066 / 100319 H. · 931 M.Belh / Horasantarihe karıştı
Ayrılığın düğümü
Bağdat Mutezilesinin son büyük ismi olan Ka‘bî, Horasan’da ders halkası kurdu ve ekolün görüşlerini bölgeye taşıdı. İradeyi müstakil bir sıfat saymayıp Allah’ın fiilinin kendisi olarak yorumladı. Ayrıca Allah’ın kendi zâtını gördüğünü, fakat bunun bir organla görme anlamına gelmediğini savundu. Fırka ve mezhepler tarihine dair yazdıkları, sonraki müelliflerin başvurduğu kaynaklar arasına girdi.
Temel iddiaları
- İrade, zâttan ayrı bir sıfat değildir; fiilin kendisidir.
- Allah’ın görmesi, bilmesinden ibarettir.
- Kul, fiilini kendi gücüyle meydana getirir.
- İyiliği emretmek, topluluğun ortak sorumluluğudur.
Ehl-i sünnetin cevabı
İradeyi fiile indirgemek, Kur’an’ın «dilediğini yapar» ifadesindeki dilemeyi anlamsız bırakır; dilemek ile yapmak farklı iki hakikattir. Görmeyi bilmeye çevirmek de aynı yöntemin başka bir uygulamasıdır. Ehl-i sünnet sıfatları birbirine indirgemez; her birini nassın verdiği anlamda kabul eder.
Akıbet
Bağdat ekolünün son halkası oldu; ondan sonra Mutezile Horasan’da ilmî bir gelenek olarak sürmedi.
Künye
- Dönem
- 319 H. · 931 M.
- Aile
- Kelâmî akımlar
- Kol
- Mutezile · Ka‘biyye
- Kilit şahsiyet
- Ebü’l-Kāsım el-Belhî el-Ka‘bî (vefat 319 H.)
- Bölge
- Belh / Horasan
- Durum
- tarihe karıştı