001 / 10036 H. · 656 M.Kûfe / Irakyaşıyor
Ayrılığın düğümü
Hz. Osman’ın (r.a.) şehâdetinden sonra çıkan iç savaşta «şîatü Alî» ifadesi, Ali’nin (r.a.) siyasî tarafını anlatan bir tabirdi ve o gün itikadî bir mezhep adı değildi. Ayrışma, taraftarlığın hilâfetin nasla belirlendiği iddiasına dönüşmesiyle başladı. Bu dönüşüm bir günde olmadı; ilk yüzyıl boyunca Kûfe merkezli çevrelerde adım adım yerleşti.
Temel iddiaları
- Hilâfet, Peygamber’in ﷺ tayiniyle Ali’ye (r.a.) ve neslinden gelenlere aittir.
- İmam, ümmetin seçimiyle değil nass ve vasiyetle belirlenir.
- Ehl-i beyt sevgisi, dinin aslî bir gereğidir.
Ehl-i sünnetin cevabı
Ehl-i beyti sevmek Ehl-i sünnetin de esasıdır; Peygamber ﷺ onlar hakkında ümmete emanet bırakmıştır. Ayrılık sevgide değil, hilâfetin nasla belirlendiği iddiasındadır: sahâbe Sakîfe’de istişareyle karar vermiş, Ali (r.a.) kendisinden önceki üç halifeye biat etmiş ve onlarla birlikte çalışmıştır. Bu tarihî gerçek, nas iddiasının en ağır cevabıdır.
Akıbet
Bu çekirdekten çıkan çizgi, ilerleyen asırlarda Zeydiyye, İmâmiyye ve İsmâiliyye gibi birbirinden ayrı büyük kollara bölünerek bugüne ulaştı.
Künye
- Dönem
- 36 H. · 656 M.
- Aile
- Şia
- Kol
- Şîa
- Kilit şahsiyet
- Ali b. Ebî Tâlib (r.a.) taraftarları (vefat 40 H.)
- Bölge
- Kûfe / Irak
- Durum
- yaşıyor
Sözlükçe
- vesâyet
- İmâmetin vasiyet yoluyla belirlendiği iddiası.
- ehl-i beyt
- Peygamber’in ﷺ ailesi. Sevgileri Ehl-i sünnetin de esasıdır; ayrılık, kendilerine nispet edilen mertebededir.