü modern araştırmalarda tartışılmıştır; buradaki kayıt, klasik kaynakların naklettiği hâliyle verilmektedir. Şiî heresiograf en-Nevbahtî de bu topluluğu kendi fırka tasnifinde ilk sapmalardan sayar.
Temel iddiaları
- Ali (r.a.) ölmemiştir, dönüşü beklenmektedir (rec‘at).
- İmama, beşer üstü bir konum nispet edilir.
- Vasîlik zinciri, peygamberlik zincirinin devamı gibidir.
Ehl-i sünnetin cevabı
Kur’an, Peygamber’in ﷺ dahi ölümlü olduğunu ve herkesin ölümü tadacağını bildirir; bir insanın ölmediğini ve tanrısal bir konumu bulunduğunu iddia etmek, tevhidin en açık sınırını aşar. Ali (r.a.) da kendisi hakkında aşırı söz söyleyenleri şiddetle reddetmiş, onları cezalandırmıştır. Ehl-i beyti sevmek başka, onlara beşer üstü bir mertebe vermek başkadır.
Akıbet
Müstakil bir topluluk olarak sürmedi; fakat rec‘at ve aşırı imam tasavvuru, sonraki gulât kollarının ortak damarı hâline geldi.
Künye
- Dönem
- yak. 40 H. (tahminî) · yak. 660 M.
- Aile
- Şia
- Kol
- Gulât
- Kilit şahsiyet
- Abdullah b. Sebe (vefat bilinmiyor)
- Bölge
- Kûfe / Medâin
- Durum
- tarihe karıştı
Sözlükçe
- rec‘at
- Ölmüş sayılan bir kişinin dünyaya döneceği inancı.
- gulüv
- Aşırılık; özellikle Ehl-i beyt mensuplarına beşer üstü mertebe nispet etme.
- vesâyet
- İmâmetin vasiyet yoluyla belirlendiği iddiası.