041 / 100yak. 155 H. · yak. 772 M.Kûfe / Iraktarihe karıştı
Ayrılığın düğümü
Kûfe’de bazı fakihler, imanı tasdik ve ikrar olarak tanımlayıp artıp eksilmediğini söyledi; fakat aynı fakihler amellerin farz olduğunu, terk edenin günahkâr sayılacağını ve büyük günahın azabı gerektirdiğini de savundu. Muhalifleri onları Mürcie adıyla andı. Bu adlandırma tartışması, bir görüşün adıyla mahkûm edilmesinin ne kadar yanıltıcı olabileceğini gösteren erken bir örnektir.
Temel iddiaları
- İman tasdik ve ikrardır; ameller ondan ayrı bir farz alanıdır.
- Ameli terk eden günahkârdır ve cezayı hak eder.
- Büyük günah, kişiyi dinden çıkarmaz.
Ehl-i sünnetin cevabı
Ehl-i sünnetin cumhuru imanı «kalple tasdik, dille ikrar, uzuvlarla amel» diye tarif eder ve artıp eksildiğini söyler. Fakihlerin tanımıyla aradaki fark, günahı hafife almak değil ıstılah düzeyindedir; bunu aşırı Mürcie ile aynı kefeye koymak insaflı bir hüküm olmaz. Ölçü nettir: ameli farz görmeyi bırakan sapar, tanımda ayrışan ise ictihad etmiştir.
Akıbet
Adlandırma tartışması sürdü; fakat Ehl-i sünnetin ana çizgisi imanın amelle birlikte artıp eksildiği görüşünde karar kıldı.
Künye
- Dönem
- yak. 155 H. (tahminî) · yak. 772 M.
- Aile
- Kelâmî akımlar
- Kol
- Mürcie
- Kilit şahsiyet
- Kûfe fıkıh çevresi
- Bölge
- Kûfe / Irak
- Durum
- tarihe karıştı
Sözlükçe
- ircâ
- Hükmü erteleme. Mürcie’ye adını veren tavırdır; ilk hâli siyasî sükût, sonrası itikadî bir görüştür.