077 / 100yak. 500 H. · yak. 1106 M.Irak / Horasantarihe karıştı
Ayrılığın düğümü
Farklı bölgelerde ve farklı adlarla ortaya çıkan bu tavrın ortak iddiası şudur: mârifete ulaşan kimse için emir ve yasaklar, henüz ulaşamayanlara mahsus bir eğitimdir. Bâtınî te’vîl yöntemi ve hulûl fikri bu sonuca elverişli bir zemin hazırlamıştır. Tasavvufun ana çizgisindeki âlimler bu iddiayı en sert biçimde reddetmiş, kendi geleneklerinin içinden gelen bu sapmaya karşı ayrı eserler yazmıştır.
Temel iddiaları
- Mârifete ulaşan kişiden dinî yükümlülük düşer.
- Emir ve yasaklar, avam için konmuş eğitim araçlarıdır.
- Hakikate erenin fiilleri hüküm dışıdır.
Ehl-i sünnetin cevabı
Peygamber ﷺ, insanların en fazla bilenidir ve son nefesine kadar ibadeti bırakmamıştır; bu tek başına iddianın cevabıdır. Kur’an, yükümlülüğün ölüm gelinceye kadar sürdüğünü bildirir. Tasavvufun kendi büyükleri de şeriata uymayan hiçbir hâlin muteber olmadığını söylemiştir; ölçü herkes için aynıdır.
Akıbet
Müstakil bir topluluk hâline gelmedi; farklı çağlarda tekrar eden bir sapma biçimi olarak kaldı.
Künye
- Dönem
- yak. 500 H. (tahminî) · yak. 1106 M.
- Aile
- Bâtınîlik
- Kol
- Hulûliyye
- Kilit şahsiyet
- Teklifin düştüğünü savunan çevreler
- Bölge
- Irak / Horasan
- Durum
- tarihe karıştı
Sözlükçe
- ibâha
- Belli bir mertebeye ulaşandan dinî yükümlülüğün düştüğü iddiası.