065 / 100317 H. · 930 M.Mekke / Hicaztarihe karıştı
Ayrılığın düğümü
Bahreyn’deki Karmatî yönetiminin başındaki Ebû Tâhir, hac mevsiminde Mekke’ye girdi. Baskında çok sayıda hacı öldürüldü ve Hacerülesved yerinden sökülerek Bahreyn’e taşındı; taş yaklaşık yirmi yıl sonra iade edildi. Olay, İslâm dünyasında derin bir infiale yol açtı ve bâtınî hareketlere karşı yaygın bir tepki doğurdu.
Temel iddiaları
- Hac ve türevleri, bâtınî anlamı yanında zâhiriyle bağlayıcı değildir.
- Mevcut düzenin kutsalları, yeni çağın gelişiyle geçerliliğini yitirir.
- Beklenen mehdînin zuhuru, eski hükümleri kaldırır.
Ehl-i sünnetin cevabı
Bu baskın, «bâtın esastır» iddiasının pratikte nereye vardığının en açık örneğidir: zâhir hükümler kaldırılınca haram olan kan da, dokunulmaz olan mekân da kalmaz. Harem bölgesinin dokunulmazlığı Kur’an’la sabittir. Klasik müellifler bu hareketi, bir görüş ayrılığı olarak değil ümmete karşı işlenmiş bir cinayet olarak kaydeder.
Akıbet
Hareket bu olaydan sonra meşruiyetini büyük ölçüde kaybetti ve beşinci yüzyılda tarihe karıştı.
Künye
- Dönem
- 317 H. · 930 M.
- Aile
- Bâtınîlik
- Kol
- Karâmita
- Kilit şahsiyet
- Ebû Tâhir el-Cennâbî (vefat 332 H.)
- Bölge
- Mekke / Hicaz
- Durum
- tarihe karıştı
Sözlükçe
- harem
- Mekke ve çevresinin dokunulmaz kılınmış bölgesi.
- bâtın
- Nassın görünen anlamının ardında bulunduğu ileri sürülen iç anlam.