008 / 100yak. 70 H. · yak. 690 M.Basra / Iraktarihe karıştı
Ayrılığın düğümü
Ezârika’nın isti‘râz uygulaması Basra Hâricîleri arasında geniş bir tepki doğurdu. Bu tepkiden çıkan kol, büyük günah işleyeni dinden çıkmış saymakla birlikte onun kanını helâl görmedi ve muhaliflerin çocuklarına dokunulmasını reddetti. Kola adını veren kişinin kimliği kaynaklarda ihtilaflıdır; bir rivayette Ziyâd b. el-Asfar’a, bir başkasında Abdullah b. Saffâr’a nispet edilir.
Temel iddiaları
- Muhalif Müslümanın kanı ve malı helâl değildir; ondan yalnız uzak durulur.
- Had cezası gerektiren günah işleyen o günahın adıyla anılır, topluca tekfîr edilmez.
- Kendi saflarına hicret etmeyen kimse kâfir sayılmaz.
- Zulme karşı ayaklanma meşrudur, fakat gizli baskın ve yol kesme değildir.
Ehl-i sünnetin cevabı
Kan dökmekten geri durmaları hakkı teslim edilecek bir tutumdur. Ne var ki büyük günahı işleyeni imandan tamamen çıkarmak, Kur’an’ın günahkâr müminden hâlâ «mümin kardeşiniz» diye söz etmesiyle uyuşmaz. Ehl-i sünnet, büyük günah sahibinin imanının eksildiğini fakat İslâm dairesinde kaldığını, işini Allah’a bıraktığını söyler.
Akıbet
Sufriyye Irak’ta erken söndü; asıl etkisini ikinci yüzyılda Kuzey Afrika’ya taşınarak Berberî kabileler arasında gösterdi.
Künye
- Dönem
- yak. 70 H. (tahminî) · yak. 690 M.
- Aile
- Hariciler
- Kol
- Hariciler
- Kilit şahsiyet
- Ziyâd b. el-Asfar (vefat bilinmiyor)
- Bölge
- Basra / Irak
- Durum
- tarihe karıştı
Sözlükçe
- isti‘râz
- Karşılaşılan kimsenin görüşünü sorup buna göre öldürme uygulaması; Ezârika’ya nispet edilir.
- berâet
- Bir kimseden veya görüşten uzak durma, ilişkiyi kesme. Karşıtı velâyet, yani dostluk kurmadır.
- büyük günah
- Hakkında had veya ağır tehdit bulunan günah. Sahibinin hükmü, erken dönemin ana tartışmasıdır.