068 / 100333 H. · 944 M.Semerkant / Mâverâünnehiryaşıyor
Ayrılığın düğümü
Semerkant’ta yetişen Mâtürîdî, Ebû Hanîfe’nin itikada dair risalelerinden gelen çizgiyi sistemli bir kelâma dönüştürdü ve dönemin Mutezilî, Deysânî ve Karmatî iddialarına ayrıntılı cevaplar yazdı. Eş‘arî ile aynı yıllarda, birbirinden habersiz biçimde benzer bir işi yaptı. İki ekol, ayrıntıda birkaç meselede ayrılsa da Ehl-i sünnetin ortak esaslarında birleşir.
Temel iddiaları
- Allah’ın ezelî sıfatları vardır ve tekvîn müstakil bir sıfattır.
- Akıl, Allah’ın varlığını bilmeye tek başına ulaşabilir; hükümleri ise şeriat belirler.
- Kulun cüz’î iradesi gerçektir; fiili Allah yaratır.
- İman tasdiktir; artıp eksilen amelin kemâlidir.
- Kur’an Allah’ın kelâmıdır, mahlûk değildir.
Ehl-i sünnetin cevabı
Bu halka, ayrılan kollara verilen üçüncü büyük cevaptır. Aklın imkânına Eş‘arî ekolünden biraz daha geniş yer açması, iki ekol arasındaki bilinen ayrılık noktalarından biridir; fakat bu bir sapma değil usul farkıdır. Ortak zemin nettir: sıfatlar sabittir, Kur’an mahlûk değildir, kul sorumludur.
Akıbet
Osmanlı’dan Hint alt kıtasına kadar geniş bir coğrafyada Hanefî çizginin itikad okulu olarak yaşadı ve bugün de okutulmaktadır.
Künye
- Dönem
- 333 H. · 944 M.
- Aile
- Kelâmî akımlar
- Kol
- Ana çizgi
- Kilit şahsiyet
- Ebû Mansûr el-Mâtürîdî (vefat 333 H.)
- Bölge
- Semerkant / Mâverâünnehir
- Durum
- yaşıyor
Sözlükçe
- tekvîn
- Yaratma sıfatı. Mâtürîdî ekolü bunu müstakil bir sıfat sayar, Eş‘arî ekolü saymaz.
- cüz’î irade
- Kulun kendi tercih gücü; fiilin yaratılışı Allah’a, tercihi kula aittir.
- tasdik
- Kalbin, haber verilenin doğruluğunu kabul etmesi; iman tanımının çekirdeği.