067 / 100321 H. · 933 M.Basra / Iraktarihe karıştı
Ayrılığın düğümü
Babası Ebû Ali el-Cübbâî’nin sistemini geliştiren Ebû Hâşim, sıfat probleminde yeni bir kavram önerdi: «hâl» ne var ne yoktur, zât ile sıfat arasında bir orta durumdur. Bu öneri kendi ekolü içinde de tartışıldı ve babasının öğrencisi olan Eş‘arî tarafından reddedildi. Buna rağmen kavram, sonraki kelâm tartışmalarının kalıcı başlıklarından biri oldu.
Temel iddiaları
- Sıfatlar, var ile yok arasında duran «hâller»dir.
- Allah kul için en uygun olanı yapmakla yükümlüdür.
- İyilik ve kötülük akılla bilinebilir.
- Kul fiilinde tam yetkilidir.
Ehl-i sünnetin cevabı
Var ile yok arasında üçüncü bir kategori kurmak, sıfat meselesini çözmek yerine adını değiştirmektir. Allah’ı «en uygun olanı yapmakla yükümlü» saymak ise, yaratana kul aklından çıkarılmış bir zorunluluk yüklemektir; oysa O yaptığından sorulmaz. Ehl-i sünnet, iyilik ve kötülüğün bilgisinde aklın payını kabul eder, fakat hükmün kaynağını şeriata bağlar.
Akıbet
Mutezile’nin son sistemli okulu oldu; görüşleri Zeydî ve İmâmî kelâmına aktarılarak orada yaşamaya devam etti.
Künye
- Dönem
- 321 H. · 933 M.
- Aile
- Kelâmî akımlar
- Kol
- Mutezile · Bahşemiyye
- Kilit şahsiyet
- Ebû Hâşim el-Cübbâî (vefat 321 H.)
- Bölge
- Basra / Irak
- Durum
- tarihe karıştı