040 / 100yak. 155 H. · yak. 772 M.Kûfe / Iraktarihe karıştı
Ayrılığın düğümü
Zeydiyye’nin bu kanadı, Ali’nin (r.a.) en faziletli olduğunu kabul etmekle birlikte kendisinden önceki halifelerin biatinin geçerli sayılması gerektiğini söyledi. Süleyman b. Cerîr ayrıca İmâmiyye’nin «bedâ» ve «takıyye» anlayışlarını açıkça eleştirdi ve bunların her tutmayan iddiayı kurtarmaya yarayan iki kapı olduğunu söyledi. Bu eleştiri, Şiî iç tartışmasının en dikkat çekici örneklerinden biridir.
Temel iddiaları
- İlk halifelerin imâmeti geçerlidir; ümmet fazileti tercih etmemekle içtihat hatası yapmıştır.
- İmam, seçim ve biatle belirlenir.
- «Bedâ» ve sınırsız takıyye, savunulabilir esaslar değildir.
Ehl-i sünnetin cevabı
Bu kanadın iki itirazı, Ehl-i sünnetin de itirazıdır: Allah’a sonradan bilgi edinme nispet etmek O’nun ilmini eksiltir; her tutmayan haberi takıyye ile açıklamak ise iddiayı denetlenemez kılar. İlk halifelerin biatini geçerli saymaları da onları sahâbe hakkında selefin tavrına yaklaştırır.
Akıbet
Zeydiyye içinde bir görüş olarak sürdü ve Yemen’deki mezhep geleneğinin ölçülü çizgisini besledi.
Künye
- Dönem
- yak. 155 H. (tahminî) · yak. 772 M.
- Aile
- Şia
- Kol
- Zeydiyye · Süleymâniyye
- Kilit şahsiyet
- Süleyman b. Cerîr er-Rakkī (vefat bilinmiyor)
- Bölge
- Kûfe / Irak
- Durum
- tarihe karıştı
Sözlükçe
- bedâ
- Allah’ın hükmünün sonradan değişmesi iddiası; Ehl-i sünnet, ilâhî ilme eksiklik nispet ettiği için reddeder.
- takıyye
- Zarar görme korkusuyla inancı gizleme. Kollar arasında caiz olup olmadığı tartışılmıştır.
- imâmet-i mefdûl
- Daha faziletlisi dururken daha az faziletli olanın imam olmasının geçerli sayılması; Zeydiyye’nin görüşüdür.